1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Düş'e Kalan..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 12 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    söz uçtu,
    yazı düş’e kaldı…
    düş ben oldum,
    sen düşe kaldın…

    boşaltalım bu şehri bir leyl vakti düş’e kalalım…


    sokaklar hain bir pusunun gece nöbetçisi,
    kıvrıldıkça fahişe yatakların kokusu kıvrım kıvrım…
    ne geldiğimi görür gözleriniz, ne de gözlerim bakar gözlerinize…
    vazgeçin; altı üstü yok bir adamım sizler için…
    artık bir silüet olabilirsiniz gölgesiz,
    yalnızlıklar benim olsun, siz-siz ve kim-se-siz…
    gece yıldızlarını döküyor avuçlarıma,
    saçlarıma ve sakallarıma da düştüğü vakidir yıllar önce…
    âh, nice yıldızlar kayar gökler duaya yırtılırken…
    kendini silüetvari kalabalıklara teslim etmiş sarhoş ağızların esiri sokakları adımlarken,
    bir adını sayıklıyorum, bir de adına sen karışmış yalnızlığımı…
    âh sen-li yalnızlığım…

    gece hain pusuda; sokaklar böylesi kıvrım kıvrım…
    ne geldiğimi görüyor insan-cık, ne de ben görüyorum.
    silüet!
    gölge
    ne kadar yok!
    ah, yalnız(-lık)…

    kanıyor bu şehir, fî tarihte saplanırken hançer yüreğine,
    öldüğünün değil, dirildiğinin resmiydi belki de…
    diyorum ki bu şehir, kan kaybından ölmekte…
    yaraları böylesine sarılmaya muhtaç, bir el uzatsan öylesine koşmaya muktedir…
    bu şehir ne kadar asi ise, bir o kadar asitanedir…
    gözümün önünden kayıp giderken hüzün gözlerin,
    gözüme âsitane bakmayan göz de senin…
    sokak sokak kaldırımlarını üzerime odaklamış,
    bir tek sözümü beklerken, nedendir ki sen, sözlerimi duymayan el gibisin..
    ah, yabancısı mıyız bu hayatın, söyle!
    hicret ne kadar mümkündür diyar ellere? hicr et!, duy, ah sar…

    kanayan bir yanı var bu şehrin / ya da,
    kanatan yanları(-mısın), ah asitane:
    gözüme bakmayan göz,
    sözümü duymayan, el gibisin
    yabancı!
    hicret!
    duy!
    ah, sarsan…

    yaralıdır bu şehir, ben sanıyorum geceyi karanlıklarını üzerime bıraktığı her an, be an!…
    tîn’e andolsun ki, gece(-n) benim ve uykularını kaçıran düş bozumu, ben’im…
    bırak bir düşün daha bozulsun, artık rüyalarına teslim ederken uykularını,
    pencereni aç, gökyüzüne bak:
    gece benim, yıldız ben…
    şimdi sen, kaderin üstüne düşen beyaz bir leke gibisin,
    ah ne kadar gerçeksin ve eğer gelmezsen ne kadar yalan!…
    düş, üstüne yazılmış…
    yazı, düş’e yazılmış…
    yazı, su üstüne yazılmış…
    diyar(-ın)a akarken, usul usul:
    sen bütün düşlerinden sıyrıl, bir kucak düş-e kal(-san) ah…

    düş’e kaldı düşlerim,
    karanlık üzerimde kara bir ağıt!
    tîne yemin etmek, ne kolay ah!
    uykularını kaçıran düş benim…

    bir düş daha bozuldu usul usul.
    karanlıklar ardından sıyrılıp geldi ruh.
    ezel benim, ebed benim,
    yıldız ben!…
    sen, düş üstüme
    yazı, su üstüne
    şiir, kal üstüne…

    ne kadar da düş’e kaldık; öyle ya,
    ne kadar gerçeksek, o kadar düş’e kaldık…
    bir yemin de benden olsun leyl aşkına;
    âsitane hüzün gözlerinin adı,
    düşe yazılsın…



    ALINTI..
    Mustafa Nazif​
     

Sayfayı Paylaş