1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Düşümde kal, çıkma, bileyim ellerimi sıkı sıkı tuttuğunu..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 25 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    geceydi, karanlıktı, tenimde sen fısıltıları
    ay oldum, gölgemi verdim sularına
    ayıldım mercan geceyi vurunca
    kasıklarda atıyor şah damar sanrılar renginde
    ateşi, ses ile heceledim, ten med cezirde
    ellerim duvarda tırnaklarım kireç badana
    sesinin gölgesinde ellerin ben kokuyor

    baharat ben, mercan ben, arzu ben…

    …/ düşümde kal, çıkma, bileyim ellerimi sıkı sıkı tuttuğunu


    gönül sabreyle, geçmişin sokaklarında hatıralar saklı sevinçler
    dinlemeli koca çınar ne gölgesinde üzünçler ne de hüzünler
    cilveli bahar şarkısını fısıldıyor geceye dolan leylak kokularında
    büyülü kapının tokmak tıkırtısıyla işleniyor yüreğe nakışlar
    sözcükler kıpırdanıyor o meşru melteminde girizgâhın
    yakalanmasaydı anlar akreple yelkovan avında
    ah, böyle sevildiğimi bilir miydim yazılmasaydı şiirler

    erguvan ben, leylak ben, morun işvesi ben…

    …/ bak seni işliyorum işte kendime, çıkarıp çıkarıp şiirlerden


    ayazlardan kopuyor çığlığım çatıdaki sarkıtlar ile
    yüreğimin yıkık duvarlarına vuruyor yağmurun sesi
    tumturaklı rüzgarlarda başköşemde bir serçenin kanat çırpıntısı
    özlemin uğrağına nefesin düşüyor yar, yaram sızlıyor
    kal içimde, kaldıkça şarkılarımdan bir yudum da sen al
    her şafakta, alevli bir meşaleyle tıklat kapımın aşk mandalını
    duru gülüşlerinle sun bana soğuktan üşümüş ellerini
    öykülere kahraman epik söylemlerle kanat benliğimi
    saklan göğsüme, serpilen yağmur damlalarıyla ıslat bedenimi
    bir çiyin tanesi gibi yürü içime, deniz bakışlarınla yık derbendimi

    iris ben, şiir ben, aşk ben…

    …/ geldin ya kulaç kulaç denizlerden, ben o gün ağladım…


    bir sürgün türküsü gibi güze dökülüşüm
    bir yanı gülen bir yanı ağlayan resmimdir aslolan
    iniltili iç çekişler, ürpertili dokunuşlar ipeğe dokunan
    sözün ham olsun isterse, dudakların dudaklarımda bal
    unutma baharlarını, sonbahar gölgeleriyle şiirlerime dal
    işle beni tahta tabaklara, özledikçe kaşık kaşık gönlümü al
    fısıltılarını damlat ruhuma, geçsin bedenimden esrik bir hal
    bütün tutkularım seninle yaşanası, tanıklığım sevdanadır yar
    bırak, aynalara düşsün izdüşümün, tenimin kıyılarında dolaşsın bir sal
    her gece düşlerimde yuvarlan, istersen sonsuza kadar çırılçıplak kal
    zapt etme tutkularımı, ya özlemim gibi ol, ya da beni benden al

    şehr-i düş ben, ateş ben, şeyda ben…

    .../ görmeyecekler bizi, şehrin sokaklarında çırılçıplak yürürken...




    alıntı..

     

Sayfayı Paylaş