Düşünmek, halin mecrasında nefeslenmektir!

MustafaCİLASUN

Özel Üye
Özel üye
Katılım
20 Tem 2011
Mesajlar
2,164
Beğeniler
729
Şehir
Kayseri
#1













Ne vakit
sığlığımla yetinsem
Kalbimin hicran kalesini
gizleyip, tefekküre yönelsem


Kırılan
ümitlerimi yadedip,
serencamıyla ibretine kal etmeyi dilesem


Yalnızlık
rıhtımında gönül kitabımın
sayfalarını yazmayı hakkıyla becerebilsem


Hoş bir
seda ne manidar olurdu
Göçüğ gitmeler bir nebze
olsun anlam bularak durulurdu


Yüreğimin
fırtınası dinmese bile,
ruhum için kakikaten sürurla buluşurdu


Lahzayı
haşyetiyle titreten
ne varsa mütebessim bir
eda ile sinemde ki gülü yoklardı


Hasreti
dinmez kalbimin bilirim


Firkati
ne müşfik bir haz
ne deyim, sanki mecnun ve viraneyim


Gün yok ki
sukut etmeyi düşünmeyeyim,
lakin ecelin insicamıyla hali hasredeyim


Yanmanın
hiddetini ve sessizlik
içinde ki cehtini gayretim
nispetinde serdetip, serinleyeyim


Nefes
vardır, şevkle yol alır
Hicran her ne kadar
müptala olsada gönlü açılır, aşkla ıslanır


Gözyaşları
o zaman asuman olur,
süreyya yıldızı her vakit yanında aranır


Ruhuna
hüzün zerkeden ne varsa , halini
terkedip, ahdini ve vaktini hatırlatır, yaşatır


Üzülme
çekip giden ümide
Hazan halin ve izanın şuur
vaadeden ülfetinde evet,sessizce


Bir köşede
ve yüreğinin derinliklerinde
ne var, arzet ve el aç makam-ı Celale


O hep yanındadır,
en yakınındadır, lakin efendimizin
yüzüsuyu hürmetine ve sevgisiyle


Hiç usanma,
aman deyip çayma
Bir vakit kapın çalınırsa
hayreti yaşama, halislik nazarıyla


Nezaket ve edep
adabın ve muaşeretin mealidir,
ilim olmadan süret misalidir, farkıyla


Oku emri
inzal olurken, muhatap
bizat ümmiyken maksadı
meramı şehredip tefekkür eyle




Mustafa CİLASUN
 
Düzenleyen yönetici:

Benzer konular

Top