1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Düşünmek, insan olmanın erdemiyle nefeslenmek demektir…

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 4 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    [​IMG]






    Mehmet
    Çok şımartılmıştı. Evlerinin tek oğlu
    Babasının avcılık lakabı bulunan Mehmet’e
    Kimseler söz edemezlerdi. Ne kadar çok şımarsa da!

    Çok haksızlık yapsa da,

    Onun her hareketi birilerince masum karşılanırdı.
    Çünkü avcı olan Ahmet amcadan çok korkarlardı.
    Lakin Ahmet amca bunlardan habersiz olan,
    Kendiişleriyle ilgili çalışmaları bulunan çok sakin bir insandı.

    Bizler uzaktan da olsa

    Bir kötülüğüne şahit olamadığımızdan
    Azda olsa onu severdik. Oğlu Mehmet’i hiç
    Sevmediğimiz halde, onu şımarttığını bildiğimiz
    Nedenle diyemem, çünkü onu hiç yüz göz olurken görmemiştik.

    Bir gün yine uçurtmalarımızı

    Uçururken şımarık Mehmet bir diğer arkadaşın
    İpini kopartmak için, uçurtmasını kaçırtmak için saldırmıştı.


    Mağdur olan arkadaşımız Sait
    Ne kadar sabrederek dirense de, Bizler bir gayret göster sekte
    Tüm çabalarımız nafileydi. Mehmet’i bir kere hırs basmıştı.

    Çok rahat dövebilece
    ğimiz

    Bir arkadaştı lakin onun babası acı olan bir adandı!
    Ara da olsa omzunda tüfekle gezdi
    ği görülürdü. Farklı kıyafetler eşliğ
    inde.

    Mehmet mücadelesine devam ederken

    Mağdur olan arkadaş Sait’in babası işten geliyormuş
    Duyduğu sesler onun dikkatini çekince
    Koşarak geldi ve sevimsiz mücadeleyi gördü.

    Ayırmak için yüksek sesle müdahale etse de

    Mehmet artık dut durak bilmiyordu. Hakaretler yapmaya başladı,
    Salim amca fazla dayanamadı ve Mehmet’e bir fiske vurdu.

    Mehmet a
    ğlayarak

    Koşar adımlarla babasını çağırmaya gittiğini haykırıyordu.
    Bir müddet sonra Mehmet anne ve babasına her ne anlatmı
    ş
    sa bir fırtına koptu.

    Mehmet’in babası

    Tüfeği elinde soluk soluğa koşarak geldi.
    Salim amcanın oğlu Sait’in uçurtmasını hedef alarak tüfeği ateşlemişti.
    Bizlerde korku ile havada ki uçurtmaya bakıyorduk.

    Uçurtma

    Tam ortasından delinmişti
    Ve çok fazla direnmeden elektrik direğine dolandı
    Ve arada çaresiz bir şekilde kalmıştı.

    Tüfe
    ğin

    Saçmalarından nasibini alan üç tane kuşta
    Cansız bedenleriyle yere öylece düşşlerdi.

    Hırsın, mantıksızlı
    ğın,

    Ahmaklığın bir yaşı olmadığını o kadar bariz
    Bir şekilde görmüştük ki şaşkınlığımız ayyuka çıkmıştı.

    Ku
    şlar o kadar

    Güzel uçuyorlardı ki
    Hürriyetin yekparesinde bir nefes sıhhat gibi


    Oldukça canlı
    Ve diri bir keyfiyette, hilkatleri mucibince, rızıklarının taksimince!
    Semanın ha
    şmeti, maviliğin enginliği, bulutların serpiliş
    i bir nizamın ölçüsüydü.

    Ne kalmı
    ş

    Bunlarda artan geriye sadece terbiye edilmeyen,
    Tefekkürle şekillenmeyen, ahirle özleşmeyen,
    Mizanla bütünleşmeyen fiiliyatlar.

    Gözya
    şından

    Başka bir şey kalmamıştı. Üzülenler çok fazlaydı.
    Hafızalarına kayıt düşenler en bahtsız olan zavallı masum çocuklardı.
    şünmek onu tercih etmek, insan olmanın erdemiyle nefeslenmek demektir.



    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş