1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dut Ağacı ve Yaprakları (Tispe ve Piremus)

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 30 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    [​IMG]

    Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adı Tispe delikanlınınsa Piremus. Komşu olduklarından birlikte büyüdüler.

    Çocukça başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü. Aileleri hiç istemezdi görüşmelerini. Birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü nedense?

    Oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine. İkisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı. İki evin arasındaki gizli çatlak. Bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur, birbirlerine seslerini duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi. Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. Tispe, ağaca Piremus'dan önce varmıştı. Gittiğinde, avını yeni yemiş, ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. Boynundaki eşarp, farkında olmadan düşüverdi. O sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. Kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi Tispe'nin eşarbını parçalıyordu. O an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın Tispe'yi öldürerek yediğiydi. Tispe'siz yaşayamazdı. Aklından geçen, sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar içindeki cansız bedeni yere düştü. Tispe'yse korkusunu bir kenara atıp, bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. Piremus'un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispe'nin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.

    Tispe sevgidi gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı herşeyi. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile ayırmamalıydı. Az sonra sevgili Piremus'un bedeninin üstüne yığıldı.

    O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin
    üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. Piremus'un kanını bu ağacın meyvalarına, Tispe'nin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. O günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları temizler..

    Bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın
    yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz
     

Sayfayı Paylaş