1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

E Harfi - Özellikleri

Konusu 'Türkçe & Dilbilgisi & İmla Kuralları' forumundadır ve seherruhi tarafından 24 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. seherruhi

    seherruhi Üyecik

    Katılım:
    24 Mart 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    E Harfi - Özellikleri

    [​IMG]E, e, Türk alfabesinin 6. harfi, ince, geniş ve düz bir ünlüdür (sesli harf, vokal). Dil ve damağın ortası kullanılarak söylenir. Sami yazılarında ve eski Mısır alfabesinde bu ses için özel bir harf yoktur. Sümer, Akkat, eski Girit, Ugarit ve Kıbrıs alfabelerinde E sesini karşılayan harfler vardır. Süryani ve İbrani alfabelerinde ise sesteşlerin altına nokta konulması yoluyla E sesi belirlenir. E harfi, Avrupa’da ilk kez Yunancada görülmüş, biçimlenmiş ve bu yazı sisteminin Batı Yunanca dalından eski İtalyan lehçeleriyle Latinceye geçmiştir. Latin alfabesinde “E” ve “e” milattan sonraki yıllarda günümüzdeki biçimini almaya başlamıştır.

    Orhun yazıtlarında a ve e sesleri için aynı işaret kullanılırken kapalı e sesi ve i harfleriyle gösterilmiştir. Talaş ve Yenisey alfabelerinde Orhun yazıtlarındaki yöntem izlenerek a ve e sesleri aynı işaretle belirlenmiştir. Uygur alfabesinde bu iki harf için ayrı ayrı işaretler vardır, ancak sözcük başlarında E sesi kalınca bir tek çizgiyle belirtilerek verilmiştir. Türk Brahmi alfabesinde kapalı ve açık e’lerin biçimleri birbirlerinden değişiktir. Hassepa alfabesindeki uzun e ve Soğd alfabesinde-ki E farklı bir biçimde gösterilmiştir. Arapça kökenli Osmanlı alfabesinde, harfin sözcüğün başında, ortasında sonunda oluşuna göre elif ve he harfleriyle hamze işareti kullanılmış, harekeli metinlerde E, hareke “üstün” işaretiyle gösterilmiştir. Kullandığımız Türk alfabesindeyse bir tek (E,e) sesi vardır.

    E sesi sözcüklerin ön, iç ve on seslerinde yer alabilen ana seslerden biridir. (eşik, erik, eleştiri, yemek, sepet, seçkin; deve, seslenme, üreme gibi). Yabancı dillerden alınmış birçok sözcükte durum aynıdır (epilog, peyderpey, kafile gibi).

    Yenisey mezar taşlarında e’nin dışında kapalı E sesinin ayrı bir harfle belirtildiği, Türk Brahmi yazısında ise normal uzun ve kapalı olmak üzere üç ayrı E sesinin bulunduğu saptanmıştır. Türk lehçelerinin hemen hepsinde ana sesi olarak kalmış ya da kapalı e ve i seslerine dönüşmüştür: Yakutçada eki (iki)=(ikki); Çağataycada beg (bey) = biy; Kırgızcada bedük (büyük)=büyük vb. Türkmencede kapalı e sesi çoğu kez uzun i sesiyle karşılanır: hice (hece). Azerice de e sesi açık ve kapalı olarak da kullanılır. Ahsen=ehsen, fa-kat=feget. Çavuşçada normal e ile kapalı e genişleyerek a (keç=geç=kas; er=ar), i ve ü sesleriyle kapalı e’ye dönüşür, (yeget=yiğit). Türkiye Türkçesinde açık e kapalı e’ler aynı biçimde yazılır. Ancak, kimi durumlarda e, y sesinin etkisiyle i ya da ü’ye dönüşür. (gözleyor=gözlüyor; söyleyor-söylüyor; bilmeyor=bilmiyor). E sesi, koşul niteliğinde “öyleyse”, “mademki öyle”, “öyle olunca” sözleri gibi koşul niteliğinde olan bir cümle yerini tutar. (E, kalsm. E, şimdi ne olacak? vb). Başına getirildiği cümledeki kavramlara göre türlü tonlar alarak kimi duyguları anlatmış olur (E, artık buna da diyecek yok.). Soru vurgusuyla şaşma ve merak duygularını anlatır (E, yok yahu?). Sonuna mi takısı alarak “Olur mu?” anlamında da kullanılır. (E, mi?)
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016

Sayfayı Paylaş