Eğin Mutfağı

ZeyNoO

٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠
V.I.P
Katılım
5 Ags 2008
Mesajlar
61,909
Beğeniler
6,256
Takım
GALATASARAY
#1
Eğin Mutfağı

Her ne kadar Prenses Eğine’nin, buraya “cennet gibi güzel bir bahçe” diyerek adını verdiği söylense de “eğin”, etimolojik olarak eğmek fiilinden gelen ve gövdenin biraz eğik olan yanı, sırt, arka, omuzlarla belkemiğinin bitimi arasında kalan eğimsi bölge anlamında bir sözcüktür. Yavuz Sultan Selim, Kafkasya’dan gelip buraya yerleşen halka geçimlerini sağlamaları için et kethüdalığını vermiş, onlarsa biraz daha fazlasını yaparak ilçeyi bugün dahi en iyi kasapların yetiştiği yer olarak bilinir kılmışlardır.
Eğin’in coğrafyası da adını desteklemekte; engebeli, yokuş, sırtı dağ, önü nehir. Dolayısıyla düzlük araziler gibi tarıma çok da elverişli olmayan Eğin’de, yeni adıyla Kemaliye’de, sebzeler ve hatta et kurutulup kışlık olarak saklanıyor, zamanı geldiğinde bunlardan yüksek enerji veren yemekler hazırlanıyor. Sebzeler arasında fasulye neredeyse başı çekerken ceviz ve yörede 18 çeşidi bulunan dut ile yapılan tatlı ve çerezler yörede soğuk kışın daha kolay geçmesine yardımcı oluyor. Örneğin adını dövme sesinden alan “lök” bunlardan biri. Ceviz içi ve beyaz dut kurusu dibekte tokmakla dövülüp de yumuşak kıvamlı bir hamur haline gelmeye başlayınca bir de ses çıkarıyor. Dikkatli dinlendiğinde l-ö-k harflerinin sesini veren bu işlemin adı tatlıya da verilmiş. Ama dövme işlemini en az bin kez yinelemek gerekiyor ki ceviz, yağını bıraksın, o sesi versin ve enerji tatlısı hazır hale gelsin.
Yemeğe tatlandırıcı olarak atılmasından başka çoğu kez “zetrin” denilen kurutulmuş ot karışımı olan (oranları önemli) baharatta kullanılan 80’den fazla yeşil bitkinin Kemaliye’de doğal olarak yetiştiğinden; sazangillerden, barbus cinsi ve bıyıklı bir balık olan ve yörede turna balığı adıyla bilinen nehir balığının Kemaliye’de çokça tüketilen bir besin olduğundan ayrıca söz etmek gerek.
 
Top