1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Eğitim Alanında Tanzimat

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 6 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Eğitim Alanında Tanzimat

    Abdülmecit, ilim ve sanat öğretimini sağlayan okulların kurulmasını istiyordu. Padişahın emirlerini yerine getirmek, eğitim ve öğretim programını düzenlemek için özel bir komisyon kuruldu. Komisyonun, milli eğitime verilmesi gereken karakter hakkındaki çalışmaları bir kanuna bağlandı. Bu konuda medresenin dışında devletin kontrolü altında bir darülfünun kurulmasını, ortaokulların açılması, bu okullarla ilkokulların ulema elinden alınarak devlete verilmesi kararlaştırıldı. Kanunun yayınlanmasından sonra çıkarılan bir hat ile milli eğitim işlerinin yürütülmesi ve kontrolü takip etmek maksadıyla bir de "Meclis-i Daimi-i Maarif-i Umumiye" kuruldu. Bu meclis ilk, orta ve yüksek öğretim kurullarını medresenin nüfusundan kurtararak devlet otoritesi altına almaya çalıştı.

    Encümen-i Daniş ile eğitim ve kültür işlerine hız verildi. Görünüşte Darülfünun'da okutulacak dersler için lazım olan ders kitaplarının hazırlanması için kurulan Encümen-i Daniş'in asıl amacı Avru-pa'daki ilim ve fikir hayatıyla temas sağlamaktır. Yabancı dil bilen gençler yetiştirmek için kalemler kurulur. Bunların başında Tercüme Odası, Mabeyn Kalemi, Tophane Kalemi ve Gümrük Kalemi gelir.

    Medreseler Tanzimat'tan önceki yapısını korumuştur. Medreseler ile Batı tarzında açılan okullar yan yana yaşamaya devam etmiştir. Bu okullarda yetişen nesiller sürekli çatışmaya düşmüşlerdir. Milli eğitimdeki bu ikilik Cumhuriyet dönemine kadar sürmüştür.
     

Sayfayı Paylaş