1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Eğitimde Ataleti Kırmak Elimizde

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 15 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    En genel anlamda atalet eylemsizlik halidir Cansız cisimlerin bir etki olmaksızın mahkum oldukları durum atalet oluşturur İrade taşımayan, hareketi tercih edebilme yeteneğinden yoksun olan mevcudatın ataletini kırması dışarıdan gelecek etkiye bağlıdır

    İnsanların ise, dışarıdan bir etki olmaksızın kendi bilinçli tercihiyle hareket edebilen kompleks bir yapısı vardır Aslında tüm mevcudat atom düzeyinde şevk ve cezbe halinde olsa bile, zahirde bizler bu hareketleri algılayabilecek duyulara sahip değiliz

    Bir şeyi nasıl yapacağını bilen, yaparsa ne kazanacağını, yapmazsa neler kaybedeceğinin de farkında olan; o işi yapması için gerekli yöntem, teknik ve beceriye sahip olan ve yapma isteği de taşıyan bir insanı durduran nedir? Bunun tek kelimelik bir ifadesi vardır: O da ‘atalet’ Atalet hastalığı toplumumuzda çok yaygın hale gelmiştir

    Millet olarak ruhumuza negatif transferler yapa yapa, gittikçe ferdî sorumluluk alanlarımızı terk eder oldukKüçük dairedeki büyük vazifelerin ihmalini ülke olarak acı faturalar şeklinde ödemeye devam ediyoruzİhmâl ettiğimiz ya da önemsemediğimiz her şey sonuçta acı çekmemizi sağlıyor

    Acı-haz sıralamasını karıştırmamız dolayısıyla ya da işimize öyle geldiği için yapmamız gerekenleri değil de çoğu zaman yapmak istediklerimizi yapıyoruz Ertelenen her işimiz, üzerine gidip çözümlemediğimiz her sorunumuz içinden çıkılmaz hale gelip ataletimizi daha da arttırıyor Sonra da ‘biz adam olmayız’ deyip işin içinden çıkıyoruz

    Doğacak her çocuk atalarından devraldığı problemle boğuşup dururken geleceğe yapılacak yatırımları da başkaları yapıyor Bunun en basit örneği özellikle Rize çevresinde miras bölüşümünde yaşanmaktadırDedeler babalarından kalan malı bölüşmeden bu dünyadan göçüp gidiyorlar Geriye kalanlar da atalarından gelen bu geleneği sürdürünce torunlar, halalar, amcalar, çocuklar derken iş iyice çıkmaza giriyorMülkiyetler ve insanlar atıl durumda yıllarca bekliyorlar

    Ataletin pek çok nedenleri olabilir Bazıları mükemmeliyetçidir, kendini hiçbir zaman yeterli hissedemediği için bir türlü harekete geçemezler Bazıları yetersizlik hisseder, daha hazır değilim diyerek ömrünü tüketirZaten ölüm de bizi hazırlıksız yakalamayacak mı? Bir başka atalet nedeni de belirsizlik ve kararsızlıktır Bir öğretmen için düşündüğümüzde ders plânının işleniş basamaklarını, dersin amaç ve davranışlarıyla uyumlu ve gerçekçi bir şekilde hazırlamışsa, ertesi gün işleyeceği derste öğrencileri ve kendisi için ataleti kırmış demektir

    Hedefsiz girdiği dersten ise istediği neticeyi almayacaktır Öğrenciler yapmaları gerekeni değil de, yapmak istediklerini yapacaklardır ‘Şeytanın yarını’ hiçbir zaman bitmeyeceği için mevcut rahatımızdan fedakârlık yapamazsak, gelecekte daha büyük sıkıntıların altında ezilmeyi göze almamız gerekecektir

    Yanılgılarımızdan bir tanesi de çalışmamız gereken hedefimiz için iç âlemimizden ‘özel istek’ beklememizdir Bunu bekleyenler -samimi söylüyorum- boşuna bekliyorlar Çünkü insan fıtratı gereği hazır lezzete taliptir Bize verilen iradeyi zorlayıp biraz acı çekmeyi göze alamazsak, sonuçta daha büyük ızdırablara gark olacağız

    Bulunduğu pozisyondaki rollerini aksatan insan hayal kurar: “Bir müdür olsam, gör bak bu okulu nasıl idare ederim” Müdür der: “Milli eğitim müdürü olsam neler yaparım” Milli eğitim müdürü de bakan olsa neler yapacağını sıralar durur Biz kendi sorumluluk alanımızdaki görevimizi eksiksiz yapsak işlerin iyiye gitmesi adına katkıda bulunmuş oluruz Topu başkasına atmanın adı da atalettir

    Öğrenciler okulu ve dersleri sıkıcı bulduklarından dolayı, öğretmenler maaşların ve imkânların yetersizliğinden dolayı, veliler çocuklarını para getiren bir meslek sahibi yapamadıklarından dolayı, iş verenler mezunları çağın gerekleriyle donatmadıklarından dolayı eğitim sisteminden şikayetçidirler Ancak ne hikmetse kimse ciddi olarak sitemi değiştirme girişiminde bulunmamaktadır Bir öncekinin biraz daha gelişmişini sunmaktan ya da biraz daha karmaşık yapmaktan öteye, nedense bir çözüm bulan yoktur Bu da yöneticilerimizin ataletidir

    Ümitsizliğe kapılmak da bir atalet habercisi olacağı için ve bizim dışımızdaki hadiseleri ve insanları değiştirme fırsatına da sahip olamayacağımıza göre, iç disiplinimizi kuvvetlendirip kendimizi iyileştirmenin çarelerine bakmalıyız Unutmayalım, biz iyi olursak herkes iyi olur *




    * Geniş bilgi için Mümin Sekman’ın “Kişisel Ataleti Yenmek” adlı kitabı okunabilir(Alfa Yay)
    Zeki KARATAŞ
     

Sayfayı Paylaş