1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Eğitimin tarihsel değişimi

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 12 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Eğitimin tarihsel değişimi



    Eflatun'un kurduğu "Akademia" (Akademi) bilinen ilk uzman yetiştirme kurumudur. Günümüzde Akademia yeryüzündeki ilk üniversite olarak kabul görür. Eflatun'un öğrencisi, ve uzmanlık eğitimi öncesindeki baz eğitimin yetersiz olduğunu öngören Aristoteles ise bir dönem sonra Eflatun ile yollarını ayırarak "Lyceum" (Lise) 'yi kurar. Lise eğitimin o dönemdeki başlıca amacı, o dönemde öğrenilmiş olması varsayılmasına rağmen baz eğitimi tekrar sunmak ve hatırlatmak ; uzmanlık öncesinde genel kültür dersleri vermektir. Bu vesile ile, Aristo Politika da başta olmak üzere birçok konuda konuya düz mantık ile bakarak açıklamış, ve halen uzmanlık adayları için müthiş bir eğitim kaynağı olmuştur.

    Geleneksel eğitim sırasıyla ;
    * Anaokulu
    * İlkokul
    * Ortaokul
    * Lise
    * Üniversite​




    [​IMG]
    * Anaokulu

    Anaokulu, okulöncesi yaştaki çocuklara oyun ve eğitimin iç içe verildiği kuruluştur. Yaygın olarak bu okullara 3-6 yaş arasındaki çocuklar alınır. Anaokulları çocukların bedensel, duygusal ve toplumsal gelişimlerinde, bilgi ve becerilerini geliştirmede önemli rol oynar. Çocuğun güven duygusunu pekiştirerek, kişiliğinin oluşumuna katkıda bulunur.

    Anaokulu programı
    Anaokullarında günde en az 2,5 saatlik bir program uygulanır. Okulların çoğunun programında, öğle yemeği ve öğle uykusu da yer alır. Eğitim programları çocukların gelişme düzeyine uygun bir biçimde belirlenir. Bir öğretmen en çok 25 çocuktan oluşan bir grupla ilgilenir.

    Anaokulunda belirli bir program çerçevesinde müzik dinlemek, şarkı ya da oyun öğrenmek, açık hava gezintileri yapmak gibi etkinlikler yürütülür. Kum havuzu oyunları, kaydırak, tırmanma, bilmece oyunları ve resimli kitaplara bakma türünden etkinliklerde ise daha esnek bir yol izlenir. Anaokullarında çocukların zekâ ve yaratıcılığını geliştiren çeşitli oyun gereçleri kullanılır. Bu gereçlerin belli başlıları değişik biçimli tahta parçaları, çeşitli boyalar, kâğıt, kil, renkli macun, kum, su, bebek evi, yapboz kutuları, sayıları öğrenmek için boncuklar, çubuklar ve değişik kılıklara bürünmek için giysilerdir.

    Okulöncesi eğitimin tarihi
    Küçük çocuklar için okullar ilk kez 18. yüzyılda Fransa’da, 19. yüzyılın başlarında da İngiltere ve İtalya'da açıldı. Ancak bu okullar, okul çağındaki çocukların eğitildiği öbür okullardan pek farklı değildi. Bu okullarda dinsel eğitime, alfabenin ve gündelik ev işlerinin öğretilmesine ağırlık veriliyor, oyuna çok az zaman ayrılıyordu.

    İngiltere'de küçük çocuklar için okullar açma düşüncesini ilk kez, bir sosyal reformcu olan Robert Owen hayata geçirdi. 1816'da İskoçya'nın New Lanark kentinde açtığı okulda, çocuklara ilginç etkinliklerde bulunabilecekleri, sağlıklı bir ortam sağlamayı amaçlamıştı. İsviçreli eğitimci Friedrich Froebel 1841'de, “çocuk bahçesi” anlamına gelen ilk kindergarten'i kurdu. Froebel, bu okulun çocukların oyun aracılığıyla kendilerini geliştirebilecekleri ve dış dünyayı öğrenebilecekleri bir yer olacağını düşünmüştü.

    Okulöncesi eğitimin önemi üzerinde duran ünlü adlardan biri de, 1907'de İtalya'da ilk çocuk evini açan doktor Maria Montessori'dir. Montessori, çocukları öğretim adına sıkı disiplin kuralları içine hapsetmek yerine, neyi ne zaman öğreneceklerini çocukların kendi kararına bırakmanın daha doğru olduğunu savundu.

    ABD'de anaokulları ilk kez yükseköğretim kurumları ve araştırma merkezleri tarafından çocuk gelişimi konusunda araştırmalar yapmak amacıyla kuruldu. 1930'daki ekonomik bunalım sırasında ise federal hükümetler işsiz öğretmenlere iş olanağı yaratmak üzere yeni anaokulları açtılar.

    Günümüzde anaokulları
    Günümüzde pek çok ülkede yoksul ailelerin çocukları ya da zihinsel ve bedensel özürlü çocuklar için devlet desteğiyle açılmış anaokulları vardır. Normal okulöncesi eğitim için kurulmuş anaokulları da pek çok ülkede yaygındır. Ama okulöncesi eğitim değişik ülkelerde farklı biçimlerde uygulanır. İsveç’te 3 ay – 5 yaş arası çocuklar kreşe alınır. Türkiye’de 0-3 yaş arası çocuklar kreşlere, 3-6 yaş arasındaki çocuklar anaokuluna kabul edilir. ABD’de çocuk yuvalarına 2-5 yaş arası çocuklar gider. ABD'de beş yaşındaki çocukların yüzde 60'ı, dört yaşındakilerin ise yüzde 40'ı anaokuluna gitmektedir.

    Türkiye'de anaokulları
    Türkiye'de ilk anaokulu 1915'te açıldı. Cumhuriyet döneminde kız meslek liselerine bağlı olarak açılan yeni anaokullarının, aynı zamanda öğretmen adaylarının eğitimine yönelik bir işlevi vardı. Aynı dönemde özel sektöre de anaokulu açma izni verildi. Daha sonra en az 100 kadın işçi çalıştıran fabrikalara, kreş ve anaokulu açma zorunluluğu getirildi. Ne var ki işyerlerinde az sayıda kadın işçi çalıştırılması yüzünden bunun uygulamada etkili bir sonucu olmadı. Bugün ilaç, tütün ve dokuma fabrikaları gibi kadın işçilerin yoğun olduğu işletmelerde, devlet ve özel sektörce işletilen anaokulları vardır. İlköğretim okullarında, bazı kamu kuruluşlarında ve özel işyerlerinde de anaokulları bulunmaktadır. Bu okulların 0-3 yaş grubundaki çocuklar için açılmış olanları “kreş”, 3-6 yaşlar arasındaki çocuklar için olanları da “yuva” olarak adlandırılır. Bütün bu gelişmelere karşın, günümüzde Türkiye’de anaokulu çağındaki çocukların çok azı okulöncesi eğitimden yararlanmaktadır.



    * İlkokul

    İlkokul
    Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Bekleyen değişiklikler bu sayfada görünürKontrol edilmemiş
    Git ve: kullan, ara

    İlkokul, 1997'ye değin zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocukların temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan ya da açılmasına izin verilen beş yıllık okul.

    1997 yılında çıkartılan ve sekiz yıl zorunlu eğitimi öngören yasadan sonra ilkokul, ortaokulla birleştirilerek "ilköğretim okulu" adını almıştır.


    Ortaokul, 5 yıllık ilköğretim eğitimi sonrasında öğrencinin eğitim gördüğü 3 yıllık eğitim kurumu. Bu öğretimden sonra ise öğrenci bir başka eğitim kurumu olan liseye devam eder.
    Lise, Türk eğitim sistemine göre, sekiz yıllık ilköğretimini (eski sistemdeki üç yıllık ortaokulu) bitirmiş olan öğrencileri, en az dört yıllık bir eğitimle hayata veya yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumu.
    Lise Türleri
    * Genel Lise
    * Teknik Lise
    * Anadolu Lisesi
    * Polis Koleji
    * Askeri Lise
    * Sosyal Bilimler Lisesi
    * Meslek Lisesi
    * Öğretmen Lisesi
    * Güzel Sanatlar Lisesi
    * İmam Hatip Lisesi

    Güzel Sanatlar Liseleri
    * Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi
    * Güzel Sanatlar Lisesi

    Öğretmen Liseleri
    * Anadolu Öğretmen Lisesi
    * Öğretmen Lisesi
    * Öğretmen Okulu-Köy Enstitüsü
    * İmam Hatip Liseleri

    Anadolu İmam Hatip Lisesi
    * İmam Hatip Lisesi
    * İmam Hatip Okulu

    Ticaret Meslek Liseleri
    * Akşam Ticaret Meslek Lisesi
    * Anadolu Dış Ticaret Meslek Lisesi
    * Anadolu Ticaret Meslek Lisesi
    * LİMME Programı Uygulayan Ticaret Meslek Lisesi
    * Özel Ticaret Meslek Lisesi
    * Ticaret Meslek Lisesi

    Teknik Liseler
    * Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi
    * Anadolu Gazetecilik Lisesi
    * Anadolu Teknik Lisesi (Erkek Teknik)
    * Anadolu Teknik Lisesi (Kız Teknik)
    * Anadolu Tekstil Teknik Lisesi (Kız Teknik)
    * İnşaat Teknik Lisesi
    * Kimya Teknik Lisesi
    * Meteoroloji Teknik Lisesi
    * Motor Teknik Lisesi
    * Teknik Lise (Erkek Teknik)
    * Teknik Lise (Kız Teknik)
    * Tekstil Teknik Lisesi (Erkek Teknik)
    * Tekstil Teknik Lisesi (Kız Teknik)
    * Ziraat Teknik Lisesi
    * Endüstri Meslek Liseleri
    * Ağaç ve Metal İşleri Meslek Lisesi
    * Anadolu Gazetecilik Meslek Lisesi
    * Anadolu Meslek Lisesi
    * Anadolu Tekstil Meslek Lisesi
    * Denizcilik Endüstri Meslek Lisesi
    * Denizcilik ve Su Ürünleri Meslek Lisesi
    * Endüstri Meslek Lisesi
    * Erkek Sanat Enstitüsü
    * Gemi Yapı Meslek Lisesi
    * Kimya Meslek Lisesi
    * LİMME Programı Uygulayan Endüstri Meslek Lisesi
    * Matbaa Meslek Lisesi
    * Motor Meslek Lisesi
    * Ortopedik Özürlüler Meslek Lisesi
    * Tekstil Meslek Lisesi
    * Yapı Meslek Lisesi
    * Kız Meslek Liseleri
    * Anadolu Hazır Giyim ve Deri Hazır Giyim M. L.
    * Anadolu Meslek Lisesi (Kız Teknik)
    * Anadolu Moda Tasarımı Meslek Lisesi
    * Anadolu Seramik Meslek Lisesi
    * Anadolu Süs Bitkileri Meslek Lisesi
    * Anadolu Tekstil Meslek Lisesi
    * Anadolu Terzilik Meslek Lisesi
    * Büro Yönetimi ve Sekreterlik Anadolu M. L. (Kız Tek.)
    * Geleneksel Türk Sanatları Meslek L. (Kız Teknik)
    * İç Mimarlık ve Restorasyon Anadolu M. L. (Kız Tek.)
    * Kız Enstitüsü
    * Kuaförlük Meslek Lisesi

    LİMME Programı Uygulayan Meslek Lisesi

    * Meslek Lisesi (Kız Teknik)
    * Özel Meslek Lisesi (Kız Teknik)
    * Seramik Meslek Lisesi
    * Süs Bitkileri Meslek Lisesi
    * Tekstil Meslek Lisesi
    * Terzilik Meslek Lisesi
    * Turizm Anadolu Meslek Lisesi (Kız Teknik)
    * Uygulamalı Sanatlar Anadolu Meslek L. (Kız Teknik)
    * Sağlık Meslek Liseleri
    * Anadolu Sağlık Meslek Lisesi
    * Çevre Sağlığı Meslek Lisesi
    * Hayvan Sağlığı Memurları Meslek Lisesi
    * Hemşirelik Meslek Lisesi
    * Laborant Meslek Lisesi
    * Laboratuvar Sağlık Meslek Lisesi
    * Ortopedik Cihaz ve Protez Teknisyen Okulu
    * Özel Hemşirelik Meslek Lisesi
    * Özel Sağlık Meslek Lisesi
    * Sağlık Bilimleri Koleji
    * Sağlık Meslek Lisesi
    * Veteriner Sağlık Meslek Lisesi
    * Veteriner Sağlık Teknisyenleri Meslek Lisesi
    * Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri
    * Anadolu Aşçılık Meslek Lisesi
    * Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi

    LİMME Programı Uygulayan Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi

    * Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi
    * Özel Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi
    * Özel Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi
    * Sekreterlik Meslek Liseleri
    * Anadolu Sekreterlik Meslek Lisesi
    * Sekreterlik Meslek Lisesi
    * Astsubay Hazırlama Okulları
    * Deniz Astsubay Hazırlama Okulu
    * Elektronik Astsubay Hazırlama Okulu
    * Jandarma Astsubay Hazırlama Okulu
    * Kara Astsubay Hazırlama Okulu
    * Mızıka Astsubay Hazırlama Okulu
    * Sağlık Astsubay Hazırlama Okulu
    * Teknik Astsubay Hazırlama Okulu

    Diğer Meslek Liseleri

    * Adalet Meslek Lisesi
    * Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi
    * Anadolu İletişim Meslek Lisesi
    * Anadolu Mahalli İdareler Meslek Lisesi
    * Anadolu Meteoroloji Meslek Lisesi
    * Anadolu Tapu Kadastro Meslek Lisesi
    * Anadolu Tarım Meslek Lisesi
    * Demiryolu Meslek Lisesi
    * Denizcilik Meslek Lisesi
    * Ev Ekonomisi Meslek Lisesi
    * İşitme Engelliler Meslek Lisesi
    * Konservatuvar
    * Mahalli İdareler Meslek Lisesi
    * Maliye Meslek Lisesi
    * Meteoroloji Meslek Lisesi
    * Spor Meslek Lisesi
    * Tapu Kadastro Meslek Lisesi
    * Tarım (Ziraat) Meslek Lisesi​


    [​IMG]
    Üniversite
    Üniversite, diğer adıyla yükseköğretim, üniversitelerde ve yüksekokullarda (2 yıllık) yapılan öğretimdir. Türkiye'de lise diplomasına ve üniversite giriş sınavını (Öğrenci Seçme Sınavı, ÖSS ya da günümüzdeki hali olan) kazanma şartına bağlıdır. Ülkelerin eğitim sistemine göre farklılık gösterir.

    Üniversite meslek zorluluğuna göre genel olarak ikiye ayrılır:

    1-Fakülte (Lisans)=
    En az 4 yıllık örgün (devamlı) eğitimdir, bölümüne göre 5-6 yıllık da olur.

    2-Yüksekokul (Önlisans, meslek yüksekokulu, 2 yıllık üniversite)= 2 yıllık örgün eğitimdir.

    Açıköğretim üniversitesi = Ders alma biçimi olmayan, kazandıktan sonra kayıt yaptırıp sadece sınavlara gidilen, Anadolu Üniversitesinin fazladan para kazanma amaçlı başlattığı sistemdir. 2 yıllık ve 4 yıllık açıköğretim bölümleri mevcuttur.

    Üniversite kelimesinin kökeni
    Üniversite Eflatun ve Aristo’nun hiçbir politik ve dini baskı unsuru olmadan öğrencileri ile felsefi tartışma yarattıkları ortamdan esinlenerek günümüze kadar evrensel ölçekte bağımsız ve tüzel kişiliğe sahip kurumlar olarak “universitas” üniversite adını almışlardır. Üniversite felsefi tartışma ortamında akıl sürecini duygusal sürecin önüne alarak kişilerin olayları görerek ve tartışarak farkına varılabilirliğini sağlayan ortamlardır. Tam olmasa da daha Türkçe bir alternatif olan evrenkent sözcüğü, nadiren üniversite sözcüğü yerine kullanılmaktadır.

    İlk üniversiteler
    İlk Üniversite "Konstantinopoli Üniversitesi", 425 yılında yüksek öğrenim kurumu olarak 425 yılında imparator naibi III. Michael tarafından 849 öğrenci tarafından öğrenci loncası olarak kurulmuştur. Bugünkü anlamda ilk üniversitelere Abbâsîler döneminde Bağdat’ta rastlanır. Eski Yunan ve Roma dönemlerinde bazı yüksek eğitim ve öğretim teşkilatları olmasına rağmen bunların bugünkü anlamda üniversite niteliği yoktur. Batıda üniversiteler İslam medeniyetinin Endülüs Emevî Devleti vâsıtasıyla Avrupa’ya girmesiyle başlar. Fas, Kurtuba ve Gırnata üniversiteleri, ilim ve fennin kilise ve piskoposların tesirindeki ruhban sınıfına mensup öğretim üyeleri olan okullara girmesine vesile olarak, sâdece hukuktan ibâret olan öğretim dalına tıp, astronomi, ilahiyat ve benzerlerinin de eklenmesini sağladı. O zamana kadar Avrupa kralları ve devlet adamları tedavi olmak için Kurtuba Üniversitesinin Tıp Fakültesine gelirlerdi. Bağdat’taki Nizâmiye Medresesi (1065), Osmanlılardaki ilk üniversite olan İznik Medresesi (1331) gibi misalleriyle de Selçuklular ve Osmanlılar döneminde hızla gelişen medrese müessesesi Tanzimata kadar fen derslerinde de söz sahibiydi (Bkz. Medrese). Fen dersleri kaldırılınca ilim ve fenni Endülüs Emevileri vasıtasıyla İslam medeniyetinden alan batı, doğuyu geçmeye başladı. Daha sonra (1863) Dârül-Fünun adı altında teşkilatlanan bu yüksek eğitim-öğretim müessesesi çeşitli safhalardan sonra 1933’te İstanbul Üniversitesi olarak yeniden düzenlendi.

    Batıda Bologna, Pavia, Revenna ve Paris adları altında gelişmeye başlayan ilk üniversiteler uzun süre psikoposların kontrolünde kalmaya devam etti. Hattâ Bologna Üniversitesinin rektörleri öğrenciler tarafından seçilmekteydi. Öğrenciler nation denen dört gruba ayrılır ve her grubun lideri rektörün yanında yönetime katılırlardı. Buna rağmen asıl yönetici ve söz sahibi kimseler piskoposluktan gönderilen ve kançı denen kimselerdi. Paris Üniversitesinde ise öğrencilerle birlikte öğretim üyeleri de o yönetimde rol alırlardı. Fakat neticede yine kontrol piskoposluğundu. Sonraları üniversite rektörü piskoposluğa karşı otoritesini sağlayarak özerk hâle geldi. Bunu takiben papalığa bağlı olmayan İngiliz Oxford ve Cambridge üniversitelerinden sonra 14. yüzyıla kadar çeşitli Avrupa şehirlerinde üniversiteler kuruldu.

    Günümüz
    Günümüzdeki teşkilat ve statüye sahip üniversiteler memleketimizde, 1863’te kurulan Dârülfünunla başlar. Avrupa üniversitelerinde eğitim öğretim kilisenin kontrolü altındaki teoloji (din ilmi)’ne dayanmasına rağmen Türklerin Selçuklu, Osmanlı ve daha pekçok değişik dönemlerde kurdukları çeşitli statülerdeki üniversitelerde pozitif bilimlerin de okutulması bakımından üniversite olarak bilimsel kariyerini başından günümüze kadar muhafaza etti. Bu sebeple Türkiye’de modern üniversitelerin ilki olan İstanbul Üniversitesi, 1453 senesinde Fatih Sultan Mehmed Hanın din ilimleri yanında fen ilimlerinin de okutulması için kurduğu Fatih Külliyesine (Medreseler topluluğu) dayanmakta olup, beş asırlık bir geçmişe sâhiptir. 1933’te kaldırılan Dârülfünun, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmak üzere muhtariyet ve tüzel kişiliği olmayan İstanbul Üniversitesi olarak yeniden teşkilatlandırıldı.Osman Hamdi'nin 1882'de kurduğu Sanayi-i Nefise Mektebi (şimdiki adı Mimar Sinan Üniversitesi) Türkiye'deki en köklü üniversitelerdendir. Bu arada Ankara’da çeşitli tarihlerde Hukuk (1927), Dil ve Tarih-Coğrafya (1935), Fen (1943) ve Tıp (1945) gibi fakülteler kuruldu. Aynı zamanda aslı 1773 yılına dayanan Yüksek Mühendis Mektebi, İstanbul Teknik Üniversitesi adını aldı (1944). 1945’te çıkarılan kânunla bütün üniversiteler, aynı hükümlere tabi olmak üzere ilim ve idarede muhtar tüzel kişilikler haline geldi. 1960’ta üniversiteler kanununda yapılan değişiklikle üniversiteler, fakülte, enstitü, yüksekokul ve araştırma kuruluşlarından meydana gelen, idari ve ilmî muhtariyeti olan eğitim, öğretim ve araştırma merkezleri hâline geldi. Yine bu kanuna göre yeni fakülte açılıp kapatılması için üniversite senatosunun teklifi ve Millî Eğitim Bakanının tasdik etmesiyle yürürlüğe girdi. 1961 Anayasası, 1971 Anayasa değişikliği ve 1982 Anayasası'nda üniversite teşkilâtlarında yapılan bazı değişiklikler esnasında memleket sathında çeşitli yeni üniversiteler kuruldu. 1955’te kurulan Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi, 1956’da İngilizce öğretim yapacak şekilde Ankara’da kurulan Ortadoğu Teknik Üniversitesi, 1954’te yine Ankara’da kurulan Hacettepe Üniversitesi, 1955’te İzmir’de kurulan Ege Üniversitesi, 1971Kayseri'de kurulan Erciyes Üniversitesi, 1976’de Robert Koleji’nin hükümete geçmesiyle kurulan ve İngilizce eğitim yapan İstanbul Boğaziçi Üniversitesi, 1957’de Erzurum’da kurulan Atatürk Üniversitesi bunların en önemlileridir. Orta öğretimin memleket sathında gittikçe yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan talebe fazlalığını değerlendirmek için Millî Eğitim Bakanlığının açtığı çeşitli yüksek okulları Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Malatya, Samsun, Eskişehir, Bursa, Edirne gibi illerde kurulan yeni üniversiteler takip etti. Akademi adı altında faaliyet göstermelerine müsade edilen bazı özel yüksek okullar, Anayasaya göre yüksek okul kurma yetkisi devlete ait olduğundan devletleştirildi. 1982 Anayasasıyla bütün yüksek öğrenim kurumları üniversite çatısı altına alındı. Bu kurumların kontrolü yine 1982’de kurulan Yüksek Öğretim Kuruluna (YÖK) verildi. 1982’de kabul edilen kanun hükmündeki bir kararnameyle memleket sathındaki üniversiteler belirlenerek yeni bir düzene sokuldu.

    Üniversitelerin yönetimi
    Üniversitelerin idaresi rektör, senato ve yönetim kurulu tarafından sağlanır. Senato rektörün başkanlığında fakülte dekanları ve her fakülteden bir temsilci profesörden meydana gelir. Senatonun görevi üniversiteyle ilgili kanun, tüzük tasarılarını ve yönetmelikleri hazırlar. Bütçe, seçim, yeni kürsü, enstitü açılması veya kaldırılmasıyla ilgili kararları, teklifleri inceler ve yürürlüğe koyar. Üniversite yönetim kurulu yine rektör başkanlığında, dekanlar ve seçimli üç profesörden meydana gelir. Rektörler, üç yılda bir üniversite öğretim üyelerinin seçtiği 6 adaydan, YÖK’ün seçtiği üç adaydan biri. Rektör, Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Genel Sekreterse üniversitenin idarî işlerine bakar. Yazı işleri, personel, kütüphâne, hizmetliler buna bağlıdır.
    [​IMG]
    Üniversitedeki bir sınıfın temsili resmi, 1350'li yıllar.

     

Sayfayı Paylaş