1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ekmek Ağacı (Artocarpus communis)

Konusu 'Bitkiler' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 10 Eylül 2011 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.094
    Beğenileri:
    4.419
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    813 ÇTL
    17. yüzyılda Büyük Okya-nus'un güneyindeki adalardan İngiltere'ye dö*nen araştırmacı gezginler, ağaçta yetişen ve kavuna benzeyen bir meyvenin bu adalarda ekmek yerine yendiğini anlatıyorlardı. Çiğ meyvelerinin tadı patatesi andıran bu ağaç o günden bu yana ekmekağacı (Artocarpus communis) adıyla bilinir.

    Ekmekağacının meyveleri bugün de o yöre*deki adalarda yaşayan Yerliler'in temel yiye*ceklerinden biridir. Ayrıca Yerliler ağacın iç kabuğundaki liflerden çok sağlam kumaşlar dokur, kerestesinden ev eşyası ve kano yapar, gövdesinden sızan özsudan elde ettikleri tut-kalımsı maddeyle de tekne kaplamalarındaki çatlakları kalafatlarlar.

    [​IMG]


    Boyu 20 metreye ulaşabilen ekmekağacı genellikle gövdenin yarısına kadar dallan-maksızın, dümdüz uzanır. Parlak yeşil renkli geniş yaprakları asma yaprağı gibi dilimlidir. Erkek çiçeklerin rengi ve biçimi muzu andırır; dişi çiçekler ise çınar ağacının meyveleri gibi top biçiminde ve tüylüdür. Bu dişi çiçekler döllendikten sonra, çapı bazen 30 santimetre*yi bulan iri, kavunumsu meyvelere dönüşür. Ekmekağacı dutgiller familyasından olduğu için meyveleri de dutta olduğu gibi birer bileşik meyvedir.

    Yılda iki ya da üç kez ürün veren ekmek*ağacının meyvelerinin dış kabuğu oldukça pü*türlüdür. Hamken koyu yeşil renkte olan meyveler olgunlaşmaya başlarken kahveren*giye, tam olgunlaştığında da sarıya döner, İyice olgunlaşmadan toplanan meyveler bü*tün olarak pişirilip sebze gibi de yenebilir; ama Yerliler ekmekağacının meyvelerini da*ha çok toprağa gömerek fırınlarlar. Bu yön*temde, toprağa bir çukur kazılıp içine ateşte kızdırılmış taşlar döşenir; taşların üzeri yap*raklarla örtülüp meyveler yerleştirildikten sonra çukur kapatılır. Yarım saat içinde pişen meyveler haftalarca bozulmadan saklanabilir. Bol nişasta içerdiği için piştiği zaman tadı ekmeği andıran bu meyveler çok besleyicidir. Ayrıca çiğken dilimlenip güneşte kurutulduk*tan sonra öğütülür ve bu undan ekmek ya da muhallebi yapılır.

    Batı Hint Adaları'na, Güney Amerika'ya ve Afrika'nın tropik bölgelerine kadar yayılan ekmekağacının meyveleri Avrupa'ya da gön*derilmektedir.

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş