1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

El Nimeti...

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve BeReNN tarafından 11 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    El Nimeti Hakkında Hadisler - Ellerinin Olduğuna Şükür Etme - Allah'ın Varlığına Şükür Etmek





    Ne büyük bir nimettir el nimeti!

    Onlarla yemek yer, su içer, yazı yazar, bir şeyler taşır, bir şeyler kaldırır veya koyar, bedenimizdeki pislikleri giderir, süslenir, görünmemesi gereken yerlerimizi örter, ciğer paresi çocuklarımızı taşır, namazda tekbir alır, kardeşlerimizle tokalaşır, binitlerimizi yönetir, sadaka veririz… vb işlerimizi onlarla hallederiz.

    Ayaklarımız kaydığında onlarla tutunuruz…

    Mü'min kardeşlerim, bunlar ellerimizin görevlerinden birkaçıdır. Biz, gece gündüz onlarla ayaktayız. Birimiz de bir kerecik olsun durup bu nimet için Allah'a şükretmedik. Bu nimet olmasaydı insan hayatının büyük bir bölümünü kaybetmiş olurdu.

    Olaya şahit olan kardeşlerden birinin anlattığı bir adamın kıssasını aktaracağım sana; o kardeş şöyle diyor:

    Akşam namazından sonra bir mescitte ilim meclisindeydik. Bir de baktık ki, mescidin dışından pencerenin aralığından bir adam bize bakıyordu. Baktık ki, başını kaldırıp indiriyordu. Sesini duyamıyorduk. Sanki bizi çağırıyordu.

    Hoca efendi:

    −Ey falan! Mescidin dışına git bak derdi neymiş, dedi.

    Giden kimse; o adama gittim, mescidin kapısını açtım. Bir de baktım ki, omuzlarına kadar elleri olmayan bir adam. Ona iyi güzel şeyler söyledim.

    Bana:

    −Tuvalet nerede? dedi. Ona gösterdim.

    Bana:


    −Benimle tuvalete gelmen mümkün mü? dedi.

    Ben de:


    −Sakıncası yok, dedim. Onunla beraber gittim, tuvaletin kapısına geldik.

    Bana:


    −Benim için kapıyı aç, dedi. Kapıyı açtım, sonra tuvalete girdi ve beni bekle dedi.

    Sonra onu bekledim, bir de baktım:

    −Kapıyı aç diyerek beni çağırıyor.

    Kapıyı açtım, bana:


    −Elbiselerimi çıkar ama bana bakma, dedi.

    Ben son derece hüzünlendim. O adamın elbiselerini çıkardım, o da tuvalete girdi.

    Allah'ım! Sen ne büyüksün!

    Adam nasıl bevlinden sakınıyor? Nasıl bedeninden pisliği gideriyor? Bir müddet sonra baktım:

    −Kapıyı aç elbiselerimi giydir diyerek beni çağırıyor.

    Kapıyı açtım elbiselerini giydirdim. Bana teşekkür ederek uzaklaştı. Sanırım daralmıştı, Allah onu benim sayemde rahatlattı…

    Allah'ım! Sen ne büyüksün! Gaflette olduğumuz bu nimet neymiş böyle!

    Bu adam nasıl yemek yiyor?

    Su içmek için kabı nasıl tutuyor?


    Tuvalete nasıl giriyor?

    Nasıl abdest alıyor?

    Nasıl secde ediyor?

    Secdeden nasıl kalkıyor?


    Ey Rabbimiz! Tüm nimetlerin için Sana sonsuz teşekkürler… Din kardeşlerim! Kıyamet günü iyiliklerimize şahitlik etmesi için bize düşen bu el nimetini sadece Allah'a itaatte kullanmaktır. Ellerimizi şerde kullanmaktan ve haramı tutmaktan sakınmalıyız, çünkü eller kıyamet günü bize şahitlik edecektir:

    “O gün onların üzerine dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına dair şahitlik edecektir.”

    Nur 24
     

Sayfayı Paylaş