1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Emanet Aşıklar..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 24 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    Aşkı tatmış bir yalnızın hikayesi anlatılsın...
    Madem toprak sordu, rüzgar versin cevabını,
    Sorarsan böyle bir yalnıza, aşkının sebebini
    Yakarsın güneşlerini, ummadığın kalplerin gök yüzünde
    Unuttuğu şiirleri sağnak sağnak yağdırırsın
    Vaktiyle rüzgarların okşadığı saçları,
    Kelimeler ıslatır böyle bir hatıranın ardından.

    Toprak merak etmiş üzerinde gezen aşıkların halini
    Sormuş bir yalnıza,
    Yalnız, bilemem ben onların halini demiş,
    Toprağın üzerinde yoluna devam ettiği bir sırada
    Rüzgar gelip fısıldamış kulağına, “dostum” demiş,
    Aşıkların aklı başında olsa toprak onlara sorardı hallerini,
    Sen yalnızsın onların halini ancak sen anlatırsın deyince,
    Gülümser yalnız… bir gülüş ve bir eyvallah!

    Derken bakar toprak üzerinde gezen aşıklara,
    Tarif arar onların arasında…
    Görüp göreceği sonsuz kelimelerin ve tanımların arasında
    Hatta şarkıların sırrında bile aklına gelmez hiçbir izah.
    Ne hormonların ne büyülerin işi olabilir bu,
    Kimisine göre şeytanın günahı,
    Kimine göre peygamberlerin sevabı, gezer dünyayı…
    Bakınca bilmezliğine aşıkların anlamış yalnızlığının sebebini,
    Meğer aşk deneme kabul etmezmiş!
    “Ya benimsin, denemeden teslim olursun, ya yalnızsın arar durursun.“
    Dönmüş ve haykırmış
    Toprağın üzerinde duran yalnızlarına ve yalnızlığına,
    Artık aşkı bize soracaksınız!
    Yalnızlığımıza duyduğumuz sevgidir bizi uyutan…
    Korkumuzdur bizi bilgeliğin önünde cahil düşüren!
    Ve döner yalnız maşuğuna der ki,
    Senin cesaretin yoksa yanmaya benim aşkımda,
    Ben, seni yaktım yalnızlığımın kuyusunda…
    Madem sevişmedin ölümüne
    Ruhlarımızın kavrulduğu ve aydınlandığı hayat rüyasında,
    Asayı yılan ettin, Yusuf girdi kuyuya…
    Ne nikah tanır ne ayrılık,
    Ya senindir ya yalnızlığın,
    Cehaletinin bereketine döneyim aşkın,
    Yalnızlığın bilgeliğinden ve nasihat ehlinin nankör sözlerinden.

    Şehvetin bir oyunuysa, yalancıyım dermiş aşk rüzgara,
    Toprak şahit aşkın ikramı olan şehvetin nesiller boyu verdiği hayata…
    Kıskanır yalnızları, aşıkların içtiği pınarlar...
    Veremiyorlar aşıklara onlar kadar ferahlık diye.
    Özler ateş kışları ki yalnızlar gibi ısıtabilsin aşıkları…
    Aşıklar emanaettir bana, yalnızlığıma..
     

Sayfayı Paylaş