1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Emre Gökce - Aşkmeran ..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 15 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL











    Aşkmeran


    Uyandığımda
    Alnımı karışlıyor gibiydi yalnızlık, bir Hadisle..
    Hadsiz iniltileri güldürüyor
    Yalnızlık sebeplerini kırbaçlıyordu acemi bir iblis
    İrkildim, aramızdaki meridyen endamını yitirdi..

    Cennete gidemeyecek kadar uzak bir kentteydim
    Ve kirpiklerimden çekiyordu Hades
    Di’li di’li gömüyordu anıları, geçmişin toprağına..

    Ütüsü bozuluyordu en özenilmiş anlarımın, basınca benden geçmişin toprağına
    Sevmek gibi örneğin
    Beklemek gibi mesela
    Tarihi soykırımların sayısı artıyordu yeryüzünde o gece..
    Kırıyordu kursağım hevesimin yumruğuyla soyadımdaki iki sesli harfi
    Ecdadından siliniyordu yirmi dokuz kez kurşun bir kalem,çabuk büyüyordu
    acı ve aniydi tenimin kâbus gördüğüm zamanlardaki terleme süreci..

    Uyuya kaldığımda
    Aklıma kelepçe takıyor gibiydi geçmiş sürgünü bir hapishane
    Halsiz dünsel hadiseleri yeriyor
    Karanlığı hırpalıyordu usta bir iblis
    ‘‘Hadi sene’’ diyen bir sesle irkildim, aramızdaki saat eşkâlini yitirdi..

    Cehenneme yürüyerek de gidilebilirdi bu kentten
    Saçlarımdan çekiyorken bu kez Hades
    Orağıyla mezar kazdı
    Tıka basa gömdü sonra Azrail beni,
    Giderken son, gelirken ilk bastığın o toprağa..

    Sanırım toprak kaymasıydım
    Yıldız kaydırağı bir gece yarısında
    Yaprak düşmesi kadar başıboş
    Gözbebeğimi bir camii avlusuna bırakan
    Ezandan birkaç dakika önceyi fırsat kollayanın sevdalısıydım..

    Yüzyıllar yüzümü astı
    Bir yalnızın yaşadığı ev gibiydik artık seninle
    İki ayrı yüz ıslanmıyordu lavaboda
    Kurulanmıyordu eller aynı havluyla
    Bir dev gibiydi aramızdaki mesafe mesela
    Bastığı yerden artık şiddetli ve korkunç sesler getiriyordu..

    Yüzyıl önce
    Bugün gibi
    Hatırımda
    Şiir kıtaları kıt kanaat bir saltanatı sürmeye başladı
    Kırık kanatlarla da uçmayı öğrendi ölü serçeler..

    Kırk haramilerin eşkıyalığında
    Kaza süsleri kayboldu..

    Ölüler birbirini kıskanmıyor
    Kış kanmıyor sıcağın vefasına
    Resmi kayıtlara ‘‘geçmiş’’ diye geçmişti o gece,dün.

    Ve yaramdaki salgından haberdar değilmiş gibiydi ömrüm..
    Bütün uykuların sersemi bendim
    Sendeki kör bir mahmurluktu..
    Alaca ve çıyan rüyalar görürdüm biliyorsun
    İki gözün şahitti..

    Yüzyıl öncem kadar bölücü
    Gece kan
    Gece kir
    Gece kum
    Ay güneşi kirletir
    Bu yüzden hep gün gecikir..

    Biri, kir olur elimin mürekkepten
    Birikir kapı koluna diğeri, dışımda tuttuğum birisinin gelişini özlerken..

    Sonra yine bir sulu yara açılır nabız yerimde
    Hades,kör müyüm diye ışık tutar gözlerime
    Uyuma der,karanlık serper iblis üzerime anıların açmazından..

    Sokak çıkmazında lades kemiğimi kırar aşk
    Işık ve karanlık sahiplenir gölgemi, saçlarının sızdığı duvarların
    bedeninde kalırım
    Dibine kadar düşerim düşlerimin
    Tam ağzıma kadar doluyum
    Aklım ermiyor, hala ham..

    Biliyorsun
    Aklımda uykum gibidir
    Kaçabilir ya da gelebilir..
    Kaçınabilir bir rüyadan
    Uyanabilir bir şiir kafiyesi masaldan..

    Dudaklarının arasına al beni
    Hades gitti az önce
    Sesini kes yüzümde
    Bir sigara kadar bağımlı kal
    İşin bitince söndürüp atacak kadar bencilce
    Dudaklarının arasına al beni..
    Ciğerini delene dek kemir nefesimi
    Dişlerinin arasında gezdir
    Hades gelmeden
    Gel
    Dudaklarının arasına al beni..

    Fesat sözler dizdim ardı ardına
    Ardı bozkır bir karaya
    Ve karalar basınca zemheri vakti gırtlağa
    Çilehanelerde yatalak
    Yalanların çöllerinde kutsanarak kaldım
    Öyle ki her acıyı senden sanarak,ben başıma..

    O’nlar
    Kimsem yoktu biliyorsunuz
    Varlığım kimsesizdi
    Hades ve iblis
    İçinizden birisinin yoluna düşmedim diye dışladınız
    Dışınızda kaldım diye içinize almadınız
    Göremediniz iç yüzümü
    O birisi ya siz olsaydınız?
    Hanginiz pıhtıları iskele etmiş kanlı bir denizden yar yüzü görmek uğruna
    yüzdünüz?

    Yüz yıldır yüzüyorum ve biliyorum yetmedi
    Yüz yıldır yüzüyorum derimi ve kazıyorum benliğimi
    Yıllar canidir ki ben felçliyim el’den aşağım tutmuyor
    Uykum da bu yüzden firari
    Uykum kan
    Uykum kir
    Uykum kum
    Hepsini gözlerime kaçır
    Gel dudaklarının arasında salla beni
    Uyurum belki..

    Sus deyip sustu
    Dur deyip durmayan ve giden
    Gelip giderken tökezleten
    Sallanırken düşer miyim endişesi gibi
    Ölürken dirilmenin mucizevî beklentisi kadar düşsel
    Delil yetersizliğiyle yetinen
    Kendi aklının dar geliriyle geçinen kimlik kadar gerekli bir kadın..

    İşte bu yüzden
    Eşidir kan,yaranın
    Bir gün mutlak kabukla aldatılan..

    Kan yaranın kusma durumudur,
    Öyle ki tüm yaralar kan kusar
    ”Beni kan tutar” diyen bir yaraya denk gelemezsiniz
    Kan tutmaz yarayı,akar
    Pıhtıdır yaranın tek yoldaşı, sargıdan önce yarayı kendisi sarar..

    Kan yaranın ağlama durumudur
    Öyle ki tüm yaralar kan ağlar..

    Yara,izinin ceddidir ve geçmeyen bir geçmiş kadar ciddidir..
    Dün, an’ladığındır,gider anlamadan üzerine gün örttükçe
    Ki gün gelir birlikte içilen şaraplar bile bir şarapnel parçası kadar can
    acıtabilir böylece..

    Geçmiş, geçmeyen yaraların tekil adıdır..
    Akar
    Ağlar
    Kusar
    Kabuk olur bağlar
    Sulanır göz göz, bunu en iyi gözü ardında kalanlar anlar..

    Yüzyıldır kirpiklerimden çekiştiren Hadesten
    Uzaktaki cennet ve yanı başımdaki cehennem Arafından
    Aklıma asılı kalmış hadisten düşen sözlerden
    İrkildiğim sesten
    Kırbaç vuran iblisten bir adım öteye gidemem..

    Bu kan
    Bu kir
    Bu kum
    Yüz yıllarım
    Kaçan aklım
    Gelmeyen uykum anlasın artık;

    Biz,
    Aşk ile yürek kanseri
    Yara ile ten veremiydik..

    Tanrı ikimizi hep çok sevdi
    Çünkü ölecektik..

    Geçmiş,
    Suç aleti oluyor bu kadar uzun ve yalnız düşününce
    Dudaklarının arasına al beni..

    Geçme..

    Emre GÖKCE

     

Sayfayı Paylaş