1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

En Eski Türk Töresi ve Hukuku

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 22 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    En Eski Türk Töresi ve Hukuku

    Orta Asyayı Türklerin fethiTürk toplumu, bizzat özgür insanlar, serbest olanlar ve köleler (kyul-kyun) diye ayrılırlardı. Kaynaklar, köle gücünün kullanımı hakkında bilgi vermiyor. Kadın emeğinin tercihe bağlı kullanımına işaret eden S. G. Klaştorniy, köleliğin ev karakterinin üstünde durur. Türk toplumunda sığır, köleler ve diğer mülkler üzerinde özel mülkiyet hakkı vardı. Sığır mülkiyet işareti tamga ile mühürlenirdi. Yu. A. Zuyev’e göre göçebelerin ve Türklerin mülkiyet çeşitliliği azdı. Ayrı ayrı kişilerin mülkiyetleri yoktu ama aile mülkü ailenin olarak anlaşılırdı ki mülkiyetin sahibinin bir işareti olan damgalarla üzeri mühürlenirdi.

    Türk devletinin detaylı bir ceza hukuku vardı.
    Temel cezalar ölüm cezası, uyuşma ve talio idi. Suçlular, devlete karşı işlenmiş suçlar (isyan, vatan hainliği) ve cinayet durumlarında ölüm cezasına çarptırılırlardı. Bir cinayet için idam etme taliodur. Ahlaksızların üreme organlarının kesilmesi de (suçun işlendiği organın cezalandırılması) bir talio olarak kabul edilir. Bir başkasına karşı işlenmiş diğer suçlar uyuşmayla cezalandırılırlardı. Çalınanın on katını ödeme; yara ve yaralılar için hem malla ödeme hem de bir kız evlat veya karısını köle olarak verme; bir kemiğin kırılması durumunda at ile ödeme yapılırdı.

    Türk Kağanlığı’nın ideolojik temelleri Şamanizm, ataların kültleri ve devlet kültleri olan Gök (Tengrı) ve Yeryüzü-Su (Er-Sut) idi. Çocukların ve savaşçıların koruyucusu Tanrıça Umay kültü de yaygındı. Bununla beraber Türk toplumunun yönetici takımı (en azından) Budizm’e aşinaydı. Çin kaynaklarının (Suy-shu) bilgilerine göre Türkler tarafından esir edilen, Tzi devletinden Şaman rahip Huay Lin, Tobo Kağan’a başarılı bir şekilde Budizm’i öğretmiştir. Tobo Kağan oruç tutmuş ve hatta bir tapınağın etrafında dönme töreni bile yapmıştır. Bu olaylar 574-584’te meydana gelmiştir. Bu zamanlarda, öncelikle Mazdeizm ve Budizm olmak üzere Asya dinlerinin büyük bir etkisi vardı. Sogdian dilindeki Bugut kayıtları “geniş yeni sanghinin kuruluşu” hakkında bilgi verir.

    Türklerin “yazılarının olmadığı ve ticari belgelerin ağaçların üzerine çentikler açmakla yapıldığı” şeklindeki “Suy shu” bilgilerine rağmen, Sogdian yazılarının birine dayanarak geliştirilmiş meşhur eski Türk runik yazıt abideleri vardır. S. G. Klaştorniy’in kabul ettiği gibi Sogdian alfabesinin Türk diline adaptasyonu 4. ve 5. yüzyıldan önce Doğu Türkistan Vahası’nda meydana gelmiştir.

    Bu tür Türk runiği daha gelişmemiş ve ilkeldi ve İlk Türk Kağanlığı devleti tarafından korunmamasına rağmen Orta Asya’nın Batı kısmındaki Türkçe konuşan topluluklar arasında kullanılmıştır. Daha sonra 7. yüzyıldan önce eski bir runik el yazısı, Sogdian alfabesinin belirli etkisi altında gelişti ve daha sonra İkinci Türk Kağanlığı’nın standart devlet yazısı haline geldi.

    Politik ve askeri Türk hakimiyeti ve Türk devletinin karakteristik yapısı, küçük arazilere bölünmüş, Orta Asya’nın yerleşik ve çiftçi İki Irmak Bölgesi’nin geleneksel politik ve yönetim yapısıyla etkileşimde bulunmuştur.

    İlk önce Orta Asya’yı fetheden Türklerin politikası yerel yöneticilerden vergi toplamayı içeriyordu. Önceki hanedanlar korunmuş ve bölgedeki varolan kanunlar öylece kalmıştı. Eski Eftalitlerin eftalitler, ak hunlar yaptığı gibi Türkler Sogdianlarla üstün hükümran devlet olarak ilişkide bulundu. Ama, daha sonra birçok Orta Asya bölgesinde yerel yöneticiler değiştirildi ve Türkler kesin yöneticiler haline geldi.

    Orta Asya devletlerinin Türk Kağanlığı’na ait olma süreci kültürel gelişmelerinin en yüksek seviyesi olmasıyla özdeşleştirilir ki bu, 6. yüzyılın ortalarında kurulmuş ve Türkler tarafından kontrol edilmiş uluslararası ticari yollar sayesinde geliştirilmiştir. Ayrı yöneticiler uluslararası ticarete katılma hakkına sahiptirler ve bu da Türk Kağanı tarafından düzenlenirdi. Örneğin, İran’a bir kervanı düzenlemek isteyen Sogdian tüccar Maniah, İstemi Kağan’dan izin almak zorundaydı. 568’de Zemarh’ın Bizans kervanı Constantinopole’ye geri döndüğünde, bazı Orta Asya yöneticileri kendi kervanlarını Bizans’a göndermek için izin verdiler. İstemi Kağan, Harezmin yöneticisininki hariç hepsini reddetti.
     

Sayfayı Paylaş