1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

En kötü kanser türü

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve yagiz123 tarafından 27 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. yagiz123

    yagiz123 Katılımcı

    Katılım:
    3 Aralık 2013
    Mesajlar:
    219
    Beğenileri:
    67
    Ödül Puanları:
    830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    kurtadam kontu
    Yer:
    kurtadamlık kontluğu
    Banka:
    0 ÇTL
    Tüp, rahimle yumurtalıkların arasında yer alan ve döllenmenin gerçekleştiği rahmin bir parçasıdır. “Tuba” olarak da bilinen bu organın fonksiyonu, yumurtayı rahim boşluğuna nakletmek ve spermin yumurtaya doğru gitmesini sağlamaktır.

    Tüp Kanseri (Tuba Kanseri)

    Tuba kanseri, genital organ kanserleri arasında oldukça nadir görülen bir kanser türüdür. Rahim ağzı kanseri gibi erken yakalanabilen bir kanser türü olmadığı için ve semear gibi akıntı testleri ile teşhis edilemediği için erken tanısı pek mümkün değildir. Tuba kanseri, yumurtalık kanseri gibi çok geç teşhir edilebilen bir kanser türüdür.

    Yumurtalık kanseri çok gözüktüğü ve geç teşhis edildiği için daha fazla tehdit unsuru oluşturur ancak tuba kanseri de belirtisi az olan ve fazla bilinmeyen bir türüdür. Geç teşhis edilmesi nedeniyle yüksek riskli bir hastalıktır. Tümör cinsi de çok kötü olan bu kanser, kadınların ancak yüzde 0.03′ünde görülse de dikkate alınmalıdır.

    Nasıl tespit ediliyor?

    Yumurtalık kanserinde olduğu gibi tuba kanserinde de dünyanın sağlık konusunda en ileri ülkelerinde bile hastalık, geç teşhis edilebilmektedir. Hastalığa yakalanan kadınların yüzde 75′inde, teşhis konduğu sırada kanser çevre organlara atlamış ve karın içine yayılmış olur. Karında bir takım ağrıların başlaması, karında su toplanması, karında bir kitle oluşması ancak hastalığın çok ileri dönemlerinde ortaya çıkan belirtilerdir ki o zamanda hastalık oldukça fazla ilerlemiş sayılır. Tabi bir kanserde ne kadar geç teşhis yapılırsa başarı oranı da o kadar düşmektedir.

    Hastaların şikayetleri nelerdir?

    Hastalık çok spesifik şikayetleri olmaz. Tuba kanserli hastalara baktığımızda, yumurtalık kanserli hastalarda olduğu gibi aylar önceden başlayan bir takım hazımsızlık şikayetleri karında çok belirgin olmayan ağrı şikayetleri belki gaz diye tanımlanan şikayetler, idrar yollarında ufak tefek şikayetler görülebilir. Ama bunlar herkeste görülebilen durumlardır ve pek çok kadın bunlara aldırmaz. Ancak hastalık ilerledikten sonra hastalığın belirtileri tanınmaya başlanır. Radyolojik değerlendirmeler yapıldığında ve ultrasona bakıldığında hastalık gözlemlenebilir.

    “Her kadın, hiçbir şikayeti olmasa da yılda bir kez jinekolojik muayeneden geçmelidir.”

    Kadınlara neler tavsiye edersiniz?

    Özellikle 40 yaşından sonra, menopoza yaklaşan kadınların muhakkak 6 ayda bir jinekolojik muayeneden geçmeleri gerekir. Senede 1 semear aldırmalı ve mutlaka ultrason çektirmelidirler. Şüpheli durumlar gözlediğinde ciddi olarak değerlendirmeye alınmalıdır.

    Vücudumuzda tüm organlar hücrelerden oluşur. Hücreler vücudumuzun en küçük yapıtaşlarıdır ve ancak mikroskopla görülebilirler.

    Sağlıklı vücut hücreleri (kas ve sinir hücreleri hariç) bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların (vücut içi ve dışındaki) onarılması amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Fakat bu yetenekleri de sınırlıdır. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre gerektiği yerde ve gerektiği kadar bölüneceğini bilir.

    Buna karşın kanser hücreleri, bu bilinci kaybeder, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Kanser hücreleri birikerek tümörleri (kitleleri) oluştururlar, tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler yada tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan yada lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.

    Kanserler oluşmaya başladıkları organ ve mikroskop altındaki görünüşlerine göre sınıflandırılırlar. Farklı tipteki kanserler, farklı hızlarda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarının tedavisinde, var olan kanser türüne göre farklı tedaviler uygulanır.

    Kanser hücreleriyle (pembe), lenfositlerin (sarı) savaşı.

    Kanserin Nedenleri ?

    Kanserin sebebi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Kanser hastalığı için iki grup risk faktörü vardır. Kanser için risk faktörleri yaşam şekillerine, yaşa, cinsiyete ve aile öykülerine bağlı olarak değişir. Bir başka risk grubu ise çevresel faktörlerdir.

    Sigara alkol kullanımı,

    Uzun süre ve tehlikeli saatlerde güneş altında kalma,

    Aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalma,

    Bazı kimyasal maddeler (katran, benzin, boya maddeleri, asbest v.b.)

    Bazı virüsler

    Hava kirliliği

    Radyasyona maruz kalma,

    Kötü beslenme alışkanlığı

    Kanser Tehlikesinin 7 Habercisi

    Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.

    Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:

    Rahim ve makattan gelen normal olmayan bir kanama veya akıntı

    Memede veya vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şişlik ve sertlikler

    İyileşmeyen yaralar

    Uzun süreli ses kısıklığı ve öksürük

    Yutkunma güçlüğü ve hazımsızlık

    Ben ve siğillerde meydana gelen büyüme, kanama, renk değişikliği, yara…

    Büyük ve küçük abdest yapmakta ki değişiklikler

    Bu değişiklikler görüldüğünde bir hekime başvurmayı ihmal etmeyiniz….

    EN SIK GÖRÜLEN KANSER TİPLERİ

    Meme kanseri

    Akciğer kanseri

    Prostat kanseri

    Mide kanseri

    Kalın barsak kanseri

    Rahim ağzı kanseri

    KENDİ KENDİNİZİN BEKÇİSİ OLUN

    Önce kanserden korkmamayı öğrenmeliyiz. Korku doktora gitmeyi önler ve hastalığın iyileştirilmesini engeller. Hastalık belirtilerini yorumlamak yalnızca doktorların görevidir. Kanserin belirtilerini bilmek bu belirtilerin herhangi birini hissettiğimizde derhal doktora başvurmak şarttır. Hiç rahatsızlık duymasak da yılda bir kez mutlaka genel kontrolden geçmeliyiz. Kanserin iyileştirilir bir hastalık olduğunu unutmamalıyız. İyileşme oranı kanserin erken teşhisi ile doğru orantılıdır.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Şubat 2014

Sayfayı Paylaş