1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Enerjiyi Düşünce Gücüyle Dönüştürmek

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 22 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Enerjiyi Düşünce Gücüyle Dönüştürmek

    Psişik Korunma Yöntemlerinin belki de en önemlisi enerjiyi düşünce gücüyle dönüştürme yöntemidir diyebiliriz. Bedenimizde dağınık seyretmekte olan enerjilerimizi düşünce gücümüzle yönlendirmemiz mümkün müdür diye bir soru soracak olursak yanıt "evet neden mümkün olmasın" şeklinde olacaktır. Enerjimiz düşüncemizin gücüyle şekillenebilmektedir. Düşüncemizde enerjidir. Bize verilmiş olan ruh enerjimiz bu yaşamdaki sabit yaşam kaynağımızdır. Bedenimize yansıma yaparak onu canlı tutan şey yani ruh enerjimiz evrenle temel bağlantımızdır. Düşüncelerimizse bundan farklı bir enerjidir.

    Bir örnek olarak diyebiliriz ki düşüncelerimiz ve düşünce enerjisi ruha şekil veren şeydir. "Düşüncelerinizden Sorumlusunuz" bilgisi bu anlamda evrensel bir bilgidir ve bu kadim bilginin bize neden verildiğini gayet güzel açıklar. Düşünceler yaşama bakış açımızı gösterir ve bu söylediklerimizin hepsi de şuurla- bilinçle ilgilidir.

    Tekamül ve Yaşama Bakış

    Bulunduğumuz tekamül noktasına göre bir şuur ve bilinç taşırız. İşte o şuur, bilinç bizim doğal olarak yaşama bakışımızı oluşturur. Yani neyin ne kadarını anlayabildiğimizi ifade eder. Bütün'ün ne kadarına değebildiğimizi gösterir. Yaşamı ne kadar görebildiğimiz ve onun ne kadarını anlayabildiğimiz bizim yaşama bakış açımızın en net göstergesidir. Yaşama bakışımız; yaşamla, kendimizle ve çevremizle ilgili düşüncelerimizi oluşturur. Oluşan tüm bu düşünceler enerjidir, bizim evrene gönderdiğimiz enerjiler. Evrene gönderdiğimiz bu düşünceler yani enerjiler yaşamımızın şekillenmesinde pay sahibidir.

    Şimdi bu noktada uygulama yapmak ve kendini geliştirmek isteyenler için en başa dönüp tekamül noktasını bir anda sıçratıp, bilinç ve şuur durumunda ani değişimler yapılamayacağına göre, demek ki zincirin en son halkasından başlamak gerek. Yani düşüncelerden...

    Düşüncelere hakim olmak

    Eğer kendi üzerinizde çalışma yapmaya karar verir ve konsantrasyon gücünüzü arttırmayı, sizin gelişiminiz ile ilgili herhangi bir hedefe yönelmeyi dilerseniz; düşünmeyi arzu etmediğiniz düşüncelerinizi fark edip, onları yakalayabilir ve onlar üzerinde hakimiyet kurabilirsiniz. Bu sizi, yaşama bakışınızı değiştirmeye götürür. Yaşama bakışınızın değişmesi ona daha fazlasına değmenize, daha fazlasını görmenize neden olur. Daha fazla görmek, algılamak ve hissetmek zaman içinde bilinç ve şuur durumundaki değişimlere neden olur. Şimdi ne yaptık aynı zinciri tersten uyguladık…

    Düşüncelerinize sahip çıkmadığınız zaman kendi enerjiniz de dağınık olur. Zihniniz bir oraya, bir buraya dolaşırken nasıl olur da bir gelişimden söz edilebilir. Düşüncelerin en ilkel hali, oradan oraya gezinme halleridir. Düşünceyi konsantre bir biçimde belli hedefler üzerinde tutabilmek uygulama yapmayı gerektirir. Bütün başarılı insanlar düşüncelerini belli bir hedef üzerinde tutmayı başaran insanlardır. Başarılı olmak için hedefe konsantrasyon gücünüzü arttırmanız birinci şarttır.

    Enerjinin bedende dağınık olması düşüncelerin dağınık olması demek olur. Ve böylece bedendeki işlevlerde bozulmalarda görülebilir. Duruma göre hastalıklar bile oluşabilir.

    Bunun için uygulanabilecek metotlar sade ve disiplinli konsantrasyon çalışmalarıdır, meditasyonlardır, nefes egzersizleridir. Ve bir de devamlı düşünceyi yakalamaya çalışmak, uygunsuz düşüncelerin yerine diğerlerini yani olumlularını yerleştirmektir. Ne zaman ki zihninizi anlamsız bir konuyu irdelerken, onunla meşgul olurken yakalarsanız; biliniz ki o hal koca evren içinde sizin için sadece ve sadece bir zaman kaybına neden olmaktadır... O nedenle anlamsız düşünceleri kendinizin ve Bütün'ün gelişimine faydalı olabilecek olanlarla değiştirin. Karamsar ve yaşamı olumlamayan düşüncelerde ısrarlı olmayın çünkü düşünce bir enerjidir ve o tip bir enerjiyi yollamakta ısrarlı olursanız, kendi kendinize bir sürü zorluk ve ters giden işler zinciri yaratabilirsiniz ama uyanık, açık, berrak bir zihin çok değerlidir ve tüm Doğu felsefelerinin özünü oluşturur. Düşünce enerjinizi rastgele her yere dağıtmayın, başarı ve gelişim için hedefe lazer etkisi ile gönderilmiş yoğun ve konsantre düşüncelere ihtiyacınız var ama hedefleriniz nefsani ve size veya başkalarına zarar veren hedefler olursa, evrenin gizli düzeniyle uyumlu değilse aynı lazer etkisinin geri dönüp önce sizi vuracağını da unutmayın!...

    Düşüncelerin Meditasyonla Pozitife Yönlendirilmesi

    Düşüncenin kontrol altına alınması için meditasyon zikir veya yaratıcı imgeleme uygulamaları son derece değerli programlar ve uygulamalardır. Meditatif çalışmalarda zihnin farklı bir vibrasyona, titreşime geçişi sağlanmaktadır ve o yüksek titreşim aracılığıyla gerçek ihtiyaçlarımızla, gerçek olmayanlarını ayırabilmek zaman içinde daha kolay hale gelir. Gerçek olmayan ihtiyaçları tamamen nefsaniyetimiz, nefsimiz ve egomuzdan ötürü yaratmışızdır. Bu yüzden de egonun terbiye edilmesi, kontrol altına alınabilmesi öncelikle zihinsel boyuttadır.

    Düşüncelerin derlenip toparlanması neyi, neden, ne zaman ve nasıl düşündüğünü bilmek ve fazlalıklı düşünceleri, zararlı düşünceleri adeta bir bilgisayardaki koruyucu program gibi dışarı atabilmek çok önemlidir. Çok fazla zararlı düşünceyi bir arada zihinde bulundurmak, otomatik şartlandırmalarla yaşamda hiç durmadan bir şeyler istenmesi gerektiğine ve hep daha fazlasına sahip olunması gerektiğine inanmak çok zararları olan düşüncelerdir. Ama maalesef kendi üzerinde disiplin uygulamayan ve hiçbir iç çalışma yapmayan toplum bireylerinin büyük bir çoğunluğuna, geneline de bu düşünceler hakimdir.
    Her zaman her şeyin en iyisine sahip olmak gibi yanlış bir kanı yaygındır. Neye göre iyi diye sormak gerekir ya da gerçek iyi nedir? demekte yeterlidir. Bu tip soruları sormadan hiç durmadan istemek egonun yüksekliğini gösterir. Oysa ki burada anlaşılması gereken şey, tüm ezoterik ve doğu öğretilerinin temeli olan “ne kadar az şeye sahip olursanız aslında o kadar çok şeye sahip olacaksınız!” bilgisidir ve bunu anlamak insan tekamülü için hem çok önemli bir aşamadır, hem de insanı bir realiteden diğerine sıçratacak güçte bir bilgidir.

    Düşünce enerjisini kontrol altında tutabilmek için en önemli uygulamalar düşünce boyutunda yapılabilecek değişiklikler ve uygulamalardır. Ayrıca yüksek enerjili ve kıymetli kitapların okunması, zihinsel çalışmalar, meditasyon veya yoga benzeri uygulamalar, arınma programları, fazlalıkların atılması için yapılan kendini bilme çalışmaları öncelikli olarak zihinsel boyutta yapılan uygulamalardır ve başlangıç noktasını oluştururlar. Yaşamda her şey disiplin ve uygulama ile değişebilir amaç disiplinin ve uygulamaların önemini kavramaktadır.

    Eyleme dökülmüş boyuttaki davranışlar, eyleme dökülmüş nefsani durumlar içinse azaltmalı bir programla uygulama yaparak, egonun gereksiz çıkışlarını giderek kısmak daha doğru olabilir. Nefsi eğitmek için arzu edilmeyen davranışı veya eylemi giderek azaltmak ve bunu küçük dozlarda alıştırarak yapmak moral açısından da daha uygundur. Önce fark etmek, o eylemi beğenmediğimizi görmek ve değiştirme arzusu duymak gerekir. Bu tip çalışmalarda insanın kendi gücüne inanması için başarı elde ettiğini de görmesi gerekir o yüzden birdenbire yüklenme yapmak bir geri dönüş şoku yaratarak, tüm programı bozabilir. Önce karar vermek, konuyu iyi anlamak, hazır olup olmadığını tartmak daha sonra da minik dozlarla uygulamalara başlamak en iyisidir.
     

Sayfayı Paylaş