1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Engellilerin en engellisi, asil ve cesur yürekli genç: Nick Vujicic

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve 'katniss' tarafından 28 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. 'katniss'

    'katniss' Üstat

    Katılım:
    13 Haziran 2013
    Mesajlar:
    1.477
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    2.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    memur
    Yer:
    Yerin altından
    Banka:
    1 ÇTL
    Engellilerin en engellisi, asil ve cesur yürekli genç: Nick Vujicic

    “Sözün bittiği yer!”denir ya... Öyle bir yaşam öyküsü ki, bizleri gerçekten sözün bittiği yere öteleyen…

    Yaşamda öyle anlar, durumlar ve tanıklıklar vardır ki, işte o zaman sözler duru(lu)r, duygular, yürek ve gözler nöbeti devralır! İçli duygular, dağlanan yürekler ve yaşlı gözler…

    O öykünün onurlu kahramanı, geçmişteki, büyüklü küçüklü tüm kişisel fırtınalarımızı, eksikliğini hissettiğimiz şeyleri bir anda dindirip yüreğimize ve zihnimize taht kurar!

    Onu görüp izleyince yaşamda gerçek güçlüğün, zorluğun ve üstesinden gelme azminin şaşırtıcı bir şekilde ayırdına varırız aniden.

    Bitti denilen yerde, söz gerçekten bitmiş midir? Bitmemiştir. Onun sözleri başlar o anda…

    1982 doğumlu, Avustralyalı, Nick Vujicic isimli genç adamın sözleri; “Mutluyum, yaşamayı seviyorum!”

    Bu dünyaya istediğimiz gibi gelemeyiz...

    Nasıl istediğimiz gibi gidemiyorsak, öyle...

    O da, tetra-amelia adlı bir sorun nedeniyle dünyaya kolları ve bacakları olmadan gelmiş. Başı, gövdesi ve onun hemen bitiminde sadece iki parmağı olan çok kısa bir sol ayağı var. Hayata böylesi büyük bir handikapla başlamış ama direnci, azmi ve yaşama olan bağlılığı neticesinde bunu avantaja çevirmiş cesur yürekli bir insan.

    O küçük ayağının iki parmağı arasına sıkıştırdığı kalemle yazı yazabiliyor, tutup kaldırmak istediği şeyleri yine bu şekilde başarıyor. Yine bu sayede dengesini sağlayıp vuruş yapabilerek futbol oynayabiliyor! Düştüğü yerden kendi başına kalkabiliyor. Golf de de başarılı. Sörf yapıp denizde yüzebiliyor. Finans planlama uzmanı olarak başarılı bir meslek yaşamı, arkadaşları, dostları var… Hatta hayatı paylaşmak için engel yoktur dercesine oldukça uzun süreli flörtleri de olmuş. Dünyanın dört bir yanını dolaşarak ‘moral konferansları’ veriyor. Yüzlerce insan bu konferanslara akın ediyor…

    Yaşam öyküsü tahminlerin ötesinde zorlu… Ne amaca yarayacağı konusunda büyük bir belirsizlik içinde başladığı ve sonuna kadar sürdürdüğü okul yaşamında alay konusu olmuş. Öyle ki, henüz 8 yaşındayken intiharı denemiş. Ama 12-13 yaşlarında, dünyayı daha iyi anlamaya başladıkça, aslında herkesin bir sorunu olduğunu kavramış. Bu çerçevede de başkaları için umut olabileceğini düşünerek “hayatın her şeye rağmen yaşanmaya değer” olduğunu önce etrafındakilere, giderek de konferanslarla tüm dünyaya anlatmaya başlamış dirençli, azimli ve cesur yürekli bir insan o.

    “Hayatın Daha Büyük Amacı” adlı DVD’si, “Kollar Yok, Ayaklar Yok, Sorun Yok” adlı kitabı satış rekorları kırmakta… Vujicic’in bugün, dünyanın dört bir yanında binlerce hayranı var.

    Birçok insan doğal bir içgüdüyle, onu dinleyerek, izleyerek, büyüklü küçüklü kişisel fırtınalarını, eksikliğini hissettiği şeyleri dindirip moral bulmaya çalışsa da Nick Vujicic’in bu onurlu yaşam mücadelesi bana biraz daha farklı bir şeyi anımsattı. Günümüzün; belirsizliklerin, değer yitimleri, karmaşa, telaş ve süreksizliğin mutluluklarımızı esir alıp bizleri çoğu zaman mutsuz kıldığı bu garip zamanlarında artık iyice azalan, seyrekleşen eski anlamlı değerlerimizi… Gerçek sevgi, dostluk, dayanışma, yardımseverlik, özgürlük, adalet, eşitlik, yurtseverlik vb… Bu değerler günümüzde ne kadar azalıp seyrekleşerek küçülseler de, var olan, kalan kadarıyla yine de her türlü güçlüğün üstesinden gelmeye hazır ve nazırlar! Tıpkı Nick'in o hemen her şeyin üstesinden gelen vücudu gibi!

    Haydar Ergülen'in "Unutulmuş Bir Yaz İçin" başlıklı şiirinden; " Her zaman paylaşılan duygular vardır / Yeri gelince ölümler de paylaşılır / Bölüşmek bir sevgiyi, ölümü ve dostluğu / Benzemez beyaz evlerden mavi sulara / İki ayrı yabancı gibi bakmaya...". dizelerini anımsayarak, bu dizelerin atmosferi içinde “bölüşmek bir yoksunluğu, direnci ve azmi ” diyerek bu gerçek öyküyü sizlerle paylaşmak isterim.

    "Engelliler bir toplumun aynasıdır" denir! O bunu çok aşmış. İnsanlığın aynası olmaya doğru ilerlemekte...

    Nick Vujicic nezdinde, sistemin fırsat buldukça inceden inceye dışlamaya çalıştığı engelli tüm insanları yaşamın gerçek kahramanları olarak gören engin sevgim, sonsuz ve cesur saygımla...

    Hayatın neşeli, mutlu ve güzel satırbaşlarında da buluşmak ve tartışmak dileğiyle...
     

Sayfayı Paylaş