1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Enver Gökçe, Türk Şair

Konusu 'Yazar / Şair' forumundadır ve Suskun tarafından 19 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Enver Gökçe,
    (d. 1920 Kemaliye Erzincan - ö. 19 Kasım 1981 Ankara),
    Türk şair.​


    1920 yılında Erzincan'ın Kemaliye (Eğin) ilçesine bağlı, Çit köyünde doğdu. 1929 yılında ailesiyle Ankara'ya göç ettiler. Burada özel bir ilkokulda okumaya başladı. Daha sonra Cebeci Ortaokulu' na girdi (1935). Ankara Gazi Lisesi'nin ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu (1947). Türk dilinin tüm kolları, Türkmence, Kırgızca, Karaimce, Göktürk ve Oğuz lehçeleri, İstanbul ağzı vd. üzerinde çalıştı, Divan Edebiyatı'nı uzmanlık derecesinde öğrendi/hakim oldu. Pek çok halk öyküsünü, masalını, bu arada da, Dede Korkut Masalları'nı derleyerek bugünün Türkiye Türkçesine kazandırdı. Sosyalist düşünceye yakınlaşmaya başladı. Türkiye Gençler Derneği'nin (Ankara, 1946) kurucu üyeleri arasında yer aldı. Mezuniyet sonrası, öğretmen olarak atanması siyasî polisin engeline takıldığından, iş bulduğu Yurtlar Müdürlüğü'nün İstanbul öğrenci yurtlarında çalışmaya başladı. 1951 Türkiye Komünist Partisi Tevkifatı'nda tutuklandı ve mahkemede en yüksek cezayı alanlar arasında yer aldı. Tutukluluğu sırasında ve mahkumiyet sonrası tutulduğu İstanbul Sirkeci'deki Siyasî Şube, Sansaryan Hanı'nın tabutluklarında iki yıl süresince çok ağır işkence gördü. Fiziksel ve psikolojik sağlığını önemli ölçüde yokeden, pek çok şiirinin ve ünlü destanı, Yusuf İle Balaban'ın kaybolmasına neden olan tutukluluk, hapislik ve sürgünlerin sonunda (1959) bu kez de işsizlik ve yoksulluk yakasına yapıştı. İstanbul ve Ankara'da yaşadığı acı deneyimler onun çok zor koşullar altında yaşamak zorunda kalacağı köyüne gitmesine neden oldu. Ağırlaşan hastalığı nedeniyle tekrar Ankara'ya dönmek zorunda kaldı. Kısa bir süre Bulgaristan'da tedavi gördü (1977). Son yıllarını Ankara'daki bir huzurevinde tamamladı. Enver Gökçe, 19 Kasım 1981'de yeğeninin Ankara'daki evinde öldü.

    Enver Gökçe, öğrencilik yıllarında, Nurullah Ataç, Ahmed Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer'in de katılımları olan, dönemin ünlü Halkevleri yayını, Ülkü Dergisi'nde görev aldı; ilk şiirleri (Ağıt, Bir Alıp Satıcı Gönül - 1943) ve yazısı (Çit Köyü - 1943) da burada yayımlandı. Ant dergisinde yayımlanan Köylülerime şiiri büyük yankı uyandırdı. Ant, Yağmur ve Toprak dergilerinin yayımında çalıştı. Daha sonra da şiirleri, 1940'lı yıllarda, Ant, Söz, Gün, Yağmur ve Toprak, Meydan, 1960'lı yıllarda şairin “yeniden keşfi”nin ardından, Türk Solu, Ant, nihayet 1970'lerde, Doğrultu, Yansıma, Yarına Doğru, Toplumcu Gerçekçiliğe Çağrı, Halkevi, Yapıt, Yaba, Yeni Adımlar, Türkiye Yazıları, Sanat Emeği gibi dergilerde yayımlandı.Toplumcu gerçekçi şiir akımının mensubudur. Mezuniyet tezi (1947) olan Eğin Türküleri, türünün ilk örnekleri arasındadır.

    Bazı şiirleri Zülfü Livaneli, Timur Selçuk, Sadık Gürbüz, Kerem Güney ve Ahmet Kaya tarafından bestelendi.

    1977 yılında, Devrimci Sanatçılar Derneği tarafından banda kaydedilen, "Kendi Sesinden Yaşamı" ve "Kendi Sesinden, Seçtiği Şiirleri ve Pablo Neruda Çevirileri", sürekli güncellenen bir Enver Gökçe bibliyografyasının, Enver Gökçe üzerine yazılanları ve kendi ürünlerini içeren bir kitaplığın bulunduğu, belgelerin, Enver Gökçe'nin fotoğraflarının ve Enver Gökçe'nin kendi çektiği bazı fotoğrafların izlenebildiği, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] web sitesinde dinlenebilmektedir.

    Enver Gökçe'nin bazı kişisel eşyaları köyünde, köylüleri tarafından anısına kurulan müzede sergilenmektedir.

    Eserleri

    Yazıları (bilinenler): Çit Köyü (Ülkü Dergisi, 1943), Sanat ve Sanatçı Üzerine (Yeryüzü Dergisi, 1951), Aşık Veysel'e Dair

    Kitapları: Kemâlettin Kamu (biyografi)-"Mustafa Gökçe" adıyla-(1958), Ömer Bedrettin Uşaklı (biyografi)-"Mustafa Gökçe" adıyla-(1958) Dost Dost İlle Kavga (1973), Panzerler Üstümüze Kalkar (1977), Yaşamı Bütün Şiirleri (1981), Eğin Türküleri (yazımı: 1947, kitap halinde ilk yayını: 1982).

    Çevirileri (bilinenler): Antil Masalları (1958), Hint Masalları (1958), Çin Masalları (1958), Mısır Masalları -"Mustafa Gökçe" adıyla- (1959), Çağımızın Büyük Şairlerinden Pablo Neruda’nın Şiirlerinden Seçmeler -"Mustafa Gökçe" adıyla- (1961), Dede Korkut Masalları -"Aydın Tataroğlu" takma adıyla- (1968), Pugaçef Ayaklanması/A. Gesinoviç (1969), Çocuk/Vera Panova (1972), Pablo Neruda Seçmeler (1975), Ömer Hayyam Rubailer (Dost Dost İlle Kavga'nın 1975'teki 2. baskısına ve 1977'deki 3. baskısına ek), Kelile ve Dimne/Beydaba (-"Aydın Tataroğlu" takma adıyla- ilk basım 1969; Enver Gökçe adıyla basımı, 2003).

    Kayıp çalışmaları (bilinenler): Yusuf ile Balaban Destanı (şiir/destan), Usta Nazar (masal), Şehzade ve Üç Turunçları (masal), Dünya Masal ve Efsaneleri (çeviri). Ve tutuklamalarda, gözaltılarda, aramalarda kaybolan, yokedilen sayısı bilinmeyen şiirler.
     
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    1909 - 1946
    Şair: Enver Gökçe
    ( Saffet Korkut için )
    Bir Saffet Hoca vardı dost bağında
    Hürriyet yoktu sağlığında
    Gün geldi gitti incecikken
    Yiğitken, güzelken, gencecikken.
    Şimdi ne kadar dost varsa arkasında
    Hasatçı, öğrenci, öğretmen
    Ne kadar gül varsa toprağımızda:
    Daldırma gül, ak gül, gonca gül;
    Ne kadar sevgili varsa arkasında:
    Tiyatro, iş, kitap, şiir, marş
    Yanar yanar ağlaşır cümlesi,
    Çoban ateşi hatırasında.
    Gavur müslüman demezdi
    "Kendisi için bir şey istemezdi"
    Yatak ölümü beklemezdi"
    Gitti vadesiz, gencecikken
    Yiğitken, güzelken, incecikken
    Ölüm, adın kalleş olsun!
     
  3. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    39 Harbi
    Şair: Enver Gökçe
    Gitsem de gitsem...
    Bir an için terk-i diyar etsem
    Biliyorum şu giden yoldur
    Nehirdir, ordudur
    Ve insanlara ait bir macera, bir sefer
    Ama
    Hicret mi, zafer mi, bozgun mu görsem
    Görsem
    Dost dediklerime zincir vuranlar kimdir?
    Açık ve Türkiyeli avuçlarımı
    Sıcak sakladım
    Buz tutmuş
    Eller içindi,
    Şimdi sargısız, merhemsiz, çaresiz geliyorum
    Şarapnel yarası kollar!
    Şimdi uzaklardan teklifsiz ve senin için geliyorum
    Kurşun yaralarından haber beklediğim
    Yabancı değilim yoksa
    Bir tanışmazlığım vardır
    Ve unutulmuşluğum.
    Çıksam, çıksam dağ olsa da yücesine
    Duyar mıyım, duyar mıyım top seslerini
    At boynundan aşan yiğidim
    Şu terkedilmiş toprak
    Şu yanan köy
    Şu devrilmiş araba
    Şu tank altındaki
    Senin sevdiklerin mi?
    Kömür işlenirdi,
    Kalem oynardı, yol döşenirdi,
    Güneşe selam durulurdu,
    Her gün başında
    Varsam görsem
    Görsem her şey yerli yerinde mi?
    Sana düşman oldum
    939 harbi
    Beni dostlarımdan ettin,
    Beni mahzun ettin
    Sefil ettin
    Şair ettin!
    Sana bin teşekkür
    Büyük ızdırap
    Bana sevmeyi
    Bana hakikatı
    Bana insanları öğrettin.
     
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Başlangıç
    Şair: Enver Gökçe
    Zaman akar, zaman geçer,
    Zaman zindan içinde;
    Biz mapusta gürül gürül yatardık
    Yılan çıyan içinde.
    Getirdiler ite kaka bir yiğit,
    Ayak çıplak
    Ak bir mintan içinde.
    Zaman zaman içinde
    Işık duman içinde
    Ve raviyan-i ahbar
    Ve muhaddisan-i ruzigar
    Şöyle rivayet
    Ve hikayet ederler kim:
    Beni adem zor bezirgan içinde
    Vardı bir Balaban.
     
  5. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Bir Milli Kurtuluş Türküsü
    Şair: Enver Gökçe
    Zalım!
    Hemi de kötü dinli gavur,
    Nasıl da bağdaş kurmuş toprağıma
    Gülümü harmanımı savurur!
    Kara gözlerini
    Sevdiğim oğlan,
    Bize oldu olan
    Topla Antep'i, Çukurova'yı
    İzmir'i, Urfa'yı, Konya'yı,
    Haydi ha!
    Ne durursun Munzur!
    Engini de deli gönül engini
    Kutluyalım şol kurtuluş cengini
    Hayını,
    Kompradoru, pezevengini,
    Vur
    Kara yeğenim vur!
     
  6. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Bir İhtiyar
    Şair: Enver Gökçe
    Gidiyorlar!
    Atları, terkileri,
    Göğüslerinde gümüş köstekleri yoktur.
    Gidiyorlar!
    Baş açık, yalın ayak, ardı arkasına
    Ümitten gayri ekmekleri yoktur
    Sen
    Vermişsin de sırtını meşeye
    Koca ihtiyar!
    Yolların, yolcuların
    Akşamla değişen şeylerin haricindesin.
    Hatıralarınla yaşıyorsun :
    İşte yine
    Getirdiler bohçasını önüne
    İşliği, çakmağı, tabakası,
    Çorabı, çakısı, ayakkabısı
    Ve Zonguldak treni,
    Zonguldak madeni, kömür havzası,
    Çakmağı, işliği, ayakkabısı.
    Ötede insanlar gidiyorlar.
    İşte yine getirdiler bohçasını önüne :
    Sarsan bir cigara daha
    Vursalar orta telden Emrah'ı
    Yüreğin tutar mı söylemeğe
    Başa gelen halleri?
    Bir buçuk ay gezdin dağları
    Avutmadı gönlünü
    Toprak kokusu, keklik kokusu, çiğdem, çiçekler.
    Keklikler konardı
    Bir o taşa bir bu taşa
    Ha deyip de çekemediğim tetiği.
    Kınasını oynatamadığın
    Düğününde oynayamadığın
    Körpe kuzu düştü yadına,
    İndin bahçeye :
    Dayadın sırtını duta.
    Domatesler kızarmıştı,
    Yılı değildi bal armudunun,
    Adam boyunu geçmemişti tınaz
    Sonra malum...
    Şimdi toprağa bakamıyorsun.
    Çifte salsan kara öküzü
    Gözlerine bakamıyorsun.
    Bütün gözler onun gözleri
    Bütün çalışanların emeği,
    Onun emeği,
    Sonra malum...
    Zonguldak treni
    Kömür dağları, kömür madeni
    ..........
    İnsanlar gidiyorlar
    Gurbete,
    Şehire,
    Kara,
    Sen bir efkar gelmiş de ağlıyorsun.
     
  7. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Bu Balabanın Dünyadan Göçtüğüdür
    Şair: Enver Gökçe
    Aklı karalı seçilirken su,
    Aklı karalı seçilirken ova,
    Aklı karalı seçilirken dağ
    Çakal, kurt, kuş, yılan ve tosbağa
    Ve ışırken ıpıl ıpıl üzümler
    Işırken orman
    Yusuf kuytuda otururdu
    Gözünü kekitmeden
    Eline filinta tüfek...
    Karşıdan gelirdi Balaban
    Ak yelek, gümüş köstek
    Atı zorlayı zorlayı.
    Yusuf bağırttı barutu
    Yalağın kenarından :
    "Al" dedi "lan"
    Düştü Balaban
    Karnı şorlayı şorlayı
     
  8. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Dost
    Şair: Enver Gökçe
    Ben berceste mısraı buldum
    Hey ömrümce söylerim
    Gözden, gezden, arpacıktan olsun
    Hey ömrümce söylerim!
    Bizsiz Ilgaz'ın çam ormanları güzel değildir.
    Hayda günlerim hayda
    Sırtını düşmana verdikçe
    Murat dagları güzel değildir,
    Dost dost ille kavga!
    Biz olmasak gökyüzü, biz olmasak üzüm,
    Biz olmasak üzüm göz, kömür göz, ela göz;
    Biz olmasak göz ile kaş, öpücük, nar içi dudak;
    Biz olmasak ray, dönen tekerlek, yıkanan buğday,
    Ayın onbeşi;
    Biz olmasak Taşova'nın tütünü, Kütahya'nın çinisi,
    Yani bizsiz
    Anne dizi, kardeş dizi, yar dizi
    Güzel değildir.
    Gel günlerim gel de dol
    Gel Aydınlım İzmirlim,
    Gel aslanım Mamak'tan
    Erzincan'dan Kemah'tan
    Düşmanlar selam ister
    Gözden, gezden, arpacıktan!
    Adana'nın pamuğu dokumada;
    Diyarbakır, Afyon, Kütahya fabrikada
    Ümit işkencede mahzun
    Tenim, ayaklarım uryan
    Ekmek işkencede mahzun
    Ve Divrik'in demiri arabada
    İşçi-köylü ve işçi birarada
    Söyle türküler yadigarı kardeş
    Söyle ağrılar yadigarı kardeş
    Neden alınterleri
    Nimetler, haklar haram oldu sana
    Gel gunlerim gel de dol
    Gel Aydınlım İzmirlim
    Gel aslanım Mamak'tan
    Erzincan'dan, Kemah'tan
    Düşmanlar selam ister
    Gözden, gezden, arpacıktan
    Sana selam olsun
    Hürriyetlerin meçhul olduğu dünya
    Canım Türkiye,
    Memleketimiz!
    Calısşn halklarıyla ümmi
    Calışan halklarıyla garip,
    Irgadı, esnafı, madencisi, iptidai aletleri
    Kadınları, erkekleri, hapishaneleri;
    Başı boş suları, dumanlı vadileri, yoz topraklarıyla,
    İşşizleri, realist şairleri, mücahitleri,
    Sokak şarkısı, keten helvası,
    Akşam Haberleri satanlarıyla memleketim
    Sana selam olsun
    Sürgünler, mahkumlar, hastalar
    Alacağın olsun
    Seni İstanbul seni
    Seni Bursa, Çankırı, Malatya,
    Sizlere selam olsun üniversiteler!
    Öğretmenleri alınmış kürsüler,
    Öğretmenler
    Sizlere selam olsun
    Hürriyeti yazan eller, dizen eller
    Sizlere selam olsun makineler
    Entertipler, rotatifler, bobinler
    Bu gülünç, aşağılık,
    Namussuz şeyler dışında,
    Sana selam olsun
    Zincirin zulmün kar etmediği,
    Kırbacın kar etmediği
    Büyük tahammül!
    Gel günlerim gel de dol!
    Gel Aydınlım, İzmirlim,
    Gel aslanım Mamak'tan
    Erzincan'dan, Kemah'tan
    Düşmanlar selam ister
    Gözden, gezden, arpacıktan
     
  9. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Gelmeyen Bahar
    Şair: Enver Gökçe
    Gel kardeşim, gel beri
    Hey kurt hey kuş hey börtü böcek
    Ah gidenler gelir mi geri
    Açar mı bugun dört bahardır kanayan çicek
    Demek
    Daha bizim yaşımızda
    İnsanlar ölecek.
     
  10. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Görüş Günü
    Şair: Enver Gökçe
    Bugün görüş günümüz
    Dost kardeş bir arada
    Telden tele
    Mendil salla el salla
    Merhaba !
    İzin olsun hapisane içinde
    Seni
    Senden sormalara doyamam
    Yarım döner cıgaranın ateşi
    Gitme dayanamam
     

Sayfayı Paylaş