1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ercan İntaş - Ben Deliyim..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 21 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    Yorgun ve yalnız kaldırımlara misafirim.
    Gecenin gözleri her daim
    üzerimdedir.
    Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem;
    Yüreğimi bir
    yerde bırakmışım, bıraktığım yerlerden çok uzaklardayım.
    Kapıları kapatmışım,
    üstüme, sürgüleri zihnime çekmişim..

    *

    Ben deliyim;
    ama çok şey bilirim.
    Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez benim için.
    Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu bir yere gidiyorum.
    Kara bir tren gibiyim, bir istasyondan bir istasyona, hep aynı raylar
    üzerindeyim.

    *

    Ben deliyim;
    Yağmurun yağması benim için romantik değildir, ben kurşun yağmurlarını
    bilirim.
    Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez, ay'ım hep mehtap halindedir,
    rüzgârlarım hep doğudan eser.
    Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken
    savaşmayı.

    *

    Ben deliyim;
    Benim mevsimim değişmez,
    kuşlardan sadece güvercini bilirim,
    yüreğim
    kanatlarıyla beraber çarpar.
    İnsanlardan sadece çocukları severim, onları da
    büyüyünce terk ederim.

    *

    Ben deliyim;
    Bağıra bağıra şarkılar söylerim, sessiz sessiz şiirler yazarım.
    Bilmediğim
    yerlerin, tanımadığım kişilerin resimlerini çizerim.

    *

    Ben deliyim;
    Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim.
    Telefon kulübeleriyle kavga
    ederim.
    Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım.
    Çıkmaz sokaklarda
    kendimi arar, bir de üstüne güzel hayaller kurarım.
    Sonra hayallerimle
    beraber suya düşerim.

    *

    Ben deliyim;
    Çayım sekiz şekerlidir.
    Parayı sevmem ama para için çalışırım.
    Dört yaşında
    aşık olduğumu, sonra babamın hiç başımı omuzuna dayamadığını hatırlar, hayal
    de olsa omuzlarında uykuya dalar, rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini
    hatırlamadığım halde.

    *

    Ben deliyim;
    Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz; kimseye düşman değilim, kimseye de
    dost olmadım.
    Ben kendime bile yabancıyım.
    Benim bana söylemediğim
    düşüncelerim vardır.

    *

    Ben deliyim,
    ben buralara ait değilim.
    Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem, etrafı
    surlarla çevrili bir şehrim, saat on ikiden sonra uyanan caddelerimi
    bilirim.

    *

    Ben deliyim.
    Çizilmiş sınırları reddetmişim.
    Ölüm kurşun olup yağmış üstüme, ben
    öldürülmüşüm ama ölmemişim.
    Duygularım hep sansüre uğramış.
    Ufacık bir
    bakış boğazımı düğümlendiririr.
    Neye hüzünlendiğimi bilmeden, hasretin en
    yoğun halini yaşarım.
    İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya, kendimi
    dağıtırım.
    Gözlerimin kahvesi gitgide koyulaşır, tüm insanlarınki
    kankırmızılaşır.
    Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner
    yüreğim.
    Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi.

    *

    Ben deliyim,
    ağlamamaya yemin etmiş gözlerim.
    Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük
    bir komedi dizisiyim.
    Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım.
    Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasından, sonra bir bidon
    gökkuşağına döküp yakarım gülü, külüyle birlikte zamana savrulurum.

    *

    Ben deliyim,
    geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım.

    *

    Ben deliyim,
    bağrı taşlarla dolu bir toprak parçasıyım.
    Bir uçtan bir uca kurumuşum.
    Karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim.
    Kar yağar üşürüm, güneş
    olur kavrulurum.
    Kimisi tükürür, kimisi öper ya; tükürene mezar, öpene
    lalezâr olurum.

    *

    Ben deliyim.
    Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi
    kapının eşiğine dikerim.
    İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime
    atarım ama, kendimi içine atacak bir yer bulamam.
    Anlamayana az gelirim,
    anlayana çok.
    Ne yarınlar birşey bekler benden, ne de ben yarınlardan.
    Dedim ya,
    ben deliyim.

    Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim.




    Ercan İntaş
     

Sayfayı Paylaş