1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Köşe Yazısı Erdoğan'ın Akbulut'u kim olacak

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 18 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.358
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.820 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], Özal döneminin başbakanı idi. Hakkında o kadar dedikodular çıktı ki boş kağıtlara imza attığı ve bu kağıtların gerektiğinde Özal tarafından lazım olunduğu gibi doldurulduğu bile söylenmişti. Hakkında çıkan fıkraların haddi hesabı yok. Hatta benim tarafımdan foruma eklenmiş fıkralar bile mevcut Yıldırım Akbulut hakkında :)

    Ama işin doğrusu bu değil arkadaşlar. Akbulut, başbakanlık yaptığı dönemde kesinlikle dik ve onurlu bir duruş sergilemiştir. Hatta bir görüşmede kendisine hava atmaya kalkan Irak eski lideri Saddam Hüseyin'e de gereken cevabı veren yine Yıldırım Akbulut idi.

    Ertuğrul Özkök, çok benimsediğim bir köşe yazarı değil. Dünkü köşesinde 17 O;cak 2013) Yıldırım Akbulut ile ile ilgili bir anekdot yayınlamış. Anekdot; Ahmet Bican'ın "Terörle Sınanmak" adlı kitabından...

    * * * * *
    [​IMG]ADAMIN boyu 1.85 civarında.

    Ayaklarını ileriye doğru uzatıp, neredeyse karşısındakinin burnuna sokmuş.

    Tabanı görünen ayakkabıları, karşısındakinin gözünde 48 numara gibi görünüyor.

    Yer, Ankara’da Başbakanlık binası.

    Adam Amerikalı bir senatör. ABD Kongresi Uluslararası İlişkiler Komitesi’nin üyesi.

    Karşısında oturan kişi ise, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı...

    Yanında Dışişleri Bakanı oturuyor.

    Amerikalı senatör, “Size Başkan’dan selam getirdim” diyerek söze başlıyor ve devam ediyor:

    Başkan güneyde açılacak kara cephesinin yanında, Türkiye’nin de kuzeyde bir kara cephesi açması konusunda sizden bir karar oluşturulmasını istiyor” diyor.

    Amerikalı senatör, resmen Türkiye’nin de Ortadoğu’da savaşa girmesini istiyor.

    * * *
    Türkiye Başbakanı, tabanlarını burnuna sokarak konuşan Amerikalıdan fevkalade rahatsız.

    “Hayır
    ” diyor ve devam ediyor:

    Hayır, ben vatandaşıma söz verdim, Türkiye karadan cephe açmayacak, savaşa girmeyecek ve bir tek Türk vatandaşının burnu kanamayacak”.

    Amerikalı senatör şaşırıyor:

    Ama Sayın Başbakan ben şimdi Türkiye Cumhurbaşkanı’nın yanından geliyorum, o bana Türkiye'nin cephe açacağı sözü verdi”.

    İşte o an Başbakan senatörü daha da şaşırtan bir şey yapıyor.

    Ona arkasını dönüp Türk Dışişleri Bakanı’na konuşmaya başlıyor:

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre icra makamı Cumhurbaşkanlığı değil, Başbakanlık’tır. Bakanlar Kurulu da politikamızı belirlemiş ve TBMM’den yetki almıştır”.

    Görüşme orada bitiyor...
    * * *

    Bu konuşma 18 Şubat 1991 günü Başbakanlık binasında geçiyor. Aktörleri de şunlar:

    Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan Yıldırım Akbulut, Dışişleri Bakanı Kurtcebe Alptemoçin.

    Ayaklarını uzatmış Amerikalı senatör ise Stephan Solarz.

    Olayı aktaran kişi ise o sırada salonda olan Basın Müşaviri Mehmet Bican...

    * * *
    ANAP Genel Başkanı Turgut Özal, Çankaya’ya çıkıp, yerine Akbulut’u oturttuğu zaman, herkes hükümeti de Özal’ın yöneteceğinden, Akbulut’un esamisinin okunmayacağından emindi.

    O nedenle siyaset lügatimizde “Akbulutlaşma” gibi bir kavram bile çıkmıştı.

    * * *
    Ama zaman bize bunun böyle olmadığını gösterdi.

    Akbulut bile Akbulutlaşmayı kabul etmedi.

    Şimdi düşünüyorum.

    Başbakan Erdoğan, bugünkü yetkilerle Çankaya’ya çıktığı takdirde, başbakanlık koltuğuna kim oturur?

    Çokpartili hayatımızın tanıdığı en güçlü başbakan olan Erdoğan, ona tam biat edecek bir başbakan bulabilir mi...

    Veya aşağıdaki gibi bir sahnenin gerçekleşmesine izin verir mi...

    Merakla bekliyorum...

    Akbulut, Akbulutlaşmadı...

    Erdoğan birini Akbulutlaştırabilir mi...

    (*) Bu olayı, eski Başbakan Tansu Çiller’in basın danışmanı Mehmet Bican’ın yeni kitabı “Terörle Sınanmak”tan aktardım. Birincisi gibi bu da çok ilginç ve renkli olaylarla dolu. (Truva Yayınları)
     
    Son düzenleme: 15 Mayıs 2016

Sayfayı Paylaş