1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ereğli'den Çıktı Sökün Eyledi Türküsü ve Hikayesi

Konusu 'Türkü/Hikayeleri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 9 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.787
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.079 ÇTL
    Türkülerin tadını hiçbirşey vermiyor arkadaşlar.Şimdiki gençliğin genelde dinledikleri ve akımları belli ama ne olursa olsun özümüzü kaybetmemeliyiz diye düşünüyorum.Öyle güzel anlatımlar varki türkülerde hayat var can var hikayeler var işte onlardan biri daha yaşanmış bir hayat hikayesinin türküye dökülen sözleriyle yapılan türkünün hikayesi..

    Ali Ercan Kara Kaş Gözlerin Elmas ve Niğde Türküleri adlı kitabında "Sabi Baba" isminde bir kişiden dinlediği bu türkünün hikayesini aynen şöyle anlatmaktadır:

    "Orta köyde Tahir efendi adında bir halk şairi varmış. Bu zât sazını kendi zevki için çalarmış. Altında atı terkesinde sazı şehir şehir kasaba kasaba dolaşırmış. Günlerden bir yaz mevsimi Ereğli'ye gezmeye gidiyor. Şehre girmeden bir ağaçlık su kenarında bir kaç aşiret çadırına rastlıyor. Çadırların bir tanesinden güzel bir kız ellerindeki helkelerisaçları iki bölükyakınındaki pınara su doldurmaya gidiyor. Tahir efendi kızı görünce aşık oluyor. Kendisini tanıtıyor ve Allah'ın emri ile de kıza evlenme teklifi yapıyor. Kız ise Tahir efendiyi ayaktan başa kadar süzdükten sonra teklifi kabul ediyor. "Yalnız babam Adana'ya gitti bir hafta sonra gelir o zaman gel ve beni babamdan iste" diyor.

    Tahir efendi hemen geri Ortaköy'e döner ve en yakın akrabasınaeşinedostuna durumu anlatır ve bir haftayı sabırsızlıkla bekler. O bekleye dursun kızın babası üç gün sonra dönüyor. Kızının durumunda bir takım değişiklikler seziyor. Vaziyeti başka bir şahıs tarafından da öğrenen bababu işe asla razı olmuyor. Hemen çadırıçatmayı yüklenip Adana tarafına doğru yollanıyor. Bir hafta geçiyor ve Tahir efendi dünürcülerini toplayıp Ereğli'ye hareket ediyor. Çadırın olduğu yere geldikleri zaman hepsi şaşırıyorlar. Çünkü çadırın yerinde yeller esmektedir. Tahir efendi Sevgili Hüsne'sinin ayak izinden başka hiçbir şeye rastlayamıyor. Sonsuz gam tülüne bürünen Tahir efendi çeker sazını vurur mızrabını ve bu türküyü yakar."


    (of of) Ereğli'den çıktı sökün eyledi
    Ara yatı Çiftehan'ı boyladı
    Zalım felek ne etti de eyledi eyledi
    Adana'ya bir kız geçti gördün mü

    (of of) Tekir'e vardım da hava bulandı
    Göçün önü Akköprü'ye dolandı
    Benim yarim Kavaklı'da sulandı sulandı
    Buralardan Hüsne'm geçti gördün mü

    (of of) Ay doğmadan Akköprü'yü geçtin mi
    Gün doğmadan mah yüzünü gördün mü
    Şekerpınarı'ndan bir su içtin mi içtin mi
    Adana'ya bir kız geçti gördün mü​
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş