1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Erkek Erkeğe Mutfak Sohbetleri : Pilav

Konusu 'Diyet / Mutfak' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 3 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    [​IMG]

    Öğlen yediğim pilavın tadını hiç beğenmedim. Yalnız tadı değil kıvamı da çok kötüydü. O halde bu iş nasıl yapılıyor diye yazayım herkes bu engin bilgilerimden faydalansın istedim.
    Efendim pilav yapmanın 4 aşaması vardır: ayıklama ıslatma pişirme demleme. Bu aşamalardan önce biraz ana maddemiz olan pirinçten bahsetmek istiyorum.
    Beyler marketten alış veriş yaparken paketlerin üzerini okuma alışkanlığınız yoksa bile pirinç alırken mutlaka okuyun. Bu pirinç denen nimetin benim sayabildiğim kadarıyla 17.543 çeşidi var. Marketlerde en fazla 10-15 tip bulunuyor ama olsun : Baldo lüks baldo kırık çıkık yaseminli jasminli( ukalalar) öz hakiki baldo pilavlık dolmalık çorbalık salatalıkkepekli glutenli gluteni alınmış gluteni alınıp sora yeniden koyulmuş nişastası hafifletilmiş ayıklanmış ayıklanmamışayıklayacak çocuk gelmediği için üzerinde ayıklanmış yazmasına rağmen paketin üzerinden taşları görünen.......
    Hangisini seçmeniz gerektiğine siz karar verin ben lüks baldo deneni kullanıyorum kendim alıyorsam. Önemli olan hangisini seçmişseniz bir daha hep onu almak. Çünkü bu pirinçlerin her birinin ayrı huyu var ve bütün tarifler bir yanaonu zamanla öğrenip doğru tadı buluyorsunuz.
    "Kendim alıyorsam" dedim ya bizim bir yerlerde bir tanıdıklarımız varmış onlar sağ olsunlar bize çuvalla gönderirler pirinci. Annem de yarım çuvalı bana verir. (Sanıyorum Çinli bu tanıdıklar. ) Dolayısıyla benim pirincin cinsi "annemin pirinci". Tarifleri buna göre vereceğim.

    Bir de Tosya ( Kastamonu'nun mis gibi çeltik kokan bir ilçesi) denen yerden geçiyorsanız yol kenarında pirinç satanlara denk gelirsiniz. Oralarda durup pirinç alacaksanız sakın muhabbet etmeyin pirinçlerin adını sormayın gözünüze kestirdiğinizden alın ve yola devam edin. Zira inanılmaz şirin Kastamonu şivesiyle size pirinçleri anlatmaya başlayan o teyze ve amcalar hayatınızın geri kalanında fobi geliştirerek pirinçten korkmanıza neden olabilirler : "Sarıkız da alabülükılçıklı da. Hepisinde az az verem hepisi ayrı gözel. Aha buna suyu az koya buna yarım koya aha buna bibıçık koya ama kavurmaya. Bunu daşı oğmaz bunda olu ayıklamadan yüme. Ba bundan da vere isteğsen. Neççen sen dolma diysen bununki güzel olu pilav diye aha bu." Anaaa bizim bildiğimiz pirinç Tosya'da destan olmuş da haberümüz olmamuş . Beni dinleyin hemen "götün götün gaçıverü" oradan.

    Neyse efendim. Pirincimizi seçtik artık. Başlayalım pilavımızı yapmaya.
    İlk aşama ayıklamadır dedik. Malum "pirincin taşı" olur. Bu taştan bir şey olmaz diyenler samimi bir diş hekiminiz yoksa sözümü dinleyin mutlaka ayıklayın. Bu ayıklama işi için genişçe bir tepsi kullanılıyor. Bir su bardağına pirinç doldurun ve bunu tepsinin bir kenarına tepeleme yığın. Tepsiyi alıp aydınlık bir yere gidin. Oturup tepsiyi dizinize koyun ve o tepeden ellerinizle pirinçleri yaya yaya tepsinin boş olan kısmına doğru çekin. O sırada taşları bulun ve alıp tablaya atın. Pirinçlerin arasında gördüğünüz kahve tanesi uzaktan kumanda tuşu kırmızı kalp gibi nesneler muhtemelen tepsinizin desenleridir heyecanlanmayın. Koyu ve düz renkli zemini olan bir tepsi bu iş için en idealidir.
    "Yok aydınlık yer yok dizimize koyalım ne yahu bunlar. Ben ayaküstü beş dakkada ayıklarım onu" diyen sevgili hemcinslerim istediğiniz bütün yöntemleri deneyin. En sonunda varacağınız nokta benin tarif ettiğim olacaktır
    Ayıklama işi bitince pilav yapımının en ciddi ve en beceri isteyen yerine gelinir : "pirinçleri tepsiden ıslatacağınız kaba boşaltmak". Hanımların "pıt" diye yaptığı bu işlem biz erkekler için tam biz zulümdür. O koskoca tepsiden o kaba o pirinçler bir türlü geçmek istemezler. Tezgahın üstünü ve yeri tercih ederler genellikle. Bu işlemi tamamladıktan sonra ilk başladığınızın yarısından daha fazla pirinciniz varsa başarılı olmuşsunuz demektir.
    Pirinçleri kaba aldınız. Onları iyice yıkamanız lazım. Pirinç zor yıkanır. Kabı defalarca suyla doldurup boşaltmanız ve pirinci bir kaç defa suda bekletmeniz gerekir. Günümüzde büyük şehirlerde bahsedilen su sıkıntısında pirincin ciddi bir yeri vardır. İster inanın ister inanmayın.
    Yıkandığına kanaat getirdiğiniz pirinci şimdi "ılık" suda biraz bekletmeniz gerekir. Bu sırada suya bir çay kaşığı da tuz atmalısınız. Bu bekleme süresi pirincin cinsine göre değişecektir. Ben fazla acele ettiğim zamanlarda 20 dakika kadarzamanım varsa 1 saat kadar bekletiyorum. Su ılık derler ama soğuk da olur. Yeter ki sıcak olmasın o zaman pişiyor çünkü.
    Islatma aşamasından sonra artık pişirme bölümüne geldik. Ayıklanan ve ıslanan pirincimizin ıslatma suyunu döküyor bir kaç kez daha yıkadıktan sonra :
    1. tencereye alıp 10-15 dakika kavurur yağtuz ve su ilave eder
    2. tencereye su tuz ve yağ ilave koyup sonra pirinci üzerine ekler
    3. tencereye yağ koyar pirinci yağla iyice kavurur üzerine tuz ve su ilave eder
    4. tencereye su koyar su kaynayınca pirinci yağı ve tuzu ekler​
    sonra kapağını kapatarak kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişiririz.
    Yukarıdaki 4 çeşit ve annenizden duymuş olabileceğiniz birkaç çeşit daha pilavın farklı pişirilme yöntemlerinden biridir. Sonuçlar arasında ciddi farklılıklar olduğunu söyleyemeyeceğim. Tabi pirinçleri kavurduğunuzda renkleri siyaha dönmüş ve bir kısmı da patlamışsa bilemem
    "Annem yaptığında da arada koyu renkli pirinçler oluyordu ama" diyenler onlar şehriye
    Tavuk ya da et suyu kullanacaksanız haricen başka yağ koymayınız.
    Burada önemli olan koyacağınız su miktarı. Pilavla ilgili yapılan muhabbetleri uzaktan dinleyenler matematikçiler ya da bahisçiler aralarında bir konu tartışıyorlar sanabilirler zira "bireiki birebirbuçuk önce bireiki koyup sonra yarım daha ilave ettim" gibi sözler sık kullanılır. Burada bahsedilen ne kadar pirincin ne kadar suyla pişirileceğidir. En genel kavram "1 bardak pirince 2 bardak su" olanıdır. Tabi burada sizin tepsiden kaba ve kaptan tencereye aktarmayı başarabildiğiniz kadar pirincin oranından bahsediliyor. Ona göre 2 katı kadar su koyacaksınız.
    Bu oranın gerçek olanı zaman içinde kullandığınız pirince göre sizin tarafınızdan öğrenilecektir. Hatta suyu az gelen pilava su ekleme ( pişmiş aşa su katma) tekniklerini de öğreneceksiniz zamanla. Güzel pilavın sırrı ona zaman ayırmakta ve önceleri çok kötü pilavlar yemekte
    Pirinciniz suyunu çektiğini kaşıkla şöyle bir karıştırarak anlayabilirsiniz. Ocağın altı kısık olduğu için bu su çekme yaklaşık olarak 20 dakika sürecektir. Ocağın altını çok açarsanız su daha çabuk çeker ama pilav pişmez. Arada tahta kaşıkla biraz tadına bakıp istediğiniz gibi olup olmadığını kontrol edin. Size pişmiş geliyor ( muhtemelen yanılıyorsunuzdur ama olsun) ve hala suyu varsa kapağı ve ocağın altını biraz açıp kalan suyu daha çabuk buharlaştırabilirsiniz.
    "Neden tahta kaşık kardeşim ben metal yemek kaşığıyla bakacağım" diyorsanız "bakın o zaman" derim. Bakınca neden tahta kaşık dediğimi anlarsınız. (bkz : yanıkta acil yardım)
    Pilavınızın suyunu yeterince çektiğine ve olduğuna kanaat getirince altını kapatıyoruz. Burada demleme aşaması başlayacaktır.
    Demleme dediğimiz "pilavın içindeki buharın pilav sıcaklığını kaybetmeden yoğunlaştırılarak pilavdan uzaklaştırılması tekniği"dir. Yani "temiz bir bez ya da bir kağıt havluyu tencerenin ağzına koyup kapağı kapatın 15 dakika bekleyin" demektir.
    Benim pilav için ayrı havlum var valla sizi bilemem.
    İyi bir pilavda pirinç taneleri normal hallerinde tek tek durmalıdırlar. Kaşığı ( çatalla yiyenler de varmış) daldırdığınızda taneler serbest salınımla kaşıktaki yerlerine karar veriyor ve bazıları nazikçe tabağa geri düşebiliyorsa bu iyi bir pilavdır.
    Kaşığı daldırdığınızda taneler kaşığın aralarına girmesine izin vermiyorsa kaşığı kaldırırken tabak da birlikte geliyorsaağzınıza attığınız kısımdan kaşık geri çıkmıyorsa ağzınızda çiğnediğiniz nesne ilkokul 4. sınıfta öğretmen sizi yakaladığında korkudan çiğnediğiniz kopya notlarınızdan daha kötüyse pilavı bıçakla keserek yemeniz gerekiyorsa pilavpilav olmamış demektir.
    Burada kendi ürettiğim bir özlü sözü sizlerle paylaşmak isterim :"Çok su lapa az su lata"
    Şimdi beyler; oturdunuz yiyorsunuz tadı gayet güzel olmuş mutfak zemininde 70 ve mutfaktan oturduğunuz yere kadar olan mesafede sizi takip eden 30 taneden daha az pirinç var; kendinizi son derece başarılı ve hatta neredeyse Mengenli hissediyorsunuz. O halde son bir test elinizi üzerinizdeki pantolonun cebine sokun oradan pirinç çıktı mı çıkmadı mı ?
    Cümleten afiyet olsun
    ( Beyler sabah kalktığınızda yatakta bir kaç pirinç olacak; korkmayın. O normal :D )
     

Sayfayı Paylaş