1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Erkek Menopozu; Andropoz

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve kelebek tarafından 21 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Andropoz erkek menopozu olarak da biliniyor.

    ‘Andro’ yani erkek ve ‘pause’ yani ara vermek kelimelerinin birleşiminden meydana gelen bu sözcük, erkekliğe ara vermek gibi düşünülse de aslında bu, gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Kadının üreme fonksiyonlarının sonlandığı menopozun aksine, erkekler andropoz sonrasında da üretkenliğe devam ediyor. Andropoz aslında testosteron hormonun düşüşüyle ilgili. Erkeklik hormonu testosteron, 40′lı yaşlardan itibaren düşmeye başlıyor ve 50′li yaşlardan itibaren bu azalma daha belirgin hale geliyor. Testosteron düşüklüğü yaşayan erkeklerde cinsel istek ve ereksiyon kalitesi azalıyor. Konsantrasyon kaybı, yorgunluk, kızgınlık, depresyon, kas kitlesi ve gücünde düşüş, kemik yoğunluğunda azalma ve organ yağlanması gibi sorunlar meydana geliyor.



    HERKESİ FARKLI ETKİLER
    Bununla birlikte testosteron seviyeleri düşen her erkek andropoza girmiyor. Öyle görünüyor ki andropozun fizyolojik olduğu kadar sosyal ve psikolojik hazırlayıcıları da var. Uzmanlar özellikle kilo fazlalığı, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp-damar sorunu yaşayanlarda orta yaş belirtilerinin daha ağır seyrettiğini belirtiyor. Bununla birlikte iyi bir aile ve sosyal yaşamı olmayan, stresini iyi yönetemeyen, hayattan keyif alamayan ve tatminkar bir yaşam sürmediğini düşünenlerde de andropoz belirtileri artıyor. Böyle erkekler andropozun getirdiği fiziksel yüklerle birlikte psikolojik ve sosyal eksiklikleri de yaşıyor. Çözümü; eşini, arkadaşlarını, giyimini, alışkanlıklarını değiştirmekte arıyor. Andropozun getirdiği değişikliklerle baş etmek istiyorsanız hazırlıklarınıza mümkün olduğunca genç yaşlardan itibaren başlamalısınız. Unutmayın! Hiçbir zaman çok geç değildir.

    İŞTE REÇETENİZ…
    İşe öncelikle fazla kilolarınızdan kurtularak başlayın. İyi bir egzersiz ve beslenme programıyla hem kalp-damar sağlığınızı koruyup, hem de kilo verebilirsiniz. Her gün 30-40 dakikalık hızlı tempolu bir yürüyüş yapın. Bu yürüyüşlere bir egzersiz uzmanının kontrolünde yapacağınız ağırlık ve esneme çalışmalarını da ekleyebilirsiniz. Alkolü günde en fazla iki kadehle sınırlayın ve tercihinizi kırmızı şaraptan yana kullanın. İşlenmiş şekerlerden, pastanelik ürünlerden, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden ve özellikle de fast-food’dan kaçının. Beslenmenize özellikle B6, B12 ve folik asit gibi B grubu vitaminleri ve çinko, magnezyum, selenyum gibi mineralleri ekleyin. Dinlenmeye, eğlenmeye ve tatillere mutlaka vakit ayırın. Eşiniz, çocuklarınız ve dostlarınızla daha çok zaman geçirin. Kitap okumak, sinema-tiyatroya gitmek gibi aktivitelerden yararlanın. Sabahları ve gece yatmadan önce sizi mutlu ve motive eden şeyleri düşünün. Meditasyon ve yoga yapın. Kaliteli bir uyku çekmenin yolunu bulun. 40′lı yaşlardan sonra testosteron seviyelerinizi mutlaka kontrol ettirin. Testosteron düzeylerinin kan analizleriyle kolayca ölçüldüğünü hatırlatalım. Testosteron seviyelerinizde bir düşüklük tespit edildiğinde, uzman bir üroloğun kontrolünde testosteron yerine koyma tedavisinden yararlanabileceğinizi de belirtelim.

    Dr. Ece Hattat
     

Sayfayı Paylaş