1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

ERKİN KORAY

Konusu 'Kim Kimdir ? - Biyografiler' forumundadır ve kAşİf tarafından 10 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. kAşİf
    Cesur

    kAşİf Düşünmek lazım.. Moderatör

    Katılım:
    15 Eylül 2014
    Mesajlar:
    4.495
    Beğenileri:
    6.750
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    kaşif
    Banka:
    2.463 ÇTL
    Türk Rock Müziği Sanatçısı 25 Haziran 1941 İstanbul doğumludur. Annesi İstanbul Belediye Konservatuarında Klasik Batı Müziği piyano öğretmeni olduğundan dolayı ilk enstrümanı piyano oldu. Hatta kendisine sorulduğu zaman: - Ben piyano çalmaya nasıl başlamış olduğumu bile bilmiyorum. Bu enstrümanı doğal olarak çalıyorum.Ben gitarcıyım!, der. Alman Lisesinde okurken aynı zamanda konservatuara da devam etti. Gitara başlama tarihi 1956, ilk konser ise (piyanoyla) 29 Aralık 1957 Galatasaray Lisesindedir. O konserdeki repertuarı veriyoruz: 1) Aint That a Shame - Fats Domino 2) Whole Lotta Shakin Goin On - Jerry Lee Lewis 3) Hound Dog - Elvis Presley 4) Im Walkin - Fats Domino 5) Dont Be Cruel - Elvis Presley Bu konser Erkin Korayın hayatının büyük bir dönüm noktasını teşkil etmiştir. O güne kadar Elektronik ve Atom Mühendisi olmak isteyen Erkin, belki kaderin cilvesi, belki de normal netice olarak, kendi tabiri ile Elektronik Müzik Mühendisi olur. O konseri, tam bir ay sonra 25 Ocak 1958 de Eminönü Halkevi, 20 gün sonra Alman ve arkasından Avusturya Lisesi konserleri izler. Ve artık önüne geçilemeyen bir konserler zinciri birbirini takip eder. Gazeteler kendisinden RocknRoll Kralı diye bahsediyorlardır artık... 1963 - 65 yılları arası askerlik yıllarıdır. Hava Kuvvetleri Caz orkestrasında Gitarist - Solist olarak görevini yapar. Söylediği şarkıların notalarını 14 kişilik orkestraya yazar. Rock şarkılarını büyük orkestra ile söylemek çok şahane bir olaydı. Neredeyse askere tekrar gideceğim geliyor, diye bahseder o yıllardan... Askerden sonra olayı yerinde incelemek amacıyla doğru Almanyaya gider. O sırada Beatlesın da oradan şöhret olmuş olduğu, müziğin kalbinin attığı yer sayılan Hamburgdaki Star Clubda alır soluğu... Her gün en az üç İngiliz grubu çalmaktadır Star Clubda... Onları yakından izler. Bir çoğuyla da tanışır. Amaç Türkiyede yapılacak olan şeyin hakkını vermektir. Bu arada Hiccups adlı bir Alman Grubuyla da sahneye çıkmayı ihmal etmez. Ki, daha sonra o grubun basçısı Bernhard Weberi yanına alarak dönecek ve bu olay Türkiyede Hard Rock döneminin başlangıcı olacaktır. Diğer yandan ilk Elektro - Bağlamayı da Şemsi Yastımana tarifini vererek yaptırıp, o konuda da bir ilk olur. Ben sazcı değilim. Saz çalanlara örnek olsun diye yaptım, der ama, sahnede kullanmayı da ihmal etmez.İki yıl sonra, askerden önce yaptığı Bir Eylül Akşamı adlı plak (kendi öyle diyor) sayılmazsa, ilk plağını dolduruyor: Kızları Da Alın Askere - Aşk Oyunu. Onu Anma Arkadaş, Sana Birşeyler Olmuş, Kendim Ettim Kendim Buldum gibi 45lik plaklar takibediyor. (Diskografi bölümünde, çıkmış olan plakların tam listesini bulabilirsiniz) 1971de Fransaya gider, döndüğünde Yağmur piyasaya çıkar. 1974te ise Şaşkın, Fesuphanallah, Estarabim, Arap Saçı ile bu sefer başka bir döneme imzasını atar. Sonra uzunca bir yurtdışı seyahati 1975 -1984 yılları arasına rastlar. 1983 yılında Kanadada bir kız çocuğu sahibi olur. Bu onun dönüş sinyalidir. Çünkü: Ben çocuğumu en az 18 yaşına kadar Türkiyede büyütmek isterim, der. Dönüşten sonra özel durumları yüzünden, kızı ayağa kalkacak yaşa gelinceye kadar bir aradan sonra, yine bir İLKe adını yazdırır: İstanbul Beyoğlunda BİLSAK (Bilim, Sanat, Kültür Merkezi) nde ilk Rock Bar açılır. Bu da Ellisinden sonraki ilk ..., diyor kendisi bu işe... Şimdi yüzlerce Rock Bar var Beyoğlunda... Orada eşine rastlanmayacak değişik bir formasyonla sahneye çıkar. Önünde klavye ve sırtında gitar... Her babayiğidin harcı olmayacak bir gösteri yapıyor Erkin Koray sahnede... HAKKINDA YAZILANLAR Bir Erkin Koray Kitabı Münir Tireli, Gökhan Aya Ada Müzik Kitapları ..varlık yokluk derdini şu kafandan sil bırak densiz işleri de kendini bilgerin şöyle, bir derin nefes al.kaç nefes alacağın var ya, hiç belli değil .-Ömer Hayyam xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx erkin korayın hayatı Yazan: Önder Ergun Doğu ile batının en cilveli buluşma noktalarından biri olan şehri İstanbul da, 1941 yılının 24 Haziran gününde dünyaya gözlerin açtı. Babası Enver, annesi Vecihe *Koray*dı. Vecihe hanım; *Erkin* i, İstanbul belediye Konservatuarında sanat hayatına başlamasının bir yıl sonrasında, otuz dört yaşında dünyaya getirdi. Piyanistliği *ilk* zamanlarda icracı olarak sürdürmekteydi. İstanbul şehir orkestrasındaki müzisyenliği dışında solo konserleri de olmuştur. Nedeni meçhul, bu tür çalışmalarını aza indirgedi ve hayatını konservatuarda öğretmenlik yaparak devam ettirmeye karar verdi. İşte bu vakitlerde 1943te *Erkin* in, Korkut adını verdikleri kardeşi dünyaya geldi. *Erkin*, beşinci yaşını bitirirken annesinden piyano dersleri almaya başlamıştır. Müzikle beraber büyüyen *Erkin*, Alman Lisesinde okumaya başladı. 1955/1956 yıllarında rock müzikle tanıştı. İki arkadaşıyla beraber rock şarkılarını kendi zevklerine göre çalmaya başlayan *Erkin **Koray* bir tanıdıkları sayesinde konser verme imkanı buldular. 1957nin 29 Aralık günü Galatasaray Lisesinde *ilk* konserini verdi. Bu konser; hem *Erkin **Koray* ın sahne hayatına start vermiş, hem de Türkiye deki rock müziğinin miladını belirlemiştir. *Erkin **Koray* ın Amerikalı bir asker sayesinde *ilk*elektro gitara sahip olması görüşleri arası ihtilaf olsa da bir rock müzisyeni olarak elektrikli gitara sahip *ilk* Türkiye Cumhuriyeti müzisyeni olduğunu söyleyebiliriz. Mühendislik okumayı düşünen *Koray*, müzikle uğraşmaktan daha çok hoşlanıyor ve git gide okuyacağı okulla ilgili düşünceleri değişiyordu. Büyük bir ihtimalle bu yüzden ailesi ile girdiği tartışma sonucu on yedi yaşında evi terk etti. Birkaç konser daha veren *Koray*, 1958 senesinde yoğun iş teklifi almaya başladı. *İlk* düzenli programına Moda Rainbow Otelinde çıkmaya başladı. Kısa süre sonra Cadde Bostan Gazinosuna transfer oldu. 1959 yılında 18 yaşındaki * Koray*, klüplerden aldığı cazip teklifleri daha iyi değerlendirmek amacı ile *Erkin Koray Ve Ritimcileri *adındaki *ilk* grubunu kurdu.*1962* yılında İstanbul, İzmir ve Ankara klüp çevrelerinde popüler bir hale gelmişti ve * 1962*nin sonlarına doğru *ilk* plağı *Bir Eylül Akşamı* adı altında piyasaya çıktı. O dönemde kentli dinleyicinin hiç hoş gözle bakmadığı Türkçe sözlü şarkı formatıyla marjinal bir çalışma olarak karşımıza çıktı ve bu plak Türkiyenin *ilk* ciddi rock plağı olarak tarihteki yerini almıştır. 1963ün baharına doğru askere giden *Koray*, askerliğini 1965 yılının sonbaharında Hava Kuvvetleri Caz Orkestrasında gitarist olarak tamamladı. Kendi deyimiyle Avrupa ülkelerine felsefe ziyafeti için çıktı. *Koray*, Aralık 1965deki dönüşünde karşılaştığı önemli bir durum ise Almanya günlerinden beri makas vurdurmamış olduğu saçlarıydı. *Koray*, 1966 yılına gelindiğinde iki başarısız hamlede bulundu: Bunlardan biri; Altın Mikrofon yarışmasıydı, bir diğeri ise; *Balla Balla* adında çıkardığı ikinci plağı oldu. Tekrar klüp çalışmalarına dönen *Koray*, Ocak 1967de *Erkin Koray Dörtlüsü* adındaki yeni grubunu kurdu. İstanbul Plak tarafından fark edilen *Koray* 1967 yılında çok tutulan 45liği Kızları da Alın Askere yi çıkarttı. Bu çıkışı 1967de piyasaya sürdüğü Anma Arkadaş 45liği ile devam ettirdi. 1968 yılında artık ülke çapında tanınan biri olmuştur. 1968de tekrar Altın Mikrofon yarışmasına katıldı. *Çiçek Dağı* adlı türküyü düzenleyen *Koray* dörtlüsü bu yarışmada dördüncü oldu. Bir süre sonra bu grubu dağıtan *Koray* 1969un yazında, *YER ALTI DÖRTLÜSÜ *adı altında yeni bir grup kurdu ve 1969 yılında bu grubuyla *ilk* plağını* Aşka Dönüyorum *adıyla çıkarttı. 1970 yılına yaklaştığında grup ikinci plağını Yine Yalnızım gibi aranjman mantığıyla yaptı. Bir sonraki 45liği ise Nihansın Dideden ile artık kimliğini oturtturmuştu. Bu yıllarda kısa zamanda sesini duyuran Orhan Gencebay ile tanıştı. Sentezleme girişimini benimseyen Senden Ayrı adlı 45liğini, daha sonrada Kıskanırım adlı 45liğini çıkarttı. Bu plakta, en çok ilgiyi plağın arka yüzündeki ilahi Morluk adlı parça gördü. *Koray* 1971in Mayıs ayında dönemin ünlü müzik muhabir Arda Uskan ile Fransaya gitti. Fransadan dönen *Koray*, *Erkin Koray Süper Group *adında yeni bir grup kurduğunu ilan etti. 1971in Aralık ayında bu grup *ilk* plağını Yağmur olarak piyasaya sürdü. *Koray*, bu plakla arabesk tavrını sürdürüyordu. Arka yüzdeki *aşka inanmıyorum* parçası bir hayli ilgi görmüştür ve bu albüm 1972 yılının en çok satan 45liklerinden biri olmuştur. 1972 yılının Şubat ayında ise Sen Yoksun Diye adlı ikinci 45liği çıkartmıştır. Plağın arka yüzünde dönemin en çok sevilen parçası *Goca Dünya* yer alıyordu. 1972 yılında *Erkin **Koray* Süper Group un tarihe karıştığını açıkladı. Aynı müzikten hoşlanan bas gitaristçisi Özkan Uğuru alarak *TER* adında yeni bir grup kurdu. Bir Orhan Gencebay bestesi olan *Hor Görme Garibi* ile grup 45liğini dinleyicilere sundu, plağın arka yüzünde* Züleyha *adında nefis bir sentez parça kaydetmişlerdi. TER topluluğu 1973ün sonlarında sessizce dağıldı. Para sıkıntısı çeken *Erkin **Koray* Mayıs 1973de Mesafeler adlı plağını çıkartmıştır ve bu plaktan üç ay sonra *STOP! ERKİN KORAY* adlı yeni grubunu kurmuştur. 1974 yılında çocukluk arkadaşı olan Müge ile evlenen *Koray*, *ilk* kez kendi başına çıkıyor ve istediklerini rahatça ortaya çıkartmak istiyordu. 1974ün Mart ayında çıkarttığı Şaşkın 45liği ile büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu plak *Erkin*in ikinci büyük çıkışı olmuştur. Elektro sazında mucidinin *Erkin **Koray* olduğuna dair yaygın bir kanaat var. 1974de yapmak istediği bir çalışma ile çıkışı devam etti. *Elektronik Türküler,Karlı Dağlar,Sır,Hele Yar.* Kısa bir kayıt molasında yaptıkları ilginç *Korkulu Rüya*nın ardından *Fesupanallah* ve *Yalnızlar Rıhtımı* plağın *ilk* yüzünü oluşturuyordu. Plağın arka yüzünde ise Ürgüplü Refik Başaranın ünlü türküsü Cemalim yer alıyordu. 1975 senesinde arabesk tarzında çalışmaya yönelen *Koray*, *Estarabim* 45liğiyle devam etti. 1975 hitleri arasına girdi. Avrupa seyahatine devam eden *Koray* 1976 yılının Mayıs ayında Arap Saçı adında bir 45lik daha çıkarttı. 1976 Temmuzunda *Koray*, *The Great Error* adı altında bir grup kurdu. Kervan plakla mukavele imzalayan grup *ilk* 45liğini Ekim 1976da Cümbür Cemaat adıyla çıkardı. Avrupa turnesine giden grup tutunamadı. *Koray*, Haziran 1977de *Erkin Koray Tutkusu *adı altında bir 45lik daha çıkardı. Eski dostlarının yardımıyla çıkan bu albümde iki güzel parça, enerjisi ve gitar sololarıyla dikkat çekiyordu. İlki *Allah Aşkına,* ikincisiise *Varsın Ekmeğimde, Varsın Suyumda, Yalnız Sen Varsın Hasta Ruhumda.* Politik çatışmaların had safhaya ulaşması, can güvenliğinin tehlikede olması nedeni ve ailevi sebeplerden 1977de eşinden boşandı ve Almanyaya gitti. 12 Eylül darbesini yurt dışında öğrenen *Koray*, 1981in sonlarına doğru ülkeye geri döndü. Temmuz 1982de *Benden Sana* adlı albümünü çıkarttı. Bu albümünün tutulmamasıyla maddi sıkıntıya düşen *Koray*, Kanadaya gitti. 1983ün yazında tekrar ülkeye dönen *Koray*, yeni kaset çalışmalarına başladı. Kayıtları iyi bir stüdyoda yapmak için Almanyaya giden *Koray*, orada beyin kanaması geçirmiştir. Kölnde tedavisi sürerken 1983 Aralığında yeni *albümü * illa ki piyasaya çıkmıştır. Bu albümde dikkat çeken; *Deli Kadın,Tek Başına* gibi iki güzel parça vardı. 1984de *Koray*, artık TRT ekranlarında görülmeye başladı. 1985in sonbaharında *Ceylan* *albümü* ve*albümü*ayakta tutan *Çöpçüler* şarkısı vardı. Bu albümün tutulmasına rağmen korsan kasetçilerden dolayı para sıkıntısı çeken *Koray* H. C. Restaurant adında bir pizzacıda çalışmaya başladı. 1986 yılının sonbaharında Gaddarı piyasaya sürdü. 1990lara yaklaşırken gençliğin belirli bir kısmı rock dinlemeye başlıyordu. 1989 yazında *Koray*, en enerjik çalışmalarından biri olan *Hay Yam Yam* adlı albümünü çıkarttı. Bu albümünde *Hayat Katarı*da *Hay Yam Yam* kadar ilgi görmüştür. 1990 yılında Müzik beni bırakmadıkça, benim müziği bırakmam söz konusu olamaz diyen *Koray*, bu yılda manası üzerinde *Tamam Artık* adlı albümünü piyasaya sürdü. Bu albümde eski parçaları da bulunuyordu.Öyle Bir Geçer ve yeni parçası Hare Krisha doğu felsefesinin derin etkisi altında kaldığını gösteriyordu. 1991 senesinde Gülhane Parkında verdiği ateşli konserle, genç dinleyicilerini büyülemişti. Bu konser *Tek Başına Konser* adıyla albüm halinde piyasaya sürüldü. Bu arada 1980lerin ortalarında söylenmeye başlanan *Rockın Babası Erkin Koray, Erkin Baba* gibi tanımlamalar git gide çoğalıyordu. Bundan sonra dinlenmeye çekilen *Koray*, Haziran 1996da tekrar döndü. *Gün Ola Harman Ola* adıyla bir albüm çıkardı, bu *albümü* kaset ve CD formatında piyasaya sürüldü. *Akrebin Gözleri,Öfke,Mezarlık Gülleri* gibi sert rock parçalarının yanı sıra *Melek misin?, Mermer gibi* hoş ve duygusal parçaları toplamıştı. Bu güzel albümün ardından 1998 yılında *Devlerin Nefesi* adlı albümünü çıkarttı. Bu *albümü* çıkartmayı düşünmeyen *Koray*ın son *albümü* (şimdilik) olmuş oldu. 60 yıllık bir dev. Türkiye rockının tartışılmaz ismi *Erkin **Koray*, hala bar programlarına ve zaman zamanda konserlerine devam etmektedir. HABER Erkin Koray kaza geçirdi 29 Aralık 2012 Türk rock müziğinin ünlü ismi Erkin Koray, Muğlanın Bodrum ilçesinde trafik kazası geçirdi. Ünlü rock müzik sanatçısı Erkin Koray, Bodrumda trafik kazası geçirdi. Alınan bilgiye göre, Turgutreis beldesi Atatürk bulvarında Erkin Korayın kullandığı otomobil, Köksal Boztaşın kullandığı motosikletle çarpıştı. Kazada, motosiklette yolcu olarak bulunan Sevilay Boztaş, çarpmanın etkisiyle yolda bir süre sürüklendi. Sol bacağından yaralanan Boztaş, olay yerine gelen ambulansla Bodrum Devlet Hastanesine kaldırıldı.
     

Sayfayı Paylaş