1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Eşinizle Mutlu Olmanın Sırları

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve yaren* tarafından 13 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    Gösteremiyorsa Siz Gösterin
    [​IMG]
    Sevgisini gösterememek kişinin geçmişiyle ilgili. Ailesinden yeterli sevgi, takdir görmeden büyümüş kişiden evlenince eşine sevgi göstermesi beklenemez. Sevgiyi gösterebilme anne ve babadan öğrenilir. Eşiniz sevginizi gösteremiyorsa, siz açıkça gösterin. Hem evde hem de ev dışında (anne-babanız, kayınvalide ve kayınpederiniz, akrabalarınızın yanında) toplumun hassasiyet gösterdiği sınırlara riayet ederek gösterin. Eşiniz buna alışkın olmadığı için tepki gösterebilir. Bunu anlayışla karşılayabilirsiniz. Şunu unutmayın ki, herkes belli etmese de sevilmekten hoşlanır. Bu yöntemi eşiniz sevmeyi öğreninceye kadar devam edebilirsiniz.
    Eşinizin Nasibiniz Olduğunu Kabul Edin!
    Eşinin nasibi olduğunu kabul etmek, bunun hikmetleri olabileceğini düşünmek davranışların daha olumlu olmasına neden olur. Evliliğinin varlığını bu pencereden değerlendirebilen kişi, eşiyle daha sağlıklı iletişim kurarak mutluluğu yakalayabilir.

    İdeal Yaş Farkı Kaç Olmalı?
    İletişim sorunlarının yaşanmaması için yaş farkının fazla olmaması tavsiye ediliyor. Eşler arasında 5-8 yaş farkın olması daha uygun. Fark 15 ve üzeriyse sorun yaşama ihtimali daha yüksek. Bu kişiler daha sabırlı olmalı, eşlerinin dünyaya aynı gözlükten bakmadığını bilmeli ve davranışlarını buna göre şekillendirmeli

    Kötü Söz Akla Geldiğinde Biraz Bekleyin!
    Kötü sözle karşılaşan kişi iletişimsizliği tercih edebilir. Bu durum eşlerin birbirlerinden uzaklaşmasına neden olur. Kötü söz akla geldiğinde yutkunmak, dili hafifçe ısırmak, 10 saniye kadar sessiz kalmak veya içinden 10′a kadar saymak, mekân değiştirmek yapılabilecek önlemlerden. Bu eylemler basit ama işlevi büyük. Çatışmayı önleyerek sorunun büyümesini engeller.

    Geçmişteki Yanlışı Hatırlatmak Zarar Verir..
    Evlilikte sorun yaşamak istemiyorsanız geçmişi bugüne getirmeyin. Sorunu çözmeden rafa kaldırmak da uygun değil. Böyle yaparsanız en küçük uyarıcıyla tekrar canlanır. Sorun masaya yatırılmalı, çözüm yolları bulunmalı, uygulanmalı ve dosya kapatılmalı. Sorun çözülmezse olay sürekli canlanır. Sonra da “sen bana iki sene önce şunu yapmıştın” ya da “bana bunu neden söyledin” cümleleriyle karşılaşılır. Haklı olsanız dahi konuyu canlı tutmamaya çalışın. Yapılan hatadan pişmanlık duyuyorsanız “Evliliğimizi nasıl daha iyi hale getirebilirim?” düşüncesi daha akılcı.

    Hatalı Davranışlar Kabullenilip Düzeltilmeli
    Son yıllarda boşanmalar gözle görülür şekilde arttı. Geçmiş yılların aksine boşanma nedenlerinde ilk sırayı artık ekonomik sıkıntılar almıyor. Günümüzde boşanmaların temelinde yatan en önemli faktörlerden biri eşler arasında sağlıklı iletişimin kurulamaması. Bu da ancak eşlerin birbirlerini tanımalarına, farklı özelliklerde olduklarını kabul etmelerine bağlı. Boşanmaların yüzde 40′tan fazlasının evliliğin ilk beş yılında yaşanmasının nedeni de bu. “Evliliğimi kurtarmak veya daha iyi hale getirmek istiyorum.” diyen kişiler davranışlarıyla kıyaslamalı. Sonra da varsa hatalı davranışını düzeltmeye çalışmalı.​
     

Sayfayı Paylaş