1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Etobur bitkiler

Konusu 'Resimler' forumundadır ve jeriko tarafından 26 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    Bazı bitki türlerinin avını yakalamak için kullandıkları tuzaklar insanı hayrete düşürmektedir.

    `Böcek kapan bitkiler`, `böcek yiyen bitkiler`, `etobur bitkiler` gibi değişik isimlerle adlandırılan elleri ve ağızları olmayan bu etçil bitkiler mükemmel tuzakları sayesinde karınlarını doyurmaktadırlar. Yer yüzünde 600 civarında tür ile temsil edilen bu bitkilerin her bir kendine özgü avlama mekanizması bulunmaktadır. Tuzaklar genelde yapraklar tarafından oluşturulmaktadır.

    Bu bitkilerden en iyi bilineni Sinekkapan (Dionaea muscipula) bitkisidir. Bu bitkinin diğer bir adı Venüs bit-kisidir. Genel olarak Amerikanın Carolina eyaletinin bataklık bölgelerinde yaşarlar. Genellikle büyük karıncalarla beslenir ama bazen küçük kurbağalar, sinek ve örümceklerde tuzağına düşebilir. Yaprağının rengi ve nektarının cazibesine kapılan küçük canlılar kenarları sivri kirpiklerle kaplı ve açıkken çanağı andıran bu tuzakların içine beslenmek için girerler. Yapraklar, yüzeyindeki tüylere dokunulması sonucunda bir saniyeden kısa bir sürede kapanır. Yakalanan hayvan kurtulmak için yaptığı her hamlede bitki daha fazla sindirim sıvısı salgılar, sonunda yakalanan canlı boğularak yada ezilerek ölür. Birkaç gün süren sindirim ve soğurma işlemleri sonrasında sindirilemeyen sert kısımlar dışarı atılır.

    Kası bulunmayan sinekkapan bitkisinin böyle hızlı kapanan yapraklara sahip olması bilim adamlarını çok şaşırtmıştır. Araştırmalar sinekkapan bitkisinde elektriksel bir sistemin var olduğunu göstermektedir. Bitkinin yaprağının her iki kanadında bulunan üçgen şeklinde dizilmiş üçer tane tüyün fiziksel uyarımları elektriksel uyarımlara dönüştürebilme özelliği olduğu ortaya çıkmıştır. Tüyler yeterince uyarıldıklarında elektrik sinyalleri bitkinin dokuları boyunca iletilerek büyük motor hücrelere ulaştırılıyor. Sinyaller yaprağın iç tarafındaki hücre zarlarının geçirgen hale gelmesini ve içindeki suyun hızlıca boşalmasını sağlıyor. Hidrolik basıncını kaybeden hücreler delinmiş balonlar gibi sönünce yapraklar hızla kapanıyor.

    Sinekkapan bitkisinde nektar salgılayan bezler sadece yaprak kenarlarında bulunmaktadır. Çok küçük böcekler tüylere dokunmadan bu nektardan beslene bilir. Yaprakdaki bezlerin kenar konumda bulunması yaprakların gereksiz yere kapanmasını önlemektedir. Bunun dışında tüylerden birine iki kez dokunulmaması yada iki ayrı tüye temas edilmemesi durumunda tuzak çalışmaz . Hatta birinci dokunuştan sonra ki dokunuş yaklaşık yarım dakika içinde gerçekleşmezse sistem yine çalışmamakta. Bu özellikler sayesinde yağmur sularının tuzakları boşuna çalıştırması önlenmektedir.

    Diğer bir etobur bitki `güneş gülü`(Drosera) bitkisidir. Bu bitkilerin çoğu Avustralya`da yaşamaktadır. Güneş gülü bitkisinin yaprakları ip yada küre şeklinde veya yuvarlak olabiliyor. Yaprakların uçlarında güneşteki çiğ tanesi gibi parlayan dokunaçlar bulunur. Dokunaçlardan nektar, yapışkan madde ve sindirim enzimleri salgılanır. Yapraklardaki yapışkan nektar sineklerin, kelebeklerin, teyyare böceklerinin bitkiye yapışıp kalmasını sağlar. Nektara yapışan böcek kurtulmak için çaba gösterir ama kurtulmak için yaptığı hareketler daha fazla yapışkan madde salgılanmasına neden olur. Her hareket sonrasında daha fazla dokunaç böceğin üzerine kıvrılır ve böceği yapışkan nektara gömer. Nektar içinde boğulan böcek yavaş yavaş sindirilmeye başlanır.

    Güneş gülü bitkisinde sinekkapanda olduğu gibi bir sinir sistemi bulunmaz. Buna rağmen kum taneleri ve su damlaları bazı böceklerden ağır oldukları halde dokunaçları harekete geçirmez. Çünkü dokunaçları hare-kete geçiren unsur avın sürekli kurtulmak için kımıldamasıdır. Dokunaçların bir böceği yakalayıp hazmetmesi ve eski konumuna dönmesi yaklaşık bir yada iki haftayı bulmaktadır. Bu dokunaçlı yapraklar ölmeden önce 3-4 böceği sindirebilme kapasitesindedir.

    Mükemmel tuzak mekanizmasıyla donatılmış etobur bitkilerden biride Torbaotu bitkisidir. Bilim dünyasında `Utricularia` adıyla bilinen torbaotu kökleri bulunmayan su bitkisidir. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yayılmış 200 den fazla türü bulunmaktadır. Hiçbir yere bağlanmadan suda yüzen torbaotu bitkisi supireleri, minik balıklar gibi küçük su canlılarıyla besleniyor. Bu bitkinin saplarında çok sayıda küçük saydam kesecikler bulunuyor. Bu kesenin içindeki bezler kese içindeki suyu dışarı pompalar. Kesenin ağzında ise suyun içeri girmesini engelleyen kapan bulunur. Kesenin içindeki su dışarı pompalandıktan sonra önemli bir boşluk oluşur. Kapanın üzerinde tüyler bulunur bu tüyler dokunmaya karşı oldukca duyarlıdır. Suda yüzen böcek veya balık bu tüylere dokunacak olursa kapan hızla açılır. Bu durumda torbanın içine doğru hızlı bir su akımı oluşur. Bu akıntıya kapılan kurban daha ne olduğunu anlamadan kapan kapanır. Yakalanan avı sindirmek için salgı bezleri harekete geçer ve av sindirilir.

    Aktif tuzakları ile avını yakalayan etobur bitkiler dışında avını yakalamak için hiçbir harekete tenezzülde bulunmayan etobur bitkiler de bulunmaktadır. Bunlar avlarının kendi ayaklarıyla gelip tuzağa düşmesini beklerler. Suibrikleri (Nepenthes) adıyla bilinen bu bitkiler hemen hemen bütün tropik bölgelerde yetişmektedir. Bu bitkinin yaprakları birleşerek ibrik biçiminde yapı oluştururlar. Bu yapının uzunluğu türe bağlı olarak 35 ile 50 cm arasında değişir ve içinde 1 litreye yakın sıvı birikebilir. Ibriğin ağzı içe doğru kıvrık , üstüde kaygan maddeyle kaplıdır. Bazı türlerde ibriğin üzerinde yine yapraktan kapak bulunur.

    Genellikle parlak yeşil üstüne kırmızı benekli olan ibriğin bu canlı renkleri ve içindeki balözünün kokusu böcekler kendine çekmektedir. Buna aldanan böcekler ibriğin dudağına konar ve kaygan yüzeyde tutunamayan böcek ibriğin içindeki sıvıya düşüp boğulur. Bitki bu sıvının yardımıyla böceği sindirir.

    Oldukca pürüzsüz yüzeylere çok iyi bir şekilde tutu-nabilen böceklerin bu bitkinin duvarına tutunamaması bilim adamlarını hayrette düşürmüş. Bu yüzden bitkinin böcek yakalama yeteneğini test etmişler. Bu çalışmada uçma yeteneği olmayan bir tür meyva sineği ile karıncaları kullanmışlar. Bitkinin yüzeyini inceleyen bilim adamları iç duvarların balmumu benzeri bir maddeyle kaplı olduğunu keşfetmişler. Normalde pürüzsüz yüzeylere kolaylıkla tutunan böceklerin bu balmumu malzemesinde tutunamamasının sırrının ise malzemenin kırılganlığıyla ilişkili olduğunu açıklamışlar. Böcekler başta sağlam yüzey gibi görünen balmumlu duvara dokunduklarında ayaklarının altındaki kısım mikroskobik parçacıklar halinde dökülüyor ve bunun sonucunda ayağının yüzeyle teması kesilen böcek sıvının içine düşerek boğuluyor.

    Görüldüğü gibi insanlar tarafından hareketsiz ve genellikle hayvanların kurbanları olarak bilinen bitkiler hiçte zannedilen kadar masum değiller. Etobur bitkiler hernekadar dünya florasında az bir alanı tutmakda olsalarda, onlara bahşedilen mükemmel avlama mekanizmaları insanların ezberlerini bozmaya yeterde artar bile.

    Kaynak: Miliyet

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş