1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Evcilik Oynadığımız Çocuklar Büyümedi mi?

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Schweppes tarafından 19 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Schweppes

    Schweppes Forum Tutkunu

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.787
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    DedeKtif
    Yer:
    Uğrunda gemilerin karadan yürütüldüğü yerden:)
    Banka:
    55 ÇTL
    Özellikle sahnede saatlerce topuklu ayakkabı üzerinde şarkı söyleyip, yorgun argın eve geldiğim gecelerde, hep aynı cümleyi söylerken yakalıyorum kendimi: “Zengin olsam, kendime hizmetçi falan değil, bir masör tutardım!” Hiçbir şey yapmasın, yesin, içsin, yatsın ama gece eve geldiğimde şu ayaklarımı ovacak bir masörüm olsun istiyorum. Bir de bilgisayar karşısında geçirilen uzun saatlerden sonra, omzumdaki ağrılı tutulmalara el atsın.
    Aslında insanın, eve gecenin bir yarısı yorgun geldiğinde, gülümseyerek kapıyı açacak bir erkek arkadaşı olmalı. Salon koltuğuna külçe gibi kendinizi attığınızda, sizi güzel sözlerle şımartarak, ona doğru uzattığınız ayaklarınızı ovacak, gece yaşadıklarınızı anlatırken sabırla dinleyecek biri olmalı. Size kraliçe gibi davranmalı böyle zamanlarda, elbette siz de onun kendini iyi hissetmediği iş dönüşleri için sürprizler yapmalısınız.
    Eve gelirken açılan telefonda, sesinin tonundan yorgun ve gergin olduğunu anlamalı, küveti doldurup, içine güzel kokulu yağlar döküp, banyoya küçük bir teyple beraber dinlendirici bir müzik koymalı, kapıdan girdiğinde onu soyup, elinden tutup banyoya sokmalısınız. Mumlar yanan, hoş kokulu küvette yalnız kalacağı yarım saat içinde, hafif yiyeceklerden oluşan bir yemek hazırlayıp, siz de banyoda yanına girmelisiniz. Sonrasını anlatamayayım, herkes ne yapacağını biliyordur.
    Her iki taraf da birbirine çok değerli olduğunu hissettirecek gibi davranmalı. İlişkiler böyle olmalı. Erkekler sevdiği kadına kraliçe, kadınlar da adama kral gibi davranmalı. Aslında çok büyük şeyler değil bu anlattıklarım. Sevgi ve ilgiden bahsediyorum.
    Kafamı kurcalayan şu, çocukluğumuzda birlikte evcilik oynadığımız erkeklerin hepsi böyle ince ve duyarlıydı, sonra ne oldu ki? Bu adamlar nasıl bozuldular? Neden tedavülden kalktı kadınlara kraliçe gibi davranan erkekler? Bizim yüzümüzden olabilir mi acaba? Belki de şarkıda söylediği gibidir, biz büyüdük ve kirlendi dünya…
    Aşktan yana umudunu kaybetmemeye beynim ve ruhum programlı benim. Arada sırada kötümser düşünsem de, hemen toparlanırım. Bu dünya üzerinde milyarlarca insan yaşarken, mutlaka fikrime, ruhuma, tenime uyacak birine denk gelirim diye tahmin ediyorum. Aslında istediğim adamı bulmam, yaşadığım hayat tarzı sebebiyle, size göre daha zor.Öncelikle, serbest bir işi olacak, evden çalışabilir örneğin, yani sabahın köründe kalkıp gitmek zorunda olmayacak. Geceleri en az benim kadar sevecek. Okuyan ve konuşan birisi olacak. Sevdiğim ilişki, birbirini besleyen, birlikten kuvvet doğuran bir ilişki türü. Vicdan sahibi bir adam olacak, hayvanları sevecek, mümkünse bir de beni! Hepsi bu kadar! Unuttum, bir de fazla titiz ve tertipli bir erkek olmaması tercih sebebim.
    Şimdi fark ettim ki, hepsi bu kadar değilmiş, en az beş paragraf daha istek yazabilirim. Bitmez yani, istek dediğin bitmiyor! O yüzden şu cümleyi tekrar ederek, konuyu kapatabilirim: “Allah’ım lütfen bana evde düzenli olarak masör tutabileceğim kadar çok para ver çünkü ortalıkta bunu bana aşkından dolayı bedava yapacak adam yok!”


    alıntı
     

Sayfayı Paylaş