1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Evde kendi kendimize beyin yapabilir miyiz?

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve 'katniss' tarafından 10 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. 'katniss'

    'katniss' Üstat

    Katılım:
    13 Haziran 2013
    Mesajlar:
    1.477
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    2.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    memur
    Yer:
    Yerin altından
    Banka:
    1 ÇTL
    Kendini internet gibi hissetmek!

    Allen Beyin Araştırmaları Enstitüsü'nde çalışan sinirbilimci Christof Koch, farkındalık ve bilinç hakkında oldukça iddialı bir teze sahip. Koch'a göre, yeterince karmaşık olan her yapı eğer kendi içinde de yeteri kadar bağlantıya sahipse farkındalık geliştirebilir!

    Herhangi bir yakını Alzheimer ile boğuşan veya bir akrabasını Parkinson yüzünden kaybeden herkes muhtemelen aynı sonuca varmıştır: İnsanları çoğunlukla dış görünüşleriyle hatırlıyoruz ancak birey olarak bizi tanımlayan şey tamamen beynimizin çalışma biçimidir. Ne yazık ki bu tip kayıpları anlamak, gerçekten bir yakınınızın gün bazında yavaş yavaş elinizden kayıp gittiğine şahit olmadan imkânsız...

    Son yıllarda dünyada biri Amerika diğeri de Avrupa Birliği ülkeleri ortaklığında ve eş zamanlı gerçekleştirilen milyarlarca dolar bütçeli iki proje yürütülüyor. Amerikalıların projesi ‘The Brain Initiative’, Avrupalıların projesi ‘Human Brain Project’... Her iki projede insan beyninin yapısını, nasıl çalıştığını anlama üzerine kurulmuş durumda. Amaç insan beyninin işleyiş yapısını tamamen çözmek; hafıza, zaman algısı, görsel algı vb. gibi kavramların nasıl oluştuğunu anlamak ve beyinle ilgili Alzheimer’dan şizofreniye kadar tüm hastalıklara kökten çözümler üretebilmek...

    Tüm bu çalışmaların ötesinde bir yandan da bazı soyut sayılabilecek ancak belki de insanı insan yapan yegane kavramların da sırrına erişilmeye çalışılıyor.

    İşte Microsoft’un kurucu ortaklarından milyarder iş adamı Paul Allen’ın kurduğu Allen Beyin Araştırmaları Enstitüsü’ndeki araştırmacılar insan beyni ve belki de insanın tüm yapısı ile ilgili en gizemli konu hakkında oldukça ilginç bir tez öne sürüyorlar. Konu bilinç ve farkındalık... Hemen bir soru sorarak başlayayım: Şu anda ayakkabınızın ayağınızda yarattığı baskının farkında mısınız?!

    Ayağınızda baskıyı hisseden sinir hücreleri, bu sorunun öncesinde de sonrasında da beyninize aynı sinyali gönderiyordu. Ancak soruyu sorduğum andan itibaren duruma dair farkındalığınız bir anda değişti.
    İşte bu durumu açıklayabilecek bilimsel bir tanım, hatta bir tez bile bugüne kadar mevcut değildi.

    Bilincin nasıl oluştuğuna dair yapay zeka kavramının öncülerinden Marvin Minsky’e göre farkındalık ve bilinç, bir çeşit bilgisayar olan insan beyninin, kendisinin nasıl çalıştığını anlatmak için, içinde bulunduğu biz yani insanları aracı olarak kullandığı, bir çeşit mekanizma…

    DNA molekülünün kaşiflerinden Nobel ödüllü Francis Crick’e göre de farkındalık, şu an tam olarak ne olduğu ve nasıl çalıştığı bilinmeyen fakat insanlığımızın temelini oluşturan bir kavram.
    Bilinç; insanlığımızın temeli, beynimizin kendini anlatma mekanizması… Nasıl oluşuyor, nasıl kendini gösteriyor ve gerçekten kontrolümüzde mi?

    Tam da bu noktada Allen Beyin Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışan sinirbilimci Christof Koch, farkındalık ve bilinç hakkında oldukça iddialı bir teze sahip.
    Koch’a göre, yeterince karmaşık olan her yapı eğer kendi içinde de yeteri kadar bağlantıya sahipse, farkındalık geliştirebilir!

    Buradaki ‘yeterince karmaşık’ ifadesi herşeyi kapsıyor... Evet, her şeyi!

    İddia edilen tezin nereye varabileceğini görmek için dünya çapındaki internet ağını düşünelim... Tüm dünyadaki internet ağında yaklaşık 10 milyar bilgisayar ve her bilgisayarın içinde de bir kaç milyar transistör mevcut. Yani dünyadaki internet ağında, insan beyni içindeki toplam bağlantı noktasından 10 bin kat daha fazla bağlantı mevcut.

    Tek fark, insan beynindeki bağlantılar sürekli olarak aktif ve kalıcıyken, internet ağında birbirine bağlı olan bilgisayarlar sürekli olarak bağlantı değiştirmekte. Dolayısıyla bir insan kadar genel bi farkındalık oluşturması henüz imkânsız ancak Prof. Koch’un deyimiyle: ‘İnternet gibi hissetmek’ diye bir kavram var...

    Dikkat ederseniz bu noktada ‘doğanın kendi bilincini geliştirip onu mahveden insan ırkını yok etmeye çalışması’ temalı güncel bilim kurgu filimlerini de geçip kendi bilincine sahip robot Terminatör’e kadar uzanmış durumdayız!
    Yani aslında iddia edilen şey; bir canlıyı canlı yapan bilinç ve farkındalık kavramlarının sadece organik canlılara özgü olmadığı... İnorganik yapıların da yeterince karmaşık ve bağlantılı oldukları zaman kendilerine özgü bir bilinç geliştirebilecekleri!...

    Bu belki de bilim tarihinin en iddialı tezlerinden bir tanesi ve sadece bilimsel değil bir çok din temalı tartışmayı da beraberinde getirmekte.

    Bir canlıyı canlı yapan en temel özellikler olan bilinç ve farkındalık; belirli koşullarda organik olmayan sistemlerde de gelişebiliyorsa varoluş hakkındaki en büyük sırlardan bir tanesinin de perdesi aralanmış olacaktır.

    Yazar: Can Gürses
     

Sayfayı Paylaş