1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Evlenmek İçin Çok Küçük

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve Tuba tarafından 4 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Tuba

    Tuba Özel üye

    Katılım:
    30 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    194
    Ödül Puanları:
    2.230
    Meslek:
    okullu
    Yer:
    kumdan kaleler
    Banka:
    57 ÇTL
    Evlenmek İçin Çok Küçük

    [​IMG]



    Düğün yasadışıydı ve davetliler hariç herkesten gizliydi. Ayrıca Racastan'da nikâh törenleri genelde gece geç saatte yapılırdı. İşte bu nedenlerle, Hindistan'ın kuzeyindeki bu kurak kırsal yerleşimde üç çocuk gelin, kutsal yeminlerini etme hazırlıklarına ancak akşamüstü saatlerinde başladı. Toprak zeminde yan yana çömeldiler. Köylü kadınlardan bir güruh, iğreti bir perde gibi etraflarını sari kumaşıyla sararken, bakır bir tastan kızların başına sabunlu su döktü. Gelinlerden ikisi, Radha (15) ve Gora (13) adlı iki kız kardeş, olan biteni anlayacak yaştaydı. Üçüncü gelin, yani yeğenleri Recani ise beş yaşındaydı. Omzunda kelebek deseni olan pembe bir tişört giymişti. Erişkinlerden biri yıkanmadan önce onu çıkarmasına yardım etti.
    Damatlar yoldaydı. Kilometrelerce uzaktaki köylerinden geliyorlardı. Herkes, onların buraya neşe içinde ?ve sarhoş? geleceğini düşünüyordu. Köyde damatlarla tanışmış olan tek kişi, yaşları daha büyük olan iki kızın babasıydı. İnce yapılı, kır saçlı, uzun bıyıklı, dimdik duran bir çiftçi. Yazıda Bay M olarak söz edeceğim bu çiftçi, taşlı patikadan gölge yapsın diye sopaların üstüne gerilmiş renkli ipek kumaşlara doğru yürüyen misafirleri izlerken hem gururlu, hem de temkinliydi. Rüşvet kabul etmeyen bir polis memuru burada neler olup bittiğini duysa, düğünün yarıda kesilebileceğini, gözaltına alınıp, ailesini sonsuz bir utançla yaşamaya mecbur bırakacağını biliyordu.
    Recani, Bay M'nin torunuydu. Daha önce evlendirdiği en büyük kızının çocuğu. Yusyuvarlak kahverengi gözleri, geniş, küçük bir burnu ve sütlü çikolata renginde bir teni vardı. Anneannesi ve dedesiyle yaşıyordu. Köy halkı, Recani'yi en çok seven kişinin dedesi Bay M olduğunu söylüyordu. Recani'ye teyzesi Radha'nın da gelin gideceği saygın bir aileden bir damat ayarlamış olması bunu açıkça gösteriyordu. Böylece Recani, gauna'sından, yani gelinin bedenen kendi ailesinden kocasının ailesine geçmesinin kutlandığı Hint töreninden sonra kendini yalnız hissetmeyecekti.
    Hintli kızlar çocuk yaşta evlendirilirlerse, gauna töreninin ergenlikten sonra yapılması gerekirdi; yani Recani birkaç yıl daha anneannesi ve dedesiyle yaşayacaktı. Köy halkına göre Bay M bu zaman zarfında çocuğu korumak adına herkesin önünde evli olduğunu belirterek iyi yapmıştı.
    Üzerinde tişörtü, elinde birilerinin ona verdiği pembe plastik güneş gözlüğüyle yalın ayak ortalıkta dolanan küçük kızın, o akşamki törende evlendirilecek gelinlerden biri olduğu netleştiğinde, 5 yaşındaki Recani'ye çaresizce bakakaldık. Bizi köye kadar getiren adam Bay M'nin kuzeniydi ve bize sadece ergenlik çağındaki iki kız kardeş için bir düğün planlandığını söylemişti. Hindistan'da kızlar yasal olarak 18 yaşından önce evlenemediği için, bunu söylemesi bile riskliydi.
    Ama yasadışı evliliklere göz yumulması için kullanılan, komşuların topluca olayı gizlemesi, aile namusunu ileri sürmek gibi bazı yöntemler, sözlenmiş kızlar hiç değilse ergenlik çağında olduklarında daha kolay uygulanabiliyor. Daha küçük kızlarsa genelde sessiz sedasız ekleniyorlar düğün planlarına. Adları davetiyelere yazılmıyor. Kendi düğünlerinin adı anılmayan ikinci veya üçüncü gelini oluyorlar.
    Nikâh töreni başlamadan Recani uyuyakalmıştı. Dayılarından biri onu usulca yatağından kaldırdı, kucaklayıp omzuna yatırdı. Sonra da ayışığı altında, Hindu rahibin, kutsal ateşten yükselen dumanların, plastik sandalyelerde oturan misafirlerin ve başında altın renkli sarığıyla on yaşında bir çocuk olan müstakbel damadın olduğu yere doğru götürdü.
    Bu kültüre yabancı biri, içinde uyanan dayanılmaz istekle kendini çocuk gelinleri kurtarma senaryolarına kaptırabilir: Kızı kap, yakınındaki erişkinleri bir yumrukla yere ser ve kaç. Ne yaparsan yap, ama bunu durdur! Çalışma masamın üstündeki duvara, Recani'nin düğün gecesinde çekilmiş bir fotoğrafını yapıştırdım. Nikâh töreninden altı saat önce, akşamüstü saatlerinde çekilmiş. Recani'nin fotoğraf makinesine bakan tasasız gözleri koskocaman açılmış. Yüzünde hafiften bir tebessüm belirmek üzere.

    [​IMG]


    "Onu ne zaman görsem saklanırdım. Onu görmekten nefret ederdim," diye anlatıyor Tahani (pembeli), Mecit'le evliliğinin ilk günlerinden söz ederken. Kendisi 6, Mecit ise 25 yaşındaymış o zaman. Şimdi 8 yaşında olan küçük gelin, yine bir çocuk gelin olan eski sınıf arkadaşı Ghada'yla Hacca'daki evlerinin önünde poz verdi.


    [​IMG]

    Düğünde kadın akrabalarıyla eğlendikten sonra Yemenli iki gelin, Sidaba ve Galiye, duvaklarına sarınıp, kocalarıyla yeni bir hayata götürüldüler. Başkent San'a'daki bir aktivist, "Kırsaldaki bazı kızlar evliliği ailelerinin denetiminden kurtulmanın bir yolu olarak görüyor" diyor

    [​IMG]

    14 yaşındaki Asiye, Hacca'daki evinde yeni doğurduğu kızını yıkarken 2 yaşındaki kızı oyun oynuyor. Doğum sonrası kanaması hâlâ durmayan Asiye hasta. Ama eğitimsiz ve kendine nasıl bakabileceğiyle ilgili herhangi bir bilgiye de erişemiyor


    [​IMG]

    Gece yarısından saatler sonra beş yaşındaki Recani, uykusundan uyandırılıp amcasının kucağında düğününe gidiyor. Çocuk evlilikleri Hindistan'da yasadışı olduğu için, nikâh törenleri genelde sabahın erken saatlerinde yapılıyor. Bir köylü, bu nikâhların bütün köyün sakladığı bir sır haline geldiğini söylüyor.

    [​IMG]

    Recani ve çocuk yaştaki damat, kutsal ateşin önünde evlendirilirken neredeyse birbirlerine bakmıyorlar bile. Geleneklere göre küçük gelin ergenliğe kadar evinde yaşayacak, sonra ikinci bir törenle kocasına teslim edilecek

    [​IMG]

    Nepal'deki bu küçük köyde çocuk yaşta evlenmek normal kabul ediliyor. Ama yine de bu bakış açısı, geleneksel düğün şemsiyesinin altında, bir at arabasıyla yeni kocasının köyüne götürülen 16 yaşındaki Surita'nın, ailesinin evinden ayrılırken feryat figan karşı çıkmasını engellemiyor

    [​IMG]

    Kandaharlı kadın polis Malalay Kakar, 15 yaşındaki eşini sayısız kez bıçaklayan bir adamı tutukladı. Adama ne olacağı sorulduğunda, "Hiçbir şey olmayacak," dedi Kakar. "Erkekler burada kraldır." Kakar daha sonra Taliban tarafından öldürüldü

    [​IMG]

    Anne-babası 11 yaşındaki Sunil'i görücü usulüyle evlendirmeye kalkınca, Sunil onları Racastan'daki polislere şikâyet etmekle tehdit etmiş. Bugün Sunil 13 yaşında ve okuluna devam ediyor. Şimdi annesi, "Eğitim, onu değiştirecek" diyor.
     

Sayfayı Paylaş