1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Magazin Evliliklerim başarısızlık

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 27 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL


    İpek Tuzcuoğlu başarılı bir karakter oyuncusu. Ama son birkaç yıldır aşk hayatı ve evlilikleriyle de sıkça magazin haberlerinde... O bundan çok mutsuz; hayatında pişmanlıkları var. Bunlardan biri de dört kez evlenmiş olmak


    [​IMG]



    Röportaj: Merve Özaytekin
    mozaytekin@posta.com.tr
    “Keşke bu kadar çok değil de, bir kez evlenmiş olsaydım. Evliliklerimi yürütememek büyük başarısızlığım oldu” diyor. Geçtiğimiz aylarda iş adamı Enver Selim Kurtoğlu’yla dünya evine giren İpek Tuzcuoğlu’na şimdiki evliliğinin nasıl gittiğini sordum. Geçmişte yaptığı hataya düşmemek için ne yeni evliliği ve ne de eşi hakkında konuşmak istedi. Şimdi çok huzurlu görünen İpek Tuzcuoğlu’nun sırrını da öğrendim. Ünlü oyuncu 40 gün boyunca zikir yapmış, kendini yenilemiş...
    FOX TV’de yayınlanan ‘Aşkın Halleri’nde Mehtap’ı oynuyorsunuz. Çekimlerden dolayı Çeşme ve Bodrum’da değil, teknenizde İstanbul’da tatil yaptığınız yazılıyor...
    Yaz tatili yok, bu doğru. Ama İstanbul’da teknede tatil yaptığımız asparagas! Baksana bembeyazım. Teknemiz de yok. Yaz dizi setinde geçiyor. Sağolsun magazinci arkadaşlar, iki sene önceki fotoğrafımı koymuşlar. Halbuki şimdi daha zayıfım. Gülüp geçiyorum, kötü bir haber değil nihayetinde. Hayalimi yazmışlar, sağolsunlar.
    Kısa zaman önce babanızı kaybettiniz. İnsan babasını kaybedince ne hissediyor?
    Biraz da bu nedenle tatile gitmedim. Moralim iyi değil. Kafa aynı kafa olunca, istersen dünyanın en güzel yerine git, tatilden bir şey anlamazsın. Babam zatürre teşhisiyle hastaneye yattı. Kalp krizi geçirdi, koah rahatsızlığı ve böbreklerinde problem vardı. İki ay içinde kaybettik. Canımdan bir parça kopmuş gibi hissettim. İnsan en yakınını kaybedince doğum ve ölümün tek gerçek olduğunu, arada yaşananların da fragman olduğunu sorguluyor. Yine de vicdanen rahatım. Son günlerinde birlikteydik. Set olabilirdi. Hasta yatağında Metin Akpınar’la çalışığım için gurur duyuyordu, birinci bölümünü bile göremeden kaybettik ne yazık ki...
    İş adamı Enver Selim Kuroğlu’yla evleneli bir yıl bile olmadı. Bu zor dönemde eşiniz mi size destek oldu?
    Tabii ki... En büyük destek oydu. Bense eşimden çok, anneme daha çok düştüm.
    Sizi çok dingin, huzurlu gördüm. Uzun süre nefes terapi ve tai-chi’yle ilgilendiniz. Huzurunuzu bu yöntemlere mi borçlusunuz?
    İki yıldır tasavvufla ilgileniyorum. Çok sevdiğim İzmirli bir dostum var. Adı Güneş Altınay. Medyada pek yer almayan bir astrolog. Onun düzenlediği 40 günlük zikir çalışmasına katıldım.
    Nasıl bir zikir çalışması bu?
    Detayını anlatamayacağım, o benim özelim. Herkesin yapabileceği ve yaptırabileceği bir çalışma değil. Ebced hesabıyla yapılan, doğum haritasına, yıldıznameye göre gezegen geçişlerinde verilen özel bir çalışma.
    Doğu felsefelerine ne oldu?
    Bunların hiçbiri din değil, öğreti zaten. 2000’de panik atak oldum. Psikoloğum beni yogaya yönlendirdi. Yogayla doğru nefes almayı öğrendim. Panik atağı doğru nefes alarak, zihnimi dinginleştirerek, nefes egzersizleriyle yendim. İlaç kullanmadım. Hint kültürünü, budistleri de biliyorum, tai-chi de yaptım, ayurveda ile ilgilendim. Geçirdiğim süreç beni tasavvufa getirdi. Ender Saraç’ın ‘Ruhsal Gelişim ve Kader’ kitabı da bana çok şey kattı. İslam kültüründe yaşıyorsak, Müslümansam, inanç sistemim üzerine zikir oturuyor. Bu çalışmadan sonra dualarım var, onları okuyorum. Gayet huzurluyum.
    İç huzurunuz cildinize de yansımış...
    10 yıldır Kayseri’ye sadece yüz bakımı için gidiyorum. Uzmanım Mehmet Türkyar’a doğal peeling yaptırıyorum. Bitki ve çiçek özlerinden bir maske yapıyor. Cildimde kuruyan maskeyi eliyle soyuyor. Botoks zaten yaptırmıyorum. Güzellik varsa, Mehmet Bey’e borçluyum.
    “Dört kez evlenmek marifet değil”
    Ne yiyor ne içiyorsunuz?
    Genelde dikkatli besleniyorum. Kötü alışkanlığım yok. ‘O... Çocukları’ filminde kilo almıştım sadece. Dönemsel kilo alır ve veririm. Beslenmeme de sadece sağlıklı olmak için dikkat ediyorum. Güzellik ikinci planda. Organik besleniyorum, bol bol su içiyorum, Ender Saraç’a dönemsel olarak giderim. Vitaminler, kürler uygular. Sadece son zamanlarda spor yapamıyorum. Normalde her gün yürürdüm, haftada iki kez pilatese giderdim. Kışın yine yapacağım.
    40 yaşına geldiğiniz için değişim var mı?
    15 sene sonra babaanne-anneanne rolleri gelecek. Ben hala 40 gibi hissetmiyorum. Derler ya “Keşke 20 yaşındayken 40 yaşımın kafası” olsaydı. Ben bunu çokça söylüyorum.
    Pişmanlıklarınız var galiba...
    Pişmanlıklarım, kariyer hatalarım var, var da var... Çok var. Dosyam kabarık. Artık o dosyalarla yaşamıyorum, aynı hataları yapmamak istiyorum.
    Pişmanlıklarınız ne?
    İlahi sisteme inanıyorum. Ne yaparsan yap kader denilen bir şey var. En güzel örnek bizim meslekte. İş seçiyorsun, ya sürekli oluyor ya da kaldırılıyor. Oyuncu olarak zaten elinden geleni yapıyorsun. Dizinin yayından kaldırılması oyuncunun başarısızlığını göstermiyor. ‘Karakterin kaderindir’ diye bir laf vardır. Benim hatam özel hayatımı, kariyerimden ön planda tutmak oldu. Kariyer adına büyük hataydı. Profesyonel anlamda, menajer olarak biri de yoktu yanımda. 1995’ten bu yana, kendime baktığımda artık kendimi suçlayamıyorum. İpek o yıllarda öyleymiş. Ne yapalım diyorum. En azından pişmanlıkları, yanlışları görebiliyorum. Tevekkül hali var. Hatalarımı görebildim, göremeyip ölenler de var! Şanslıyım.
    Kadınlar evlenecek bir erkek bulamazken, siz dört kez evlendiniz. Bunun sırrı ne?
    Kader... Sırrı yok. Herkesin kaderi var, onun üstünde yol alıyorsunuz. Herkes zannediyor ki, ben dört kez evlendim ve hep çok mutlu oldum. Herkes basından buz dağının sadece üst kısmını görüyor. Oysa suyun altı da var. Evlenip boşanmak ciddi zor bir iş. Evlenip boşanmak büyük başarısızlık. Dört kez evlendim diye çoğu kişi eleştiriyor, evliliklerim çok sorgulanıyor. Kimse silah zoruyla evlenmiyor, ben istedim de evlendim. Ama işte, basiret bağlanıyor. Gözlerin kör oluyor, göremiyor ve algılayamıyorsun. Bunun da bir nedeni var. Evlilikler, ayrılıklar insanın ruhunu geliştiriyor, büyütüyor. Kendimi evliliklerim bitti diye kahretmiyorum. Sadece o yoldan geçerken karşılaştığım zorlukları yenip ilerlemeye çalışıyorum.
    Evliliklerinizde hatalı taraf kim? Neden bitiyor?
    Her ilişkinin enerjisi farklı oldu. Kimseyi suçlamıyorum. Aynayı hep kendime tutuyorum. Ama ben de ayrılmak için evlenmedim. Çok teslimiyetçiyim. Yuva kurma ihtiyacım vardı. Evlilik alanında atlarımı doğru kulvarda koşturamadım...
    İnsan bir evlilikten çıkıp diğerine başlarken zorluk çekiyor mu? Çekmez mi?
    Her ayrılık bir toparlanma. Şanssızlığım, bankada çalışan bir kadın olsaydım, evlilik konusu bankada konuşulurdu, bir de mahallede. Ünlü olmanın bedelleri ve ağırlığı var. O kadar çok eleştiren, yargılayan çıktı ki... Allah onları affetsin! Evliliklerim bittiğinde ne yaşadığımı sadece ben biliyorum. Kimsenin de bana karışmasına müsaade etmiyorum. Benim tek hesabım var, o da Allah’a vereceğim hesap. Eskiden hiç evlenmem diyordum. Başıma geldi. Artık evlilikle ilgili bir şey yaşamak istemiyorum. Benim için evlilik bölümü bitti. Ben de bu evlilik durumundan sıkıldım.
    Dört kez evlenmek insanı olgunlaştırıyor mı?
    Tabii ki... Hep bir şey öğreniyorsun, öğrendim.
    Dört kez evlenmenize aileniz ne dedi?
    Hiçbir şey. Beni tanıyorlar. Ben kötü bir insan değilim ki... Kimseye kötülük de yapmıyorum. Bile bile haris, kötü olan insanlar vardır ya, ben onlardan değilim. Eğer kötülük yapıyorsam hakikaten bilmeden yapıyorum. Allah affetsin diye de çok dua diyorum. Kimseyi üzemem.
    Eşinizle tanışma hikayenizi merak ediyoruz...
    Özel hayatımla ilgili konuşmak istemiyorum. Eşim de evlilikten konuşmamdan hoşlanmıyor.
    Neden New York’ta evlendiniz?
    Amerika’da Selim’in zaten bir şirketi vardı. Değişiklik olsun diye orada evlendik.
    “Flörtöz değil, tutumlu, ideal eşim”
    Evliliğiniz iş hayatınızı etkiliyor mu?
    Hayır. Sektörden olsaydı fikir alırdım. Oyuncuysam eşim arkamda olmalı zaten.
    Nasıl bir ev hanımısınız?
    Çok düzenliyimdir. Yemek konusuna gelince çalışıyorsam dışarıdan söyleriz. Çalışmıyorsam, güzel zeytinyağlı yemekler yaparım. Bir de tatlı yapmayı severim. Et yemeklerini beceremem.
    Çocuk düşünüyor musunuz?
    Bu tür işler nasip kısmet. Her kadın çocuk ister. Çocuğumuz olursa şahane olur tabii.
    'Avrupa Avrupa’ adlı dizide oynuyordunuz. Aniden ayrıldınız, neden?
    Çok merak edildi, konuşuldu. Ama anlaşmam 13 bölümdü.
    Kaprisli bir oyuncu musunuz?
    Yok. Özellikle set elemanlarına, makyözüme, kuaförüme özen gösteririm. Çalıştığım ortamda huzurlu ve mutlu olmam gerekir. Dünya para verseler huzur yoksa ben o işte yokum!
    Yatırımınızı neye yapıyorsunuz?
    Pek yok. Evim vardı, annemlere verdim. Arabam var o kadar. Olursa arsa ve ev alırım.
    Giyime çok para harcıyor musunuz?
    Şuursuz harcama yapmam. İyi para verir bir ayakkabı alırım, çok iyi kullanırım ve senelerce giyerim. Bu nedenle modası geçmeyen parçalar almayı tercih ediyorum. Ucuz şey almıyorum. Pahalı aldığım da beni yıllarca götürür. Para harcarım ama tutumluyumdur.
    Tutumlu, ideal eşsiniz! Galiba sır bu?
    Yoook... Ben çok açık sözlüyüm. Allah herkese benim gibi eş nasip etsin. Kaşım gözüm oynamaz, flörtöz bir kadın değilim, sadığım, tek eşliyim. Yalakalık yapmam, riyakarlık yapmam. Kimseyi bir şey olduğu için değil, insan olduğu için severim. Sahtekarlık sevmem. Ben erkek olsam, benim gibi ünlü bir kadınla birlikteysem, önce egoları ne kadar yüksek ona bakarım. Benim egolarım yüksek değil. Oğlum olsa benim gibi bir kadınla birlikte olsun isterim!

    ( 19.08.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır )



     

Sayfayı Paylaş