1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ey bekleyen ve beslenen umut…

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 7 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    [​IMG]





    Evet, biliyordum
    Sen de benim gibi bir evlattın
    Yıllarca umudun yolunda aktın, sabra tavdın
    Ne söylerlerse yapan ve şevkle yaşayan bir murattın
    Sanki vaktini bekleyen bahttın, nasip dairesinde olan hicrandın

    Anne ve baba
    Şefkat ve muhabbetine ramdın
    Çünkü mümbit bir toprağın bağrında yaşadın
    Sen de akranların misali hülyalar deryasına uzanan farktın
    Vaktin saati gelince, kısmet mucibince elbette talipleri soracaktın

    Her ne kadar
    Bir umudun ve fikrin olsa da
    Anne ve babanın tavsiyelerine uymalıydın
    Zira o kadar çok bilinmeyen ve belirsiz olan sualler vardı ki
    Çare adına çok güvendiğin ve emin olduğun kimselere inanacaktın

    Ve fakat
    Saadet ve huzuru ararken
    İnsanların keyfi zafiyetleriyle karşılaşmıştın
    Gelin olman, o ev sakinlerine yabancı bulunman ne acıydı
    Senin gözünü açtırmamak adına ve her söylenene itaat etmen esastı

    Bırakıp geldiğin
    Hayatının baharına kadar ümit beslediğin
    Ufkun, ümidin, şevkin, sabrın, muhabbetin kan kaybediyordu
    Beklenti içinde olduğun eşin, sabah erkenden işine gitmesi ne sızıydı
    Ona dahi üzülmesin diye derdini ve yapılan eziyetleri anlatamıyordun

    Sanki sen
    Yabancı milletlerden getirilmiştin
    Dili, aksanı, adet ve töresi anlaşılamayandın
    Her ne yapsan önün kesiliyor ve kayın validen sesini yükseltiyordu
    En büyük hata ve gafleti büyük olanlar yapmaktaydı, ne kadar tuhaftı

    Sana kısıtlamalar
    Getirmek için bahaneler hazırdı
    Eşine çok farklı anlatılarak önün kesiliyordu
    Eşin de annesine inandığı için bir şey sormaya gerek duymuyordu
    Ve hatta ne hikmetse senin hüznünü ve hicranını anlamaktan çok uzaktı

    Bir insanın
    Güya iyilik adına bir saadeti
    Bu kadar yıpratmaya ve acımasızca katletmeye
    Ne hakkı vardı, anne makamında bulunmak bunun için mi verilen
    En kutsal değer ve maksadını aşanlar için sığındıkları sinsi tuzaklar mıydı


    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş