1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ey hak, ne vakit gülecek baht-ı salah!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 6 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Niçin
    ümmet-i can mahkum
    Esaretin zilletinde
    adeta soluksuz bir lokum


    Ezen belli,
    azilen iradenin nerde
    kaldı şevki ve cesareti


    Adeta boy
    gösteriyor umudun
    solgun nazarları timsali


    Cehdin ve aşkın
    ne zaman tesir edecek
    gönüllerde ki inşirah nişanesi


    Garp,
    her vakit mi hükmedip,
    nefisler kölelik edecek


    Runun
    firkati lahzanın
    ümitlerinde mi sürünüp sönecek


    Ne vakit
    secdeler aşkın afakında
    gönüllere sürur bahşedecek


    Azim,
    iradeye hükmedip, akıl
    ve izanın alinde esirlik bitecek


    Gülmeye
    hasret yüzler, titreyen
    ürkek gönüller saadete erişecek


    Sefil kimdir,
    aidiyetine sadakat
    göstermeyen nefesin süretidir


    İhsan
    hangi vakitte ruhuma hükmedip,
    vecdime geçit verecektir


    Sevdasına
    ram olduğum müjde, takiye
    içinde nasıl el verecektir


    Hüzün dinecek,
    sevinç sinelerde filizlenecek,
    ruha refakat edecektir


    Dul kalan nisanın,
    yetim kalmış mahzunun,
    ağlayan ananın çığlığı dinecek


    Nur dilerken,
    nar yüreğimizi vuruyor,
    sukutumuz artıyor


    Sesssiz
    çığlıklar artık gönüllerin
    mizanında niçin duyulmuyor


    Ömür göçerken,
    nefs her zaman haddini
    aşarken taklit nüksediyor


    Sanki
    süretler hüküm sürerken, gönüller
    çaresiz sukunete göç ediyor


    Akıl
    edebe muhtaçken,
    iradeler köleliğe yöneliyor,
    gazlerden kan geliyor


    Kitab-ı celil
    yerzünün en çok okunan
    kitabıyken neden sineye işlemiyor


    Şehrine
    muhtaç olan lisan hala garipliğin
    sahrasında sessizce ağlıyor


    Garbın lehçesi
    ne kadar cazip geliyor,
    her nefes onun dilini talim ediyor


    Oysa ruhun
    ve kalbin sırrı ihmal ediliyor,
    taklit üzre aşktan söz ediliyor


    Hangi nefes
    bir role soyunsa, sinesinin kitabını
    anlamadan oynuyorsa gam veriyor


    Ey Rabbim
    sen bilirsin, sen gönüllerin
    sahibi ve en yakın bir rehbersin


    Neden
    bu kesmekeşlik yaşanır gönlün
    sahnesinde, bahtın hak lehçesinde


    Hakikat
    niçin yadın hasreti çekilen vecdinde,
    ruhun sessizliği kimin nezninde


    İrade
    senin bahşettiğin bir nimetse,
    acziyetim ve zafiyetim neyin derdinde


    Yarab sen bilirsin,
    sen esirgeyen ve bağışlayan
    bir Rabsin,umudum senin nasibinde




    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş