1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Eylüldü ince aşk soluyordum..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 4 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    eylüldü...
    soluklanıyordum...
    özrü kabahatinden büyüktü bulutların
    her yan sis
    ki seçemiyordum eylülde gözlerini...
    biraz fazla mı inciniyordum
    hevesim çabuk mu kaçıyordu ne ?
    gerektiğinden fazla mı çocuktu ruhum
    yoksa
    kafası karışık
    yüzü şiire dökülmüş , keyfe keder
    bir kadın mıydım...



    eylüldü...
    kayıtsız değildim dökülen yapraklara,
    saçlarım hazan sarısı
    yüreğimde sıfır ihtimal
    suç teşkil etmiyordu
    gönül yarası...
    yaşlanmaya direnen dudaklarım kırgın
    uzanıp tutar gibi olduğum anamın elleri aklımda
    sancılar giriyordu dizlerime inadına
    yüzümden düşen bin parça...



    yoksa ,
    çaresizlik mi vardı
    sallanırken eteklerim rüzgarda...
    eylüldü..
    bulut mahzun,
    deniz mahzun
    ben mahzun...
    üstüne üstlük
    sarhoştum yol boyunca...



    yokluğunun cenderesinde
    an diye adlandırdığımız
    bir yığın anı...
    ah ,
    acemi şansı olmalı insanın
    acemi şansı...
    bilmem
    bedelle ödenir mi
    gençlik düşü olmaktan çıkan sevdaların tadı...
    işte bu yüzden
    amatör bir mırıldanma dudağımda
    fena ürkmüşüm fena...
    rüzgar ekip fırtına biçmiş olsam da
    hep kabahat arıyorum yazgımda...
    eylüldü,
    yağmur yağıyordu
    sen geliyordun aklıma...
    sen !


    dedim ya,
    biraz fazla inciniyordum
    ağza alınmamalıydı hasretin
    ama,
    cana yakın olmam bile yetmiyordu sana
    eylüldü
    ince aşk soluyordum
    laf olsun diye
    vurdumduymazlığına...


    bak !
    hafif üşümüş yaprak...
    an meselesiyken düşüşü
    inandığı o dala sıkıca sarılacak...


    sen,
    tutunabildiğin kadar bana
    ben,
    inandığım kadar sana
    / düşmek an meselesi olsa da.../



    Nebile Aydın
     

Sayfayı Paylaş