1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fabrika ayarlarına dönme vakti

Konusu 'Ne Mutlu Türküm Diyene' forumundadır ve Suskun tarafından 2 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    FABRİKA AYARLARINA DÖNME VAKTİ

    Azıcık Tarih bilenler şu kanaate kolayca varırlar ki “Türkler gerçekten ordu millettir.”

    Patrik Gregorius’un Rus Çarı Alekxandr’a yazdığı meşhur bir mektup vardır. Bu mektuptan bazı bölümleri aktaralım;

    ” Türkler’i maddeten ezmek ve yıkmak; mümkün değildir. Çünkü: Türkler; çok sabırlı ve dayanıklı insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis (onur) sahibidirler. Bu özellikleri ; dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden, padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine itaat duygularından gelir.

    Türkler: zekidirler. Kendilerini; doğru yola sevk edecek liderleri olduğunda da daha da çalışkandırlar. Gayet; kanaatkardırlar. Onların bütün meziyetleri: hatta kahramanlık ve bağlılık duyguları; geleneklerine olan bağlılıklarından ve ahlaklarının kuvvetinden gelir.

    Türkler’i yıkmak için: önce bağlılık duygularını kırmak ve manevi bağlarını parçalamak gerekir. Bunun da, en kısa yolu: milli ve manevi değerlerine uymayan, yabancı fikir ve davranışlara, onları alıştırmaktır.

    Türkler; dış yardım kabul etmezler. Haysiyet duyguları, buna engeldir. Eğer; geçici bir süre görünürde kuvvet ve kudretleri varsa da; Türk’ler mutlaka dış yardıma alıştırılmalıdırlar.

    Maneviyatları sarsıldığı gün; Türkler’i kendilerinden şeklen çok kuvvetli, kalabalık ve güçlü kuvvetler önünde zafere götüren; asıl kudretleri sarsılacak ve o zaman Türkler’i yıkmak, mümkün olabilecektir.

    Bu nedenle; Osmanlı Devletini yıkmak için, yanlızca savaş meydanlarındaki zaferler yeterli değildir. Ve hatta; yanlızca bu yolda yürümek, Türkler’in gerçekleri anlamalarına neden olabilir.

    Yapılacak iş; Türkler’e bir şey hissettirmeden, bünyelerindeki tahribatı tamamlamaktır. ”

    Bu milletin genlerine din ,vatan ve millet için namus ,şeref ve bayrak için fedakarlık , her türlü sıkıntı ve acıya karşılık sabır ,metanet ve azim sinmiştir. Kahramanlık doğasında vardır. Yedi düvele dahi kafa tutacak hatta onları yurttan atabilecek potansiyel vardır. Bu nedenle yabancıların Türkleri tarih sahnesinden silebilmek yada sömürebilmek için yapmaları gereken en önemli işlerin başında onların bu askerlik özelliklerini deforme etmek gelmektedir. Özellikle milletimizin peygamber ocağı olarak gördüğü anlayış devam ettikçe batılı rahat olmayacaktır.

    Tarih geçmişte ki bu gerçeği elbette ortaya koymaktadır. Biz biraz bu güne bakalım. Bu gün bilindiği üzere ordumuza bir çok asıllı asılsız iddialar ,iftiralar ile saldırılmaktadır. Amaç belirgindir. Milletimizi askerlikten soğutmak. Bunda da az buçuk başarılı olunmuştur ,ne yazık…

    Bazı Gençler (gençlerimiz demiyoruz!) askerlikten kaçmanın yollarını aramakta ,bedelli yolu gözlemekte ,açık öğretim fakültesinde yıllarca okuyor gözükmekte ,yurt dışına kaçmanın yollarını aramaktadır. Hormonlu domates gibi genlerimizle oynanıyor. Yamuk yumuk ,cahil ,korkak , utanmaz ,milli manevi değer tanımaz bir gençlik yetiştirilmeye çalışılıyor. Kıro’su ,Emo’su ,Homo’su bol bir nesil geliyor. Diziler ,filmler ,basın yayın ,eğitim hepsinin içi boşalıyor. Kolay yoldan para kazanma , gayrı meşru ,illegal yollardan köşe dönme düşüncesi pompalanıyor. Hiçbir şiey uğruna ölmeye değmez fikri yerleştiriliyor.

    Kaçan kaçsın ,değerlerimiz uğruna savaşacak ,çalışacak gerekirse ölecek yiğitleri Türk anaları doğurmaya devam edecektir. Bakınız Almanya hükümeti mart ayında zorunlu askerliği kaldıracağını ilan etti. Avrupa nın bir çok ülkesinde askerlik hizmeti zaten askerlik şubesine 1 gün gidip ,üniforma bile giymeden sadece görüntü izleyerek yada brifing alarak yerine getiriliyor. Bizde ise attığını vuracak ,tecrübeli üstelik ölümden korkmayan milyonlarca Türk genci ve askeri var. Korkuları bundandır.

    Bu yüzden bir Fransız milletvekili “Türkiye nin Avrupa birliğine askerinden başka vereceği hiçbir şey yok.” demiştir. Biliyorlar ki ileride bir savaş durumu olursa Türkleri durdurmak çok zor. Bu yüzden kontrol altına alınması gereken bir nufus ve askeri güç ,Türkiye…

    Bir Yahudi yazar geçtiğimiz yıllarda milletini şöyle uyarmıştı.
    “Türkler tarihte her yüz yılda 1 tarihin akışını değiştirmişlerdir. Dikkat edin .” Evet en son 1920 lerde verdiğimiz Kurtuluş Savaşında tarihin gidişatını değiştirdik. Şimdi 2020 yaklaşıyor. Ondan sonra derin bir uykuya daldık ama olsun. Ya uyanırsak ? Ya kendimize dönersek ? Telaşları bundan .Operasyonlar ,baskılar bundan.

    Yaradan bizi ordu millet yarattı. Adil millet yarattı. Cesur millet yarattı. Aslımıza dönme ,uyanma vakti … Bu yüzden şimdi Fabrika ayarlarımıza dönme vakti.

    Son söz Türk Gençliğine ayarlarınızla oynatmayın…

    “Muhtaç Olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur”

    Kemal Atatürk​


    Tarkan Suçıkar​
     

Sayfayı Paylaş