1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fatih Akca - Sularda´ki Yüz..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 21 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    1.
    ve çevirim içiyken kaynaksız sorular
    fikrimin puşt alacasıydı taşıdığım uçurtmalar ve pusulalar
    avuçlarına kaç kadın deniz koyabilir ki
    toprağın deşmeden bedenini..
    ve çevrim içiyken çevirmeler
    fikrimin üşüyen fideleriydi yetmeyen kelimelerin kini

    2.
    gözlerinden bireylenecek kadar körelmiştim oysa
    içime ağlamaları bıraktığımda dağ kokan avuçlarına,
    dudaklarına gizlenen tebessümü kaçırdım,
    alacasına şerh düştüğüm akşamlarda

    3.
    oysa kaçak bir tahlilin uzantısıyken gözlerim
    saptanmış kalıpların döngüsünde
    sürgünden gelen batık bir kayıktım
    tahtalarım durmadan eksilmekte
    ve bir kuş getirip bırakmadı
    yüreğinin kırılgan dallarına
    bir mülteci küfür gibi dik..
    ve aksiliğine aşina

    4.
    aşina bir kırılganlıktan ümitlenmekti ellerin
    kanadı kırılacaksa kırılsın derken gözlerin
    canıma can katacak mıydı, zehre bulanan sözlerin?
    kırılacak kanat özgürlüğe ket vurmaktı
    varlığını inkar
    yokluğuna küfür
    ya gelmeseydin beklediğim bir pazar
    yinede gözlerimin yangınına düşecek miydin?
    5.
    oysa gözlerinde bir dirhem umut muydu
    gözlerimdeki elma şekerli çocuk
    yoksa kangren mi oluyordu
    bilmeden mi yaşardı insan içindekileri
    adı yok adresi yok tarifi yok
    ve belki kendine saklayınca kör ebe oluyordu çocuklar
    ve çanak çömlek patlıyordu içimde
    ben sana sızımı verdim dindiresin diye

    6.
    sızından yeni bir hayat yaratmaktı düşlerim
    ellerimin sıcaklığında yüreğini ısıtabilmekti üşüdüğün akşamlara inat
    ve eksilen yanlarını tamamlamaktı yaşamak.
    sesine hasret saatlerde üşümekti yokluğun
    ve yine tarifi bilinmez bir azaptı boşluğun...

    7.
    bir ses düşmesiyle ölürdü kelimeler
    bizim defterlerimize çektiğimiz çizgilerde
    kırılgan akşamlarda üşütünce şehrin manzarası
    bir kelimeye dadanırdı bütün düşler
    oysa sessiz bir sıcaklık bulmacasıydı sokaklar
    yürüdükçe içine alıp cevapsız bırakıyordu
    bildiğim bütün pencereleri
    bir ses düşmesiyle ölürdü kelimeler
    ten kendini koyardı en başa
    ve uzun bir şiirin ilk tekmesiydi
    şairin kafatası boşluğunda
    8
    kıvrımlarında zihninin
    teninde ten olmak vardı ya canına yandığım hayatta
    olmadı...
    düşüp en uzun şiirin kıyısından
    kırıp fikri onanmaz yerinden
    tenine ter olmak vardı...

    9.
    şimdi bütün mabetlerinde aşkın
    günahkar bir filmin fragmanıyla oynuyor
    taştan kadın figürleri
    ve tenimde solgun yüzlü duvarlar yükseliyor
    ortasında bir karanfil gibi gözlerin
    bir düşü kırmak mı orta yerinden
    yoksa bir sınırdan kaçışta kırmak mı yoldan
    ve şimdi zehir bile öldürmezdi dudaklarından
    içime damlaya damlaya aktıkca sen

    10

    bilindik şarkıların nakaratlarında
    bilinmeyen sunaklarda adanıyordu bakir bedenimiz
    fikrinden öteye gitmeyen günahlarda
    nefesine katıyordum nefesini
    her geçen gün sesine susuyordum



    Fatih Akca
     

Sayfayı Paylaş