1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fatih Ürek Özel Röportajı

Konusu 'Sanatçılarla Röportajlar' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 20 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Son üç aydır, başrol oyuncuları Fatih Ürek ve Aysun Kayacı ile ilgili haberler sayesinde gündemde kalmayı başaran yerli komedi “Şeytanın Pabucu”, nihayet bugün gösterime girdi.

    Daha önce çeşitli tiyatrolarda oyunculuk yapmış olan Fatih Ürek’i, sinemadaki ilk başrol tecrübesinde yalnız bırakmak istemiyorsanız, “Şeytanın Pabucu”na bir şans vermelisiniz.

    Sahne performansları ile şöhreti yakalayan sanatçının, üç farklı rolde oyunculuğunu konuşturduğu film, birçoğumuz gibi, sizi de şaşırtabilir!



    Sinemalar.com: Uzun zamandır konuşulan “Şeytanın Pabucu” filmi bugün gösterime girdi. Esas yoğunluk şimdi başladı sanırım.

    Fatih Ürek: Biz film çekilmeden başladık tanıtımlara biliyorsun. Aylardır gündemdeydi “Şeytanın Pabucu”. Şimdi o program senin, bu program benim, koşturmaya başladım tabi. Ama çok keyifli bir yoğunluk bu.

    Üç farklı karakteri canlandırıyorsunuz filmde. Karakter geçişlerinde zorlandınız mı?

    “Burhan” karakteri var, ablası “Hacı Abla” var. Bir de ablasının kılığına girmiş “Burhan” var. Üçünü de ben canlandırıyorum. Sürekli kostüm değiştirmek zor oldu ama “Burhan”dan “Hacı Abla”ya geçişlerde hiç zorlanmadım diyebilirim. Burhan çok maço, maganda bir adam aslında. “Fatih Ürek bu karakteri nasıl canlandıracak” diye düşündü insanlar belki de. Ama izleyenler çok beğendi performansımı. Hatta şaşırdı bir çoğu, “bu kadarını beklemiyorduk” dediler.

    Filmin yıldızı sizsiniz öyleyse…

    Bana yazılan, yani benim için yapılan bir film bu zaten.




    Bunu bilmiyordum. Nasıl doğmuş bu fikir?

    Yapımcım Banu Akdeniz karar vermiş bu projeye, “Fatih Ürek’e bir film çekmek istiyorum” demiş. Tamer Karadağlı ile otururlarken, Tamer benim oyunculuğumun çok iyi olduğunu söylemiş. Sonra beni aradı Banu Akdeniz. “Size bir film çekmek istiyorum” dedi. “Öyle mi, ne oynayacağım peki ben” dedim, “başrol” dedi. Görüştük, önce bir proje sundular. O proje olmadı, bu projeyi hazırladılar. Ben yazın Bodrum’daydım. Sonra Ramazan bitti ve filme başladık.

    Son haftalarda “AROG” ve “Muro” ile yaşanan komedi furyası içinde “Şeytanın Pabucu”na ne kadar şans veriyorsunuz gişede?

    Çok büyük gişe yaptı tabii bu filmler ama birincilik hala “Recep İvedik”te galiba. O hiç belli olmuyor. Hangi film gişe yapar, bilemiyorsunuz. Ben bu filme başlayınca öğrendim gişenin önemli olduğunu. “Şeytanın Pabucu” ne kadar izlenir, bilemiyorum. Ama biz çok iyi bir film yaptık. İlgi çeken bir konusu var. “Sonunda ne olacak” diye merak ediyor insan. Bittiği zaman da “keşke bitmeseydi” diyeceğiniz bir film. Umarım çok sayıda izleyiciye ulaşır.

    Yıllarca sahnede izledik sizi. Şimdi sıra sinemada mı? Müziği bırakıp, tamamen oyunculuğa yönelmeyi düşünüyor musunuz?

    Hayır, hayır. Müziği bırakmayı hiç düşünmedim. Ben oyuncuydum zaten. Çok küçük yaşlarda, Devlet Tiyatroları’nda başladım oyunculuğa.

    Bunu çok az insan biliyor galiba…

    Öyle ne yazık ki. Ankara’da da oynadım ben. Büyük Tiyatro’da oynadım mesela. O kadar çok tiyatrocu arkadaşım var ki. Türkiye’nin en başarılı oyuncuları ve rejisörleri ile oyunculuk yaptığım yıllarda aynı sahneyi paylaşmıştım. Zaman zaman özel tiyatrolarda da rol aldım. En son Dormen Tiyatrosu’nda “Hamam”da oynamıştım. Şimdi de sinemaya geçtim. Enteresan oldu tabii bu. İnsanların benden hiç beklemedikleri bir şeydi. Filmin çekim sürecinde hep sustum. Bir sürü şey söylediler oyunculuğumla ilgili ama ben hiç cevap vermedim. Şimdi film vizyona girdi, ben nasıl oynamışım, bir görsünler. Göğsümü gere gere söyleyebilirim artık: “Ben film de çeviririm, oyunda da oynarım, şarkı da söylerim!”
    Tüm yeteneklerinizi sergileyeceğiniz bir dönem başlıyor yani sizin için…

    Ama zaten böyle öğrendik biz. Dikkat edersen, Hollywood yıldızları ya da Avrupa sinemasının starları da; şarkı da söylüyorlar, film de çeviriyorlar, müzikal de yapıyorlar, tiyatroda da oynuyorlar, konser de veriyorlar. Sanatçı bir bütün olmalı zaten.

    Sadece komedilerde mi göreceğiz sizi? Çok ağır bir dramda da oynamak ister misiniz mesela?

    Ben mafya babasını da oynarım, sokaktaki garibanı da oynarım. Doğulu şivesi ile konuşan birini de çok güzel canlandırırım. Sonuçta bir kadını oynuyorum “Şeytanın Pabucu”nda. Bundan daha zor ne olabilir? Bize öğretilen bu. Rol ne gerektiriyorsa, onu yapacaksın.

    Müzikte yıllardır beklediğiniz çıkışı “Hadi Hadi” ile yakaladınız geçtiğimiz sene. Sonrasında ani bir imaj değişimi ile maskülen bir Fatih Ürek olarak çıktınız ekranlara. Sanki bu değişim yaradı size. Yıldızınızın parladığı bir döneme girdiniz.

    Çok mutlu ediyor bu gelişmeler beni. Yılın en başarılı şarkısı olarak görülen bir şarkıydı “Hadi Hadi”. İkinci şarkım da çok beğenildi ve şimdi herkes onu söylüyor. Sonrasında da çok başarılı bir film geldi. Daha da güzel şeyler yapmak istiyorum.

    Herşey gönlünüzce olsun. Dilerim film için verdiğiniz emeğin karşılığını alırsınız.

    Çok teşekkür ederim. Bence çok keyifli bir film oldu. Tüm Sinemalar.com kullanıcılarını filme izlemeye ve izledikten sonra yorum yapmaya davet ediyorum.

    Röportaj: Serkan Tavşanoğlu
     

Sayfayı Paylaş