1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fatih’in Gemileri

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 14 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Pek çok tarihçinin kabul ettiği görüşe göre, İstanbul’un fethi öncesinde, 1453 yılı 21 Nisan’ı 22 Nisan’a bağlayan gece, 2 nci Sultan Mehmet, Boğaz’da bulunan donanmasından 70 kadar gemiyi karadan yürüterek ya da çektirerek Haliç’e indirmişti.

    Her ne kadar, 2 nci Mehmet’in yaratıcı kabiliyeti ve cesareti bunu yalnız başına bulabilecek kadar kuvvetli ise de, ilk çağ tarihinde veya daha yakın tarihlerdeki örnekler kendisince meçhul olmadığı için böyle bir işe girişmek fikrini onlardan almış olması muhtemeldir.

    Tarihte, donanmaların bir denizden diğerine nakli için bir çok örnek vardır:

    Arganotlar’ın, Toison d’Or (Altın yapağı) koyunu bulmak için yaptıkları seferde, gemilerini bir çok defa karadan naklettiklerini Herodot yazmaktadır.

    Pelepones Harpleri sırasında, 428’de, Hylos’un Atinalılar tarafından muhasarası esnasında, Ispartalılar, 60 kadar gemiyi Locadie berzahından geçirmişlerdi.

    Axion Muharebesi’nden sonra Auguste, donanmasını Korint berzahının bir tarafından diğer tarafına geçirmiş, diğer bir sefer esnasında, donanmasını bir mil genişliğinde bulunan Amiros berzahından aşırmıştı.

    Avar Hanı Abseh, 626’da İstanbul’u muhasara ettiği zaman, beraberinde bulunan Slavlar, büyük miktarda Pirog diye tanımlanan kayıklarını, karadan naklederek Haliç’te denize indirmişler ve bunlarla Bizans donanmasına hücum ederek Haliç’ten çıkarmaya çalışmışlardı.

    Bizans Amirali Nicetas Oryphas 872’de Pelepones sahillerine tecavüz eden Araplar’a karşı hareket edebilmek için, donanmasını Korint berzahından aşırmış ve bunlara baskın tarzında taarruz ederek imha etmişti.

    9 ncu yüzyılda Paris’i iki defa muhasara eden Normanlar, gemilerini karadan naklederek iki mil uzaktaki Seine Nehri’ne kadar getirmişlerdi.

    Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’ya yayılan Türk beylerinden Kutalmışoğlu Süleyman, 1075’te İznik’i ele geçirmiş ve burasını kurduğu devletin başkenti yapmıştı. 1097’de Haçlılar İznik’i kuşatmışlardı.

    Kuşatma, 14 Mayıs 1097’de başlamıştı. Şehrin savunması oldukça kolaydı. Etraf tamamen surlarla çevriliydi. Ayrıca gölden de kayıklarla çeşitli ihtiyaç maddeleri şehre taşınabiliyordu.

    Bizans İmparatoru Alexi Comnene, Türkler’in bu yardım yolunu kapatmak için ilginç bir yola başvurmuştu. Gemlik Körfezi’ne giren gemilerini karadan 15 km. kadar yürüterek, takriben bugün Orhangazi’nin bulunduğu bölgeden göle indirmişti.

    Yardım yolları kesilen Selçuklular, 26 Haziran 1097’de kenti Bizanslılar’a bırakarak çekilmişlerdi. İşin daha da ilginç yönü, karadan nakledilen bu gemilerin içinde, Turkopol denilen Türk asıllı paralı askerlerin bulunmasıydı.

    Gemilerini karadan yürüten ilk Türk de, Gazi Umur Bey’dir. Umur Bey, 1339’da, Yunanistan’a yaptığı bir seferde, gemilerini Korint berzahından öbür tarafa aşırarak düşman üzerinde baskın tesiri yaratmıştı.

    İstanbul’un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet’in yanında bulunan Tursun Bey, Tarih-i Ebu’l- Feth isimli eserinde, o günleri ayrıntılı olarak anlatmaktadır.

    Tursun Bey, Fatih’in gemileri karadan Haliç’e indirmesini, Umur Bey’i hatırlatarak şöyle der:

    “Eğer görse anı Gazi Umur Bey
    Deye olmaya bu donanmadan yeğ
    Mavnalar kadırgalar bu üzre
    Sanasın dağlar sürür su üzre”


    Şüphesiz Fatih Sultan Mehmet’in en önemli özelliklerinden biri, tarihi çok iyi bilmesi ve ondan dersler alabilmesiydi.
     

Sayfayı Paylaş