1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

FELSEFE_Descartes

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve rehber85 tarafından 29 Ocak 2007 başlatılmıştır.

  1. rehber85

    rehber85 Aktif

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    408
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    gazi mezunu..
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    87 ÇTL
    Descartes "Yöntem Üzerine Konuşma"

    Yöntem üzerine konuşma, Descartes'ın birinci dönem yapıtlarındandır. 1618'den 1637'ye kadar sürmüş olan bu birinci döneminde, Descartes bir filozoftan çok bir bilim adamıdır; dünya üzerine, insan üzerine, insanın evrendeki yeri üzerine evrensel bir bilim geliştirmeye yönelir.


    Yazarın biyografisi: [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Yazarın Sözleri: [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
     
  2. rehber85

    rehber85 Aktif

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    408
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    gazi mezunu..
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    87 ÇTL
    90 Dakikada NIETZSCHE - Paul Strathern

    Felsefe yüzyıllar boyunca skolastiğin yorganı altında kıvrılarak uyudu. Skolastik tartışmaların horlamaları ve karşı horlamalarından başka hiçbir şey duyulmuyordu.

    Felsefeyi ortaçağ uykusundan uyandıran şey, 17. Yüzyılda sahneye çıkan ve şu sözleri ilân eden Descartes oldu: “Cogito, ergo sum.” (Düşünüyorum, öyleyse varım). Aydınlanmış bir çağ başlamış oldu: Bilgi akla dayandırıldı. Bu büyük Fransız sadece uyuyan bilginleri değil, aynı zamanda Britanyalıları da uyandırmıştı. Onlar da Descartes’in rasyonel varsayımlarına gecikmeden tepki ererek, bilgi birikimimizin akla değil, deneyime dayandığını iddia ettiler. İngiliz Empiristler bu hiddetli çıkışlarıyla aklın en küçük kırıntısını dahi yok ederek felsefeyi gitgide daha küçük duyumsamalara ayırdılar. Felsefe tekrar sonsuz bir uykuya dalma tehdidi ile karşı karşıya kaldı.

    Nihayet 18. Yüzyılın ortalarında Kant “dogmatik uygusundan” uyanarak ortaçağ felsefesinden çok daha kapsamlı bir felsefe sistemi geliştirdi. Bu durum, filozofların bu yeni şansı keyifli hayaller için kullanmak istedikleri izlenimini doğurdu. Hegel, bu filozofların arasında en gayretlisi oldu ve genel huzur ihtiyacına yanıt verecek, dev yatağı bulutlardan oluşan muhteşem bir yatak odası inşa etti. Kendisine başka bir yol seçen tek kişi, tüm evi doğu felsefesinin taze esintileriyle havalandıran Schopenhauer’di. İşte bu esintiler genç Nietzsche’yi uyandırdı. Çevik bir hareketle o buz gibi rüzgâra atıldı ve herkesi uzun bir süre için uyanık tutan keskin felsefesini ilân etti.

    Yazarın Biyografisi: [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
     
  3. rehber85

    rehber85 Aktif

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    408
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    gazi mezunu..
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    87 ÇTL
    Nietzsche - Ecco Homo

    -Önsöz-

    Bu yakında insanlığın karşısına, şimdiye dek ona yöneltilmiş en çetin istekle çıkacağımı göz önüne alarak, önce kim olduğumu söylemeyi gerekli buluyorum. Aslında bilinmeliydi bu: “Kimliğimi saklamış” değilim çünkü. Ama ödevimin büyüklüğü ile çağdaşlarımın küçüklüğü arasındaki oransızlık şuradan belli ki, beni işitmediler, görmediler bile. Ben kendime açtığım krediyle yaşıyorum; belki yaşadığım da bir önyargı yalnızca?... Yaşamadığıma kendimi inandırmam için, yazları Ober-Engadin’e gelen “aydınlar”dan bir tekiyle konuşmam yeter. Bu koşullar altında, alışkanlıklarımı, içgüdülerimin gururunu aslında ayaklandıran bir ödev düşüyor bana, şunu söylemek düşüyor: Dinleyin! Ben falancayım. Başkasıyla karıştırmayın beni herşeyden önce!
     

Sayfayı Paylaş