Felsefenin Temel İlkeleri

Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
36,718
Beğeniler
8,981
Takım
GALATASARAY
#1
GİRİŞ

I..Felsefe Nedir ?
Eski Yunanlılar, felsefeden, bilgi sevgisini anlıyorlardı. Philosophia’nın (philo, sevgi; sophia, bilgi)sözcük anlamı budur, felsefe buradan gelir.

Ama felsefenin en kalımlı anlamı şöyledir: “Genel bir dünya anlayışıdır ki, bu anlayıştan, belli bir davranış tarzı çıkabilir.”

II..Niçin Felsefeyi İncelemeliyiz ?
Bazıları başarmak için, başarı koşullarının gerçekleşmesinin yeterli olduğunu sanırlar. Yanlıştır, çünkü bu koşulları gerçekleştirmeyi bilmek de gerekir. Ve işler karmaşıklaştıkça, ne yapacağını bilmek, daha büyük ö nem kazanır.

III.. Hangi Felsefe İncelenmeli ?
Bilimsel bir felsefe: diyalektik materyalizm.
“Materyalist doğa görüşü, doğanın olduğu gibi, yabancı bir şey katmadan, yalın biçimde kavranmasından başka bir şey değildir.” der Engels.


Bilimlerin her biri, “doğanın olduğu gibi” bir yönünü inceler. Marksist felsefe ise, “doğanın, olduğu gibi, genel olarak kavranılması”dır. Onun için, her ne kadar bilimlerle özdeşleşmese de, bilimsel bir felsefedir.

Tarihsel materyalizm, diyalektik materyalizmin ilkelerini topluma uygular.

Diyalektik materyalizm ve tarihsel materyali zm, bilimsel sosyalizmin ve bunun sonucu olarak komünizmin teorik temelini oluştururlar.

Dünyaya doğrudan bakmak materyalizmdir.

Dünyaya gerçek gelişmesi içinde bakmak, diyalektik materyalizmdir (diyalektik, toplumun gelişmesini açıklayan yasaları inceler.)

IV.. VARGI :Teori ve Pratiğin Birliği
Dediler ki, “Elbette, Marksizm, eskiden iyiydi. Ama bugün Marksizm aşılmıştır.” …

Burjuvazi, bu iş için, uluslar arası sosyal-demokrasi liderlerinden gayretkeşçe bir yardım gördü. Leon Blum’un yardımı … “Marksizm, diyalektik ve tarihsel materyalizm, sosyalizm için hiç gerekli değiller; dinsel telkin de onun kadar değerlidir.”

Marksist felsefeyi incelemeye başlayacak olanların hiçbir zaman unutmaması gereken bir nokta vardır. Devrimci proletaryanın bilimsel felsefesi , Marksizm, hiçbir zaman teoriyi (yani bilgiyi) pratikten (yani eylemden) ayırmaz.


Yazar: GEORGES POLITZER
 

Benzer konular

Top