1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Felsefeye Genel Bakış..

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 28 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Felsefeye Genel Bakış..

    İnsan, tabiatı gereği daima gerçeğin arayıcısı olarak görünmüştür ve görünecektir. Çünkü onun yaratılışında , belki de yaratılış gayesinde, bu merak, bu arayış veya bir başka deyişle, en güzele, en iyi olana susamışlık bulunmaktadır.

    Onun düşünce hayatında, daima duyularla algılanan duyularla algılanamaz olanı, görünen görünmeyeni, gizli olanı, gerçekle ideal olanı istemiş, gerektirmiştir.

    Böylece insan, bu kavramlardan en kolay olan da kendine asla yeterli görmemiş; her yeni buluş, biliş ve görüşten sonra bununda gerisinde daha yeni bir şeyler, hâlâ gizli kalan hususlar bulunduğunu düşünmüştür.

    Bu şekildedir ki, insanlık felsefe dediğimiz ve gerçek olanın ideal olanın, en güzel olanın, gizli olanın arayışı demek olan bilimi ortaya çıkarmıştır.

    Eski çağlardan beri devam eden bu arayış ve düşünüş hâlâ devam etmekte ve devam edecektir; yani insanlık felsefe yapmaktan asla geri kalmayacaktır.

    Eskiden felsefe bütün bilimleri içine alıyordu; diğer bilimleri ondan ayırmak veya ayrı düşünmek mümkün değildi. Onun için eski çağ filozoflarının bir çoğu sadece felsefe ile değil, onun yanında matematik, mantık, tabiat, fizik musiki, tıp vs. gibi bilimlerde söz sahibi idiler.

    Daha sonra ilimler Felsefeden ayrılarak kendi alanlarını ve bu alanda geçerli olan prensipleri belirlediler. Böylece ilimler belli bir tasnife tabi tutulurlar. Fakat felsefe daima meşruiyetini devam ettirmiştir.
     

Sayfayı Paylaş