1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fener Patriği Gregorios’un İdam Edilmesi

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 29 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Fener Patriği Gregorios’un İdam Edilmesi

    Küçük Kaynarca Muâhedenâmesi ile Rusya’ya Osmanlı Devleti’ndeki Ortodoksları himaye hakkı verileliden beri, Rumların müstakil bir Yunan Devleti kurma hayalleri içinde oldukları bilinmekteydi 1814’de Odesa’da kurulan Ethniki Hetaria isimli gizli cemiyet bunun için kurulmuştu Fâtih’in ihya ettiği ve her türlü hak ve hürriyetlerini tanıdığı Fener Patrikhânesi, bizzat Patriği ve Fener Beyleri denilen İstanbul’lu Rum soyluları eliyle, bu derneğin faaliyetlerini destekler hale geldi Mesela Fener Beylerinden Prens İpsilanti, hem Çar’ın yaveri ve hem de bu cemiyetin 1821’deki başkanıydı 12 Şubat 1821 günü Yunan İhtilâlini başlatan da, yine bu Patriğe bağlı olan Patras başpiskoposu Germanos’du
    Mora, Rum isyancılar tarafından Ekim 1821’de tamamen işgal edilince, önce Osmanlı Devleti şaşırdı Çünkü Osmanlı Devleti, Cihan Patriği sıfatıyla Fener Patriğine her türlü imtiyazlar verdiği gibi, onların Katolikler tarafından hor görülmelerine, ezilmelerine ve hatta yok edilmelerine de mani olmuştu III defa Fener Patrikliğine getirilen Gregorios’un hem söz konusu gizli cemiyet ile ve hem de Rus yetkililerle olan gizli münâsebetleri tesbit edildi Nitekim İstanbul’daki Fener Patriki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr’a yazılan mektupta aynen şu ifadeler yer almaktadır:
    "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir Çünkü Türkler, sabırlı, mukavemetli, mağrur ve izzeti nefisli insanlardır Bu hasletleri, dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden, anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir Bu sebeple, Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak, dini metanetlerini zaafa uğratmak gerekir Maneviyatları sarsıldığı gün, Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır Osmanlı Devleti’ni tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir Yapılacak olan, Türkler’e bir şey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır"
    Sultân Aziz devrinde, İstanbul Rus Elçisi olan General İgnatyef, bu mektubu zikrettikten sonra şunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teşhisler isabetle tecelli etti"
    Bu ihanetleri tesbit edilen Patrik Gregorios, sadrazam tarafından Bâbı Âli’ye davet edildi ve önce sorgulandı Vatana ihanet ettiğine dair olan yafta göğsüne yapıştırılarak Patrikhanenin Orta Kapısı önünde asıldı ve üç gün asılı kaldıktan sonra cesedi Yahudiler tarafından denize atıldı Ahmed Cevdet Paşa gibi bazı tarihçiler, her ne kadar daha fazlasını da hak etmiş olmasına rağmen, böyle kritik bir anda Patrik’in idam edilişinin Rusların işine yaradığını ve çünkü bütün Ortodoksların hamiyeti diniye ile tamamen Osmanlı Devleti’nin aleyhine geçtiğini ifade etmektedirler Hatta idam önlenebilseydi, Yunan İhtilâli bu kadar büyümezdi diyenler de vardır Rumlar, bir Türk Devlet adamı aynı kapının önünde idam edilmediği müddetçe, kapının açılmayacağına söz vermişler ve bugüne kadar kin kapısını kapalı tutmaya devam etmişlerdir Bu tarihten sonra, Fener Patrikhânesi, her zaman Müslüman Türk Milletinin aleyhine olan planların yapıldığı bir mekân olmuştur
     

Sayfayı Paylaş