Filme heteroseksüel olarak uyarlanan 11 eşcinsel kitap karakteri

dderya

kOkOşŞ
AdminE
Katılım
29 Tem 2013
Mesajlar
15,538
Beğeniler
8,005
Şehir
izmir :)
#1
Kitapları sinemaya uyarlarken senaristler bazen eşcinselleri ya da hemcinsler arasında yaşanan maceraları filme aktarmamayı tercih ederler.Uyarlama senaryolar kitaba sıkı sıkıya bağlı kalabilir ya da bambaşka bir hale dönüşebilir. Karakterler eşcinselse ya da hemncinsleriyle bir takım cinsel maceralar yaşıyorlarsa, bazen senaristler uyarlama sırasında bu detayı tamamen hikayenin dışında bırakır.

1. ONBAŞI FIFE, İNCE KIRMIZI HAT



1962′de yayınlanan James Jones’un II. Dünya Savaşı’nda geçen romanının 3. bölümünde yağmurlu bir gecede biraz toy Onbaşı Fife ve Er Bead yakınlaşır. Terrence Malick’in 1998′de uyarladığı filmde bu karakterleri Adrien Brody ve Nick Stahl canlandırmıştır. O dönemdeki Amerikan ev kadınlarının ve annelerinin yüzleşmek istemediği savaş bir yüzü de budur: Erkeklerin bazı ihtiyaçları vardır.

Romandaki kısım şöyledir:

Bir adam ne yapabilir ki? Hiç bir şey, o kadar… Erkekler zaman zaman birbirlerine yardımcı olmadığı sürece. Ya öyle olacak ya da kendine ibne bir aşçı ya da pastacı bulmadıkça, hiç bir şey. Erkekler birbirine yardımcı olabilirler diye düşündü Bead.

“Eee, ne diyorsun” dedi neşe dolu bir sesle. “Birbirimize yardım edelim mi? Sen bana yaparsan ben de sana yaparım.”

Ters bir tepkiyle karşılaşmayan Bead’in sesinde ve pazarlamacılığında kendine güveni arttı. Anlaşılan eşcinsel bir öneri yapması fark etmiyordu ve onun pek umrunda değildi. … Küçük çadırda Fife’ın tarafına doğru sürünerek yaklaştı ve şöyle dedi: “Benim ibne ya da öyle bir şey olmadığımı düşünmeni istemem.”

Fife “Olayı anlamadın mı? Ben de aynen öyle.” diye yanıtladı.



2. JUSTIN MCLEOD, YÜZÜ OLMAYAN ADAM



Mel Gibson’ın ilk yönetmenlik denemesi olan bu filmdeki kendi oynadığı ana karakter, Isabelle Holland’ın 1972 tarihli romanında eşcinseldi. Holland’ın menajeri Lisa Callamaro 1993′deki bir röportajda “Karakterin eşcinsel olmasının kitabın satışını zorlaştıran bir etkisi olmuştu.” dedi.


3. PUSSY GALORE, ALTIN PARMAK



an Fleming’in yedinci 007 kitabında Pussy Galore bir lezbiyen hırsız çetesinin lideridir. Romanın film uyarlamasında Honor Blackman tarafından canlandırılan “Bond Kızı”nın çok daha bastırılmış bir cinsel yönelimi vardır. (Ayrıca saç rengi de kumraldan sarıya dönmüştür.) Romanda da filmde de James Bond bir ahırda Pussy’yle sevişir. Fleming, romanda “süper kahraman”ının herhangi bir lezbiyen kadını “çitin öteki tarafına geçme”ye ikna edecek kadar yoğun bir cinsel gücü olduğunu ima etmektedir.
 

dderya

kOkOşŞ
AdminE
Katılım
29 Tem 2013
Mesajlar
15,538
Beğeniler
8,005
Şehir
izmir :)
#2
4. DON BIRNAM, KAYIP HAFTASONU



Billy Wilder’ın başarısız alkolik bir yazar olan Don Birnam’ın hikayesini anlattığı filmi 1946 yılında En İyi Film, Yönetmen (Wilder), Aktör (Ray Milland) ve Senaryo (Wilder, Charles Brackett) ödüllerini kazanarak Oskarları silip süpürmüştü. Fakat yazar Charles Jackson romanda çok içmeyi kariyer başarısızlığına değil ergenlik anılarına bağlamıştı.

Jackson’ın romanından “Bölüm İki: Karısı” bölümünden alıntı;

Ne ara, hangi zaman onu çağıran sorumluluğu ve fırsatı kasten göz ardı etmişti? Ah, böyle bir düzine an sayabilirdi … Bazıları diğerlerinden daha belirgindi, özellikle unutamadığı o bir tanesi.

O Presbiteryen Kilisesi’nin arkasındaki barakada, haftanın bir kaç günü öğleden sonraları, yıllardır bu iş dışında başka hiç bir iş için kullanılmayan, terk edilmiş bir arabanın arka koltuğunda aralarında geçenler…


5. PAUL VARJAK, TIFFANY’DE KAHVALTI



Senarist George Axelrod, Truman Capote’nin ikinci dünya dönemi romanını 1961 Manhattan’ına uyacak şekilde güncelledi. “Kitapta hiç bir şey olmuyordu” demişti. “Elimizdeki tek şey son derece alımlı kızdı ve bu Audey Hepburn’e mükemmel uyuyordu. Tek yapmamız gereken merkezinde romantik bir ilişki ve kahramanımızın yiğit bir heteroseksüel olduğu bir hikaye geliştirmekti.”

Oysa yazıdaki ilişki biçimi ekrandakine hiç benzemiyordu. Romanın 16. bölümünde, filmde Audrey Hepburn tarafından canlandırılan Holly Golightly karakterden bir “Maude” (dönemin eşcinsel alt kültüründe erkek fahişelere takılan ad) olarak söz eder.

6. RORSCHACH, WATCHMEN


Yazar Alan Moore ve sanatçı Dave Gibbons’ın yarattığı karakterin, suç ortağı Nite Owl’a karşı bir zaafı vardı fakat bu hiç bir zaman açık edilmemişti. Çizgi romanda dahi fısıltı halinde sözü edilen bu aşkın film versiyonunda adını bile anacak vakit yoktu.
 

dderya

kOkOşŞ
AdminE
Katılım
29 Tem 2013
Mesajlar
15,538
Beğeniler
8,005
Şehir
izmir :)
#3
7. RUTH JAMISON, KIZARMIŞ YEŞİL DOMATESLER



Fannie Flagg’ın 1987 romanı “Kızarmış Yeşil Domatesler”de Ruth ve Idgie arasında net olarak özel bir ilişki vardır. 1991 yapımı filmde? Hiç bir şey. Flagg’in senaryosunda Ruth (Mary – Louise Parker) merhum Buddy Threadgoode’a (Chris O’Donnell) takılıp kalmıştır.

8. BEN, BEN – HUR



Senarist ve tarihçi Gore Vidal, Leo Wallace’ın 1880′deki el yazmalarında baş karakter ve arkadaşı Messala (Stephen Boyd) arasında romantik bir bağlantı olduğunu düşünmüştü. Başrol oyuncusu Charlton Heston ve yönetmen William Wyler, Vidal’e bir mektup yazarak bu detayı reddettiklerini bildirdiler. Baş karakter Ben, sandalet giyilen bir melodramda ne kadar olunabilirse o kadar heteroseksüel kaldı.

9. BRICK POLLITT, KIZGIN DAMDAKİ KEDİ


Bir başka Hollywood alkoliği daha kendi acılarında boğulur. Brick (Paul Newman) intihar eden arkadaşı Skipper’ın yasını tutmaktadır ve karısı Maggie (Elizabeth Taylor) ile yatmayacaktır. Fakat Tennessee Williams’ın tiyatro oyununda metin çok daha muğlaktır, Brick’in cinselliği hakkında seyircide soru işaretleri bırakır.
 

dderya

kOkOşŞ
AdminE
Katılım
29 Tem 2013
Mesajlar
15,538
Beğeniler
8,005
Şehir
izmir :)
#4
10. CELIE JOHNSON, MOR YILLAR



Steven Spielberg’ün bol Oskarlı 1985 yapımı filminde Celie (Whoopi Goldberg) ve Shug (Margaret Avery) öpüşürler. Goldberg bu sahneyi “sevgi ve şefkatle ilgili bir şey … lezbiyenlik ile ilgisi yok. Artık gözleri açılır, anlamaya başlar.” diye tanımlar. Alice Walker’ın mektuplardan oluşan romanında ise çift bir öpücükten çok daha ileriye gider.

11. ABRAHAM LINCOLN, LINCOLN



Bu biraz belirsiz ama biyografi yazarı Carl Sandburg 1926′da, Lincoln ve oda arkadaşı Joshue Speed ile ilgili olarak 16. ABD Başkanı’nın “lavanta rengi bir çizgisi ve Mayıs menekşeleri kadar yumuşak noktaları” olduğunu yazmıştır. “Lavanta rengi çizgi” o dönem feminen erkekler ve daha sonraları eşcinseller için kullanılan bir tabirdi. “Lincoln” filminin senaristi Tony Kushner bir röportajında “bu senaryo üzerinde 6 yıl çalıştıktan sonra Lincoln’un biseksüel ya da eşcinsel olabileceğini iddia etmek için bazı nedenler vardır” demiştir.

Senaryoyu yazarken Kushner bu durumu göz ardı ederek “Mesleki baskılardan ve savaş yüzünden Lincoln’ün herhangi bir kimseyle birlikte olabileceğine inanmakta zorlanıyorum.” dedi.
 
Top