1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Filozoflara Göre Adalet

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 30 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.610
    Beğenileri:
    5.941
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Banka:
    3.836 ÇTL
    Filozoflara Göre Adalet

    Adalet kavramı tarih boyunca farklı şekiller*de tanımlanmış olup filozoflar ve düşünce adamları konu hakkında değişik fikirler ileri sürmüşlerdir. Adalelin yerine getirilmesi an*cak adaletsizliğin ortaya çıkması sunucudur. İlk anlamında adalet, insanların birbirlerine nasıl davranacaklarını Öngören kuralları gözönüne alma ve uygulamayı, yani 'haklar1 ve görevleri kapsar. Bu İki kavram Aristoteles'in Et/ıics'indc sistematik biçimde ele alınmıştır.

    Platon tarafından açıklıkla, Aristoteles tara*fından da belirsiz biçimde gösterildiği gibi (içi*ne örfü de alacak şekilde geniş tutulduğunda) kanun, olduğu şekliyle ve nasıl olması gerektiğİyle anlaşılmalıdır. Platon kanun yönetimin*den çok bilgelerin (filozofların) yönetiminden yana olduğunu belirtir. Çünkü kanun herkes için en soylu ve en adil olanı anlayamaz ve böylelikle en iyiyi uygulayamaz. Platon Devle'te insanın tabiatına mükemmelen uygula*nabilen bir adalet kavramı geliştirir. Bu ada*let, aklın kullanılmasıyla keşfedilebilir. Aristo*teles doğal ve uziaşımsal (İtibarî) adalet ayrımını yapar birincisi evrensel, ikinci*si ferdî durumlara mahsustur. Bu ikisi çatışın*ca doğal adalete müsaade etmek itibarî adale*te düşer.

    Devlel'lc Platon, adaleti itidal, bilgelik ve ce*saretle birlikte dört aslî erdemden biri olarak zikreder. Adalet denetleyici ve düzenleyici er*demdir. Adil kişi, ihtirasları akılla denetlenen, kendisini disipline edebilmiş kişidir. Stoacılar için, Platon için olduğu gibi adalet akılla bulu*nabilen ve yürürlükteki kanun ve Örfün üzerin*de bir şeydir. Akıl sahibi bir varlık olarak in*san, kendi tabiatı hakkında düşünmekle nasıl davranacağını anlayabilir. Plaioıı'dan farklı olarak Stoacılar her insanın tabiî kanunun far*kına varıp ona uyma konusunda eşit oldukları görüşündedir. Roma kanun koyucuları bu gö*rüşten etkilenmişler ve kölelik kurumunun ta*biî kanunla ve tabiî adaletle çeliştiği görüşünü belirtmişlerdir. Bu görüş Kilise Babaları tara*fından devralınmıştır. Hobbes ise farklı bir adalet kavramı öne sürmüştür Bir akit, bir sözleşme yapılmışsa onu bozmak adalet dışı bir şeydir. "Adaletsizlik söz verip yapmamak*tır ve adaletsiz olmayan herşey adildir. Böyle*ce yeni dünyada tabiî adalet kavramı sarsılır.

    Hume adaleli, "sunî erdem" olarak adlandı*rır. Ne insan tabiatında ne de sözleşmede ada*leli ihdas edecek kurallar bulamayız. Faydacı*lar adalet kelimesini aynı anlamda, yani adale*lin insanların uzlaşmasından doğduğu anla*mında kullanıyorlardı. "Adalet fikri iki şeyi varsayar: Bİr davranış kuralı ve bu kuralı tas*dik edecek bir duygu." (J.S.Mill)

    Adalet bugün de herkese hakkım vermek ve doğruyla yanlışı birbirinden ayırmak anlamla*rında kullanılmakla birlikte devletin bu görevi*ni yerine geürecek kamu teşkilatlan farklı bi*çimlerde olmaktadır. Genelde adalet hizmet*leri siyasî ve idarî otoritenin kumanda alanı*nın dışında bağımsız kurumlar şeklinde düşü*nülmektedir. Devlet ve fert açısından adalet farklı anlamlar taşımaktadır. Devlet İçin ada*let, kanunların yapımında ve hak ve görevle*rin dağıtılmasında belli kişileri veya zümreleri ötekilere üstün tutmadan vatandaşlara aynı hakları vermesini ve aynı görevleri yüklemesi*ni ifade eder. Fert için ise vatandaşların müm*kün olduğu kadar birbirinin hakkına uymaya mecbur bırakılmasını ifade eder.

    İslam toplumlarında adalet kavramının top*lu misal siyasal hayat içerisinde işgal ettiği ye*rin kendine Özgü bazı niteliklere sahip olduğu görülüyor.
     

Sayfayı Paylaş