1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Filozoflara Göre Adalet

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 30 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Filozoflara Göre Adalet

    Adalet kavramı tarih boyunca farklı şekiller*de tanımlanmış olup filozoflar ve düşünce adamları konu hakkında değişik fikirler ileri sürmüşlerdir. Adalelin yerine getirilmesi an*cak adaletsizliğin ortaya çıkması sunucudur. İlk anlamında adalet, insanların birbirlerine nasıl davranacaklarını Öngören kuralları gözönüne alma ve uygulamayı, yani 'haklar1 ve görevleri kapsar. Bu İki kavram Aristoteles'in Et/ıics'indc sistematik biçimde ele alınmıştır.

    Platon tarafından açıklıkla, Aristoteles tara*fından da belirsiz biçimde gösterildiği gibi (içi*ne örfü de alacak şekilde geniş tutulduğunda) kanun, olduğu şekliyle ve nasıl olması gerektiğİyle anlaşılmalıdır. Platon kanun yönetimin*den çok bilgelerin (filozofların) yönetiminden yana olduğunu belirtir. Çünkü kanun herkes için en soylu ve en adil olanı anlayamaz ve böylelikle en iyiyi uygulayamaz. Platon Devle'te insanın tabiatına mükemmelen uygula*nabilen bir adalet kavramı geliştirir. Bu ada*let, aklın kullanılmasıyla keşfedilebilir. Aristo*teles doğal ve uziaşımsal (İtibarî) adalet ayrımını yapar birincisi evrensel, ikinci*si ferdî durumlara mahsustur. Bu ikisi çatışın*ca doğal adalete müsaade etmek itibarî adale*te düşer.

    Devlel'lc Platon, adaleti itidal, bilgelik ve ce*saretle birlikte dört aslî erdemden biri olarak zikreder. Adalet denetleyici ve düzenleyici er*demdir. Adil kişi, ihtirasları akılla denetlenen, kendisini disipline edebilmiş kişidir. Stoacılar için, Platon için olduğu gibi adalet akılla bulu*nabilen ve yürürlükteki kanun ve Örfün üzerin*de bir şeydir. Akıl sahibi bir varlık olarak in*san, kendi tabiatı hakkında düşünmekle nasıl davranacağını anlayabilir. Plaioıı'dan farklı olarak Stoacılar her insanın tabiî kanunun far*kına varıp ona uyma konusunda eşit oldukları görüşündedir. Roma kanun koyucuları bu gö*rüşten etkilenmişler ve kölelik kurumunun ta*biî kanunla ve tabiî adaletle çeliştiği görüşünü belirtmişlerdir. Bu görüş Kilise Babaları tara*fından devralınmıştır. Hobbes ise farklı bir adalet kavramı öne sürmüştür Bir akit, bir sözleşme yapılmışsa onu bozmak adalet dışı bir şeydir. "Adaletsizlik söz verip yapmamak*tır ve adaletsiz olmayan herşey adildir. Böyle*ce yeni dünyada tabiî adalet kavramı sarsılır.

    Hume adaleli, "sunî erdem" olarak adlandı*rır. Ne insan tabiatında ne de sözleşmede ada*leli ihdas edecek kurallar bulamayız. Faydacı*lar adalet kelimesini aynı anlamda, yani adale*lin insanların uzlaşmasından doğduğu anla*mında kullanıyorlardı. "Adalet fikri iki şeyi varsayar: Bİr davranış kuralı ve bu kuralı tas*dik edecek bir duygu." (J.S.Mill)

    Adalet bugün de herkese hakkım vermek ve doğruyla yanlışı birbirinden ayırmak anlamla*rında kullanılmakla birlikte devletin bu görevi*ni yerine geürecek kamu teşkilatlan farklı bi*çimlerde olmaktadır. Genelde adalet hizmet*leri siyasî ve idarî otoritenin kumanda alanı*nın dışında bağımsız kurumlar şeklinde düşü*nülmektedir. Devlet ve fert açısından adalet farklı anlamlar taşımaktadır. Devlet İçin ada*let, kanunların yapımında ve hak ve görevle*rin dağıtılmasında belli kişileri veya zümreleri ötekilere üstün tutmadan vatandaşlara aynı hakları vermesini ve aynı görevleri yüklemesi*ni ifade eder. Fert için ise vatandaşların müm*kün olduğu kadar birbirinin hakkına uymaya mecbur bırakılmasını ifade eder.

    İslam toplumlarında adalet kavramının top*lu misal siyasal hayat içerisinde işgal ettiği ye*rin kendine Özgü bazı niteliklere sahip olduğu görülüyor.
     

Sayfayı Paylaş