1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Flüt ve Flüt çeşitleri

Konusu 'Müzik' forumundadır ve Suskun tarafından 17 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    Flüt, üç parçanın birleşiminden oluşan bir enstrümandır.

    Baş (ya da ağızlık)
    Gövde
    Kuyruk

    Bu müzik aleti halen çoğu okulda müzik derslerinde eğitimi verilmektedir çalgının satın alınırken verilen bir de temizleme aleti bulunur bu aletin başına pamuk konularak flütün içi temizlenir Çalgının baş bölümünde bir üfleme deliği vardır. Bu nedenle bu bölüme "ağızlık" da denir. Üfleme deliği çalıcının alt dudağına dayalıdır. Sağ omuz yönünde, yere koşut olarak tutulur. Sol el ağızlık tarafında, sağ el ise kuyruk tarafında tutulur. İki elin baş parmağı alttan flütü destekler. Flütün borusu silindir şeklindedir. Çapı 1,9 cm'dir. Flüt ağızlıktan başlayarak kapalı uca dek 67,2 cm'dir.

    Günümüzde nikel, gümüş, altın gibi madenlerden yapılmaktadır. Fakat XX. yy.'lın başlarına kadar abanoz, nar gibi sert ağaçlardan yapılırdı. Metal olduğu halde tahta nefesli çalgılar grubu üyesidir. Bunun nedeni ses renginin tahta tınısı vermesi ve diğer tahta nefesliler ile iyi kaynaşması ve ses elde ediliş yönteminin tahta enstrümanlar gibi olmasındandır. Tahta flütün en önemli özelliği tatlı, yuvarlak ve olgun olmasıydı. Metal alaşımlardan yapılmaya başlamasıyla bu özelliklerini büyük ölçüde yitiren flüt daha çevik, ses niteliği yönünden ise parlaklık kazanmıştır. Özellikle ince sesler metalden yapılan flütlerde daha kolay ve güvenlidir.



    Boehm Sistemi

    XIX.yy. ortalarına dek, flütte bu günkü perde sistemi yoktu. Çalgının gövdesindeki delikler parmak uçları ile kapatılarak sesler elde ediliyordu. Fakat daha iyi seslerin elde edilebilmesi ve tam bir entonasyon için bu deliklerin arasındaki uzaklığın daha geniş olması gerekiyordu. Theobald Boehm adlı alman flütçü bu gün ufak geliştirimler dışında halen kullanılmakta olan sistemi buldu. Kendi adıyla "Boehm Sistemi" olarak adlandırılan bu sistem, güzel ses niteliği ve tam bir entonasyon için, deliklerin sesbilim "Akustik" yönünden doğru yerlere ve istenilen genişlikte açılmasını sağlamıştır. Delikler üzerine, doğal olarak açık duran kapaklar yerleştirilmiştir. Çalıcı, tüm delikleri kapaklar, miller, yaylar ve perdeler sayesinde kontrol etme olanağı bulmaktadır.

    Ses genişliği

    Notalar flüt için sol anahtarı ile yazılır. Üç oktavlık bir genişliği vardır ve bu sınırlar içinde her türlü kromatik ve diyatonik sesler elde edilir. En incedeki birkaç ses çok sert ve kulakları rahatsız edici olduğundan pek kullanılmaz ya da orkestranın hep birlikte çaldığı kısımlarda kullanılır...

    Tınlama bölgeleri

    Tüm çalgıların ve özellikle de tahta nefesli çalgıların ses genişliği içinde kendine özgü bir ses rengi olmakla birlikte kalın, orta ve ince sesleri arasında tını ayrılıkları görülür. bu tını ayrılıkları ancak dinleme yoluyla en iyi biçimde anlaşılabilir ve birbirinden ayırt edilebilir. Bununla birlikte, değişik tınlayan ses bölgeleri için, aşağıdan yukarıya bir izlenim edinilmesini sağlayıcı birkaç söz söylenebilir.

    Kalın ses bölgesi

    En kalın sesler ılık, pürüzlü, kadifemsi ve havalı biçimde tınlayabilir. Tek olarak duyulduğunda çok etkili ve dokunaklıdır. Yalnız, bu sesler başka çalgılar tarafından kolayca örtülebileceğinden, orkestralamanın buna göre olması gerekir.

    Orta ses bölgesi

    Birinci ve ikinci oktav içerisindeki la sesleri arasında kalan oktavdır. Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur. En güzel ezgiler, doğayı ya da kırları yansıtan flüt soloları bu ses genişliği içerisinde yazılabilir.


    İnce ses bölgesi

    İkinci oktav içerisindeki la notasından sonraki ince seslerdir. Sesler yukarı doğru çıktıkça sesler parlaklaşır. Bu ses bölgesinde çalınan ezgiler, huzurlu ve sakin bir hava yaratır. En ince sesler ise çok gür ve parlaktır. Kısık seslerle çalınması güçtür ve genelde orkestranın hep birlikte çaldığı kısımlarda bu sesler kullanılır. Besteciler bu sesleri kullanmak istediklerinde çoğunlukla pikolo flüt kullanmışlardır.

    Orkestradaki Görevleri

    Flüte orkestrada solo olarak, geniş, cantabile (şarkı söylenir gibi çalınan) melodilerden en hızlı pasajlara dek her türlü görev verilebilir. Tatlı, duygusal, pastoral (doğayı yansıtan) ezgiler daha çok orta ses bölgesinde verilir, kuş cıvıltıları, neşeli melodiler ve çocuksu pasajlar daha çok ince oktavlarına yazılır. Diğer tahta nefesli çalgılar ile çok uyumludur, iyi kaynaşır. Arka planda gerek armoniyi uzun seslerle ve çeşitli eşlik figürleri biçiminde sağlamakta çok kullanışlıdır. Tutti çalınan kısımlarda ana melodinin kemanlarda olduğu durumlarda ya kemanlarla birlikte ya da bir oktav tizlerde aynı melodiyi çalarak zenginlik sağlar.

    Teknik Özellikler

    Flüt tüm üflemeli çalgılar içinde en çevik ve en hünerli çalgıdır, çalamayacağı çok az şey vardır. Kromatik ve diatonik ezgiler, arpejler, uçarı ve gösterişli pasajlar, bağlı ve dilli olarak çok hızlı tempolarda çalınabilir. Ayrıca, yakın ve uzak atlamalı aralıkların tekrar tekrar gelişleri, stakato (staccato İt.), tril, tremolo, grupetto ve benzeri teknikler flütte çok kolay çalınabilir. Tek dil, çift dil, üç dil ve kurbağa dili tekniği rahatlıkla yapılır.

    Flütün crescendo (kreşendo okunur) ve decrescendo (dekreşendo okunur) olanakları, diğer çalgılara göre büyük ölçüde kısıtlıdır. Bazı tril ve tremololar ise olanaksızdır. Özellikle ince seslerdeki gür pasajların çalımında çok nefes harcanması gerektiği için cümle yapısı, flütçüye arada bir nefes alma ihtiyacını giderecek nitelikte boşluklar içermelidir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    BÜYÜK FLÜT



    Yapıldığı ses : Do
    Uzunluğu : 67 cm.
    Çapı : 1.9 cm. Soluklu bir çalgıdır.
    Notası, ikinci çizgi sol açkısı ile yazılır.
    Diyapazona göre duyuluşu aynıdır.
    Orkestra ve Armoni Muzikalarında, iki partisi bulunur.
    Solo ve eşlik, görevi verilir.
    Ses rengi, tatlı deyişli ve çobanlamadır.


    Ses dizisi genişliği:



    a. Kalın bölüm b. Orta bölüm c. İnce bölüm




    Çalgının baş bölümünde bir üfleme deliği vardır. Bu üfleme deliği alt dudağa dayatılır. Tutuşu, sol el baş bölümde, sağ el son bölümde olmak üzere, yere koşut ve sağ omuz yönünde olmalıdır, her iki elin baş parmaklan, çalgının ses deliği olmayan bölümünden destek görevi yapar.

    Öncelikle ciğerlerin sıhhatli olması, her soluklu çalgı çalanda aranılacak birinci koşuldur. Dudakların; ince, kusursuz dişlerin; düzgün ve eksiksiz (ön dişler) olması, aranılan nitelikler arasındadır. Üst dudağın çıkıntılı olması, kusur sayılmaz. Bu çalgıya on oniki yaştan önce başlamak yararlı değildir. En çok çalışma; (etüt, metot, morso) günde, dört saati geçmemelidir.

    Bu çalgının geçmişi, çok eski yıllara dek iner. Önceleri nar, abanoz vb. gibi, çeşitli dayanıklı ağaçlardan yapılan Büyük Flütün, Orkestra görevlerine 1720 yıllarında başladığı görülmektedir. Ancak esaslı gelişmesini 1840 yılında Alman Flütçüsü Theobald Boehm' ün (dizge oluşumundaki değişiklik)bugünkü görünüşüyle gerçekleştirmesi sonucu sağlanmıştır. Eksiksiz bir oluş iyeliği olan bu çalgı, çifte dil vuruşlu notalar, tiril ve tirillemeler, diatonik, kromatik, bağlı veya dilli bütün çabuk ezgileri kolaylıkla çalabilir. Yapılışı bakımından gür bir ses iyeliği olmayan Büyük Flüt, Armoni Muzikalarında kullanılırken, ona eşlik yapacak çalgılar özenle seçilmelidir. Kalın bölümündeki sesleri katlayarak kullanmak daha yerinde olur. Büyük Flütün, ses dizesindeki sesleri; kalın bölümünde kendine özgü bir nitelik, orta bölümünde tatlı, ince bölümünde oldukça yeğin bir renk taşır. Kullanılmaya en elverişli bölümü orta bölümdür, ince bölümündeki son üç veya iki ses, P., veya PP., deyisine uygun olmadığından, gerekli olmadıkça F., veya FF., deyisi kullanılmalıdır. Sesinin gür olmayışından dolayı solo olarak kullanılmayıp, eşlik görevleri ile büyük yararlar sağlamaktadır (özellikle açık yerlerde). Büyük Flüt, solo ve eşlik olarak, bütün dizi ve dizimlerde çalabilecek yetenekte ise de, bu çalgıya verilecek solo dizimler, üç - dört bemol veya diyezli başlığı taşıyanları aşmamalıdır. Armoni Muzikalarında dört Büyük Flüt bulunabilir. Ancak, bu sayının bütünlüğü pek sağlanamamıştır. Genellikle, iki tane oldukları görülür. Tatlı, koşuk bir ses iyeliği olan Büyük Flütün ses özelliği bakımından, Obua, Klarnet ve Senfoni Orkestrasından Armoni muzikalarına uyarımlanmış bestelerde Büğlü sololarına eşlik etmesi, çok duygulu bir etki yaratır. Bununla beraber, Korangle, Basson, Tenor Saksofon ve Si b Bariton eşliklerinde de, düşünülemeyen çekicilikte etkiler elde edilir.
    Özellikle besteciler, Büyük Flütü; çobanlama, kır ve köy yaşamını anlatımda kullanmışlardır. Çünkü bu görevi, onun gibi başarı ile yapacak hiç bir soluklu çalgı yoktur. Köylerde, dağ başlarında kişisel bir müzik çalgısı olarak, ilkel yaşamına son vererek, on-sekizinci yüzyılda toplumlara seslenen dinletilerde yer alan Büyük Flütün ses renginin, çekiciliğinin ve gücünün ölçüsünü daha iyi anlayabilmek için, günümüze değin gelen yüzyıllar içinde yaşamış, tüm büyük bestecilerin, onun için de ayırmış oldukları emekleri düşünmek bile yeterli bir deyiş olur. O, dağ başlarında çobanların, köylerde ulusların duygularını, ulusal ezgilerini, içten, tatlı, büyülü sesiyle dile getirmişliğini şimdi, Orkestralarda, Armoni Muzikalarında beğeni ve tatla dinlenen deyisiyle, coşkun bir anlatımla, öz duyguların tek ileticisi olarak sürdürmektedir. Ona özgü seçkin besteler, dinleyenler için onun değer kanısını en gerçek en yeterli biçimde tanımlayacak niteliktedir.
    ÇİFTLEMELER
    SESDAŞ ÇİFTLEME:
    Büyük Flüt ile Obua: Genellikle Obua egemendir. Obuanın ses rengi, Büyük Flüt ile yumuşatılır.
    Büyük Flüt ile Klarnet: Sıcak, yuvarlak bir renk elde edilir. Kalın seslerde Büyük Flüt, ince seslerde Klarnet egemendir.
    Büyük Flüt, Obua ve Klarnet: Çok dolgun ve etkili bir renk sağlanır. Kalın seslerde Büyük Flüt, orta seslerde Obua, ince seslerde Klarnet egemendir.
    Büyük Flüt ile Trompet: Trompet egemendir. Duyuluş kuvvetlenmiş, Trompet yumuşatılmış olur. Çoklukla (F) de yapılır.
    SEKİZLİDEN ÇİFTLEME:
    Büyük Flüt, Obua ve Klarnet: Etkili bir renk sağlanır.
    Büyük Flüt, Obua ve Basson: Klasik devirde sık sık kullanılan bir düzen.
    Büyük Flüt, Klarnet ve Basson: Etkili bir renk sağlanır.

    Büyük Flüt,.....Basson: iyidir. Orta bölümün boş bırakılması, özel bir renk elde etmek içindir.
    Büyük Flüt......Klarnet: Seyrek kullanılır.
    Aynı cinsten çalgılarda (iki Flüt, iki Obua v.b.) sekizli biçiminin kullanılması iyi değildir. Alt tarafa bir Korno alınırsa; yukarıya iki Klarnet, iki obua, veya iki Büyük Flüt alınır. Eğer altta iki Korno olursa; bu durumda yukarıya alınan çalgıların sayısı üç veya dörde çıkartılır. Bir Trompeti bir sekizli yukarıdan çiftlemek için yine çalgı sayısı üç veya dört olarak düşünülür (iki Büyük Flüt, Obua gibi). Trombonu bir sekizli yukarıdan (Büyük Flüt, Obua ve Klarnet) gibi çalgılarla çiftlemekten kaçınmalı, bu iş için Trompet seçilmelidir. Çiftlemelerde; dolgunluk, yumuşaklık ve kuvvet elde edilirken, çalgıya özgü anlatım gücü ve akıcılık niteliğinde eksilme olur. Bu nedenle, özel anlatım isteyen ezgilerde çalgıları çiftlemeden kullanmak (solo olarak) daha etkili olur.

     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    KÜÇÜK FLÜT

    Yapıldığı ses : Do veya Re b
    Uzunluğu : 31.3 cm.
    Çapı : 1.1 cm. Soluklu bir çalgıdır.
    Notası, ikinci çizgi sol açkısı ile yazılır.

    Diyapazona göre duyuluşu:
    Do Küçük Flüt: Bir sekizli üstten
    Re b Küçük Flüt: Bir küçük dokuzlu üstten.

    Orkestra ve Armoni Muzikalarında, bir partisi bulunur.
    Solo ve eşlik, görevi verilir.
    Ses rengi, ince ve yırtıcıdır.
    Ses dizisi genişliği:



    Çalgının tutuş, çalış durumu ve aranan özellikler Büyük Flüt' te olduğu gibidir. Bu çalgı, yapılışı bakımından Büyük Flütün aynı olup, yalnız ses delikleri kavrağı Büyük Flütünkinden daha küçüktür. Gerçekte, Küçük Flüt adı bu yapılış değişikliğindeki sonucu belirtir. Büyük Flütün yapı yöntemindeki gelişmeler, Küçük Flütün kullanılışından daha önce olduğundan, Küçük Flütün yapısı pek değişikliğe uğramamıştır. Boehm dizgesinde alaşımdan yapılmaktadır. Trampetle işbirliği yaptığında, askeri duyguları deyi gücü hiç bir soluklu çalgıda yoktur. Kullanılmaya elverişli olan sesleri, orta bölümdekilerdir. Kendisine verilecek çabuk ezgileri, renkli bir deyi ile seslendirir. Senfonik bestelerdeki görevi sınırlıdır. Genellikle, Büyük Flütü bir sekizli yukarıdan katlamakta kullanılır. Böyle olduğu gibi, Obua ve Klarnetlerin katlanmasında da görev verilir. Ses rengi; fırtına seslerini, Trampet eşliğinde askeri bir duyguyu, vurmalı çalgılarla birleştiğinde, Avrupa dışı müzik (Orta ve Uzak Doğu ülkeleriyle ilgili) duygusunu, coşkuyu ve benzeri duyguları başarı ile canlandırabilir. Vuruşlularda içinde olmak üzere, bütün çalgılarla birlikte en değişik ezgilere paydaşlık eder. Her çeşit, bağlı, dilli, diatonik, kromatik ve çabuk ezgilere eşlikte, her çeşit dizi ve dizimlerde çalabilme yeteneği olan Küçük Flüte; solo, çeşitleme ve yetenek gösterilerinde etki bakımından, Do, Sol, Re ve La dizimlerindeki görevler seçilmelidir.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Yan Flüt Nedir / Yan Flüt

    Batı müziğinde en çok kullanılan flüt cinsi olan yan flütün Çin'de M.Ö. 900 yılından beri kullanıldığı bilinmektedir. Flüt, Avrupa'ya 12. yüzyılda, öncelikle Almanca konuşulan bölgeler olmak üzere girmiş ve ilk önceleri çoğunlukla askerî bandolarda kullanılmıştır. "Alman flütü" isminin verilmesi bu zamana denk gelmektedir. Flüt daha sonra 16 ve 17. yüzyılda oda müziğinde kullanılan bir enstrüman haline dönüşmeye başlamıştır. Bu ilk flütler, 6 parmak deliğinden ibaret tek parçadan oluşmaktaydı. Ancak 1600'lerde flüt, birbirine bağlı 3 parçadan ibaret olarak yeniden tasarlanmıştır. Aşamalı olarak flüte daha fazla tuş eklenmiş ve orkestra parçalarında yerini almaya başlamıştır. 1800'lü yıllarda 4 tuşlu flüt en çok kullanılan türü olmakla beraber, 8 tuşlusu da geliştirilmiştir.

    Ünlü Alman flütçü Tehobald Boehm, sanatının zirvesine ulaştığı yıllarda, kullanılan yan flütlerin ihtiyaca cevap vermekte yetersiz kaldığını görmüştür. Çağ, müzik edebiyatının olağanüstü gelişme gösterdiği bir çağdır. Bestecilerin ifade gücü, çalgıların teknik gelişmişlikleriyle sınırlı da olsa bu sınır zorlanmaktadır. Besteciler sınır tanımazken, çalgılar yetersiz kalmaktadır.

    Bu düşünceden yola çıkan Boehm, 1832 yılında akustik (ses fiziği) bilgisi ile sanatındaki becerisini birleştirerek, bugünkü modern flütü geliştirmiştir. Yan flüt, bu yüzden "Boehm flüt" adıyla da bilinmektedir.

    Yan flüt, orkestraların ve bandoların önemli bir melodi çalgısıdır. İlk zamanlarda abanoz ağacından yapılırdı. Günümüzde ağaç flütler hâlâ kullanılıyor olmasına rağmen çok yaygın değildir. Bakır alaşımlı, gümüş, krom ve nikel gibi paslanmaz madenlerle kaplanmış parlak :-):-):-):-)llerden yapılanlar en çok kullanılanlarıdır. En değerlileri de gümüş ve altından yapılanlarıdır. Yan flütün iç çapı 1,9 cm, uzunluğu 67 cm'dir. Üç ana parçadan oluşmaktadır. Baştaraf hafif konik, orta ve uç kısmındaki parçalar silindirik boru şeklindedir. Üzerindeki ("perde" diye adlandırılan) deliklerin birbirine uzaklıkları ve çapları farklı ölçülerdedir.

    Boyu yaklaşık 30 cm olan yan flütün bir küçüğüne pikolo denir. Pikolo, yan flütün hemen hemen kopyası gibidir. Pikolonun boyuna yakın bir benzeri ise fifredir. Fifre, ağaçtan yapılmıştır, üzerindeki mekanizma daha basittir. Her ikisi de yan flüte göre bir oktav tiz ses verirler. Üçü de üfleme tekniği bakımından birbirine benzeyen çalgılardır. Son yıllarda yan flütün alto ve bas çeşitleri de üretilmiştir fakat yaygın olarak kullanılmamaktadır.

    Bazı çalgılar sol anahtarına göre ikinci aralığa yazılan "la" notasını, başka bir ses gibi kabul eder. Örneğin klarnetlerden bir tanesi, portenin altındaki birinci çizgiye yazılan "do" sesini "si bemol" olarak verir. O yüzden bu klarnete "si bemol klarnet" denilmiştir. Bu tip çalgılar "transpoze çalgılar" olarak adlandırılırlar. Yan flüt, sol anahtarını kullanır. Transpoze çalgı olmadığı için notaların yerlerini değiştirmeden okur.

    En kalın sesi portenin altına çizilen birinci ilave çizgideki "do"dur. Bu yüzden "do flüt" olarak da bilinir. Fazla kullanılmamakla birlikte do sesinin altına inen flütler de vardır. En ince sesi ise portenin üstüne çizilen, beşinci ilave çizgiden sonraki "do"dur. İnceye doğru bu sınır birkaç ses daha zorlansa da bu seslerin kullanımı çok yaygın değildir. Genellikle ses sınırı üç oktav diye tanıtılır.

    Nefesli çalgıların birçoğunda (klarnet, obua, zurna gibi) ses çıkarmaya yarayan bir düzenek (dil) vardır. Yan flüt, pikolo, fifre ve ney'de doğrudan ses çıkarmayı sağlayan bir düzenek olmadığı için "dilsiz nefesli çalgılar" grubunda sayılırlar.

    Nefesli çalgılar için bir başka gruplama da, üretiminde kullanılan maddeye göre yapılır. "Bakır nefesliler" ve "ağaç nefesliler" şeklindeki bu gruplamaya göre yan flüt her ne kadar :-):-):-):-)lden yapılmış olsa da "ağaç nefesliler" grubunda yer alır.

    Yan flüt; parlak sesi ve kıvrak hareketleri yapabilme özellikleri dolayısıyla etkileyici melodileri çalmada çok kullanılan önemli bir solo ve eşlik çalgısıdır. Toplumsal olaylardan zafer coşkularını, sevinç ve mutlulukları, insan sevgisini, özgürlüğü, ilkbahar ve yazın doğal hareketliliğini, çiçekleri ve kuşların cıvıltısını müzikle anlatmayı en güzel yapan çalgıdır. Sesinde karamsarlık yoktur.
     

Sayfayı Paylaş