1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fransa'nın Petrol Yatakları

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve dderya tarafından 16 Mayıs 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.333
    Beğenileri:
    7.519
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    102 ÇTL
    Fransa'nın Petrol Yatakları

    Fransa, ilk kez 1918 yılında petrol üretimine başlamıştır (Akıtanya havzasının St.Marcet-Sen Marse antiklinalinde). Az sonra da ifade edileceği üzere zamanla yeni petrol havzaları keşfedilmiş olmakla birlikte bugün ülke, petrol konakları bakımından çok sınırlı olanaklara sahiptir. Başka bir ifadeyle, uzun yıllardan beri sürdürülen araştırmalar, önemsenecek büyük bir zenginlik ortaya çıkarmış değildir. Hatta, yapılan rezerv hesaplarında önemli bir yanılma payı söz konusu değilse, ülke hampetrol rezervleri sadece 20 ila 25 milyon ton dolayında olup, halen yılda 3 milyon ton kadar ürıûm yaptığına zenginlik, yaklaşık 8-10 yıl içinde tükenecek demektir. Ülke doğal gaz rezervleri de öyle Önemsenecek büyük boyutlarda değildir. Rezervi mn, yaklaşık 40 ila 45 milyar m3, olduğu ve yılda 3 ila 3.5 milyar m3, dolayındı gerçekleşen üretim nedeniyle, bu rezervlerin de, nihayet 10-12 yıl kadar dayanabileceği hesaplanmaktadır.


    Oysa Fransa, daha önce kömür konusunda da ifade edildiği üzere büyük bir sanayi gücü olup, her yıl yaklaşık 90 ila 100 milyon ton hampetrol ve 30 ila 35 milyar m3, de doğal gaz tüketmektedir. Bu nedenle yıllık doğal gaz ihtiyacının % 10'a yakınını, hampetrol ihtiyacının ise, sadece % 3lük bir payım ülke içi üretim kaynaklarından karşılayabilmektedir.

    Fransa'da petrol zenginliği, böyle kriz noktasına varacak derecede sınırlı bir rezrv ve üretim düzeyi olmakla birlikte, yine de bir hayli yörede üretim yapılmaktadır. Ölke havzaları, başlıca dört grupta incelenebilirler:

    Akitanyahavzası yatakları

    Paris havzası yatakları
    Alsas(Alsace) grabeni yatakları
    Dijon havzası

    Akitanya havzası: Bu havza, Akitanya ve Toulouse (Tuhız) havzaları diye, aslında iki havzadan oluşur. Saha, Hersinyen (Hersinya) orojenezi sahası olup, İkinci ve Oçüncü Jeolojik Zaman sedimentleriyle olmak suretiyle oluşmuştur. Pireneler'in oluşumu sırasmda önünde yer alan ve antiklinal-senklinal serilerine yer veren saha, daha çok 1948-1950 Çevresinde etüdleri sahne olmuş ve ilk kuyular, 1949 yılında Lacqyöresinde İşletilmeye başlanmıştır. Doğal gaz rezervleri de dahil, bugün sahada altı kadar üretim yöresi bulunmaktadır. Üretim, daha çok ikinci Jeolojik Zaman Kretase Devri kalker katmanları içinden ve yaklaşık 650 ila 700 m.derinliklerden elde edilir. Sahanın rezervlerinin, 2.5 milyon ton dolayında bulunduğu ve işletilmeleri sonucu tükenmek üzere oldukları bilinmektedir.

    Paris havzası yatakları: Havzada petrol, ilk kez 1958-1959 devresinde keşfedilmiş ve üretime açılmıştır. Rezervler, Orta Jura kalker katmanları içinde yer alır. Rezervlerin, 5-6 milyon ton dolayında olduğu ve İşletmeler sonucu bugün iyice azaldıktan bilinmektedir .

    [​IMG]
    Şekil 2.13- Fransa'nın petrol yataklsn haritası:
    1) Akıtan ya havzası. 2) Paris havzası. 3) Alsace grabeni havzası ve 4) Dijon havzası

    Alsace (Alsas) grabeni yatakları: Voges (Voj) dağları ile Karaorman dağları arasında yer atan, uzunluğu yaklaşık 300 kmyı ve genişliği ise 30-40 km. yi bulan Rer grabeninin çöküntü hendeği bölümü de Fransa sınırlan içinde kalır Hfeüncü Jeolojik Zamariın Devri oluşumu olan graben. özellikle Oligosen Dtvri boyunca, kalın btf scdimerucr malzeme yığılma sahası (1500-200 m.) olmuştur Bu depolar içinde rezerve olmuş petrol, yaklaşık 1882 de işletilmeye başlanmıştır

    Sahada. 200 bin tonluk bir rezerv olduğu tahmin ediliyordu. Zaman zaman havza yataklarının toplam üretimi 2 milyon tonu aştığına göre, bu havza yataklarının rezervleri de tükenmek üzeredir.

    Fransa'nın hampetrol üretimi, daha başta da ifade ettiğimiz gibi, geçmiş yıllardan bugüne, önemli bir artış göstermiş değildir. Ülke üretimi, yaklaşık 1980 yılına kadar, 1.5 ila 2 milyon ton arasında değişmişti (1960'da 1.6,1970'de 2 milyon ve 1978'de 1.9 milyon ton). Bundan sonra üretimde bir miktar artış olduğu göze çarpar. Örneğin, 1990'da 3.3 milyon ton ve 1992'de 3.2 milyon ton dolayında bir üretim yapılmıştı. Bu üretim, ülke hampetrol talebinin, nihayet % 3'lük bir payını karşılar. Dolayısıyla da ülke, ihtiyaç duyulan hampetrolün büyük çoğunluğunu, ithalat yoluyla karşılamak zorundadır. İthalatı giderek artmaktadır, örneğin 1960'da 30 milyon ton dolayında iken, 1990'da 100 milyon tona yaklaşmıştı. Ama, şunu da aynca hatırlamak gerekir ki Fransa, bu yüksek miktarda ithal hampetrolün hepsini kendisi tüketmez. En kapasiteliler Marsilya, Bordo (Bordeaux), Nantes, Le Havre olmak, üzere ülkede, yıllık işleme kapasitesi 85 milyon tona ulaşan kendi rafinaj kapasitesinden yararlanarak işlemekte ve ihraç ederek, bundan önemli bir gelir sağlamaktadır, örneğin petrokimya ürünleri hariç, Fransa'nın ihraç ettiği benzin ve motorin gibi petrol ürünleri, toplam 20da 25 milyonltonu bulur. Elbette ki bu politika, ekonomi mantığının ( kirlilik ilkesjynio) gereği olan, akıllıca bir yoldur.

    Fransa'nın en fazla hampetrol satın aldığı ülkeler, başta Cezayir (eski sömürgesi) olmak üzere, Venezuela ile Orta Doğu ülkeleridir. Ülkede yaklaşık 7500 km.lik bir doğal gaz ve hampetrol boru hattı ağı oluşmuştur. Akitanya havzası petrolünü Paris havzası ve ithal petrolü de yine Marsilya'dan Lyon ve Strasbourg'a kadar ulaştıran hatları, yani

    petrol boru hatları döşenmiştir. Fransa, Kuzey denizi petrolünden yararlanmak için Belçika üzerinden Paris'e ve bu denizden Büyük Britanya'ya ulaşan doğal gaz boru batlarım da, Dover boğazı üzerinden yine Paris'e bağlanmıştır. Ispanya'nın Bilbao kenti ve Barselona kenti üzerinden Sete, Toulous ve Lyon, Paris ve Le Havre gibi önemli tüketim merkezlerine ulaşan büyük gaz pipe-line hatları da döşemiştir.

    kaynak:
    Hayati Doğanay'ın Enerji Kaynakları kitabı
     

Sayfayı Paylaş