1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fransızlar Leyla Zana'yı Hapse Soktu!

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 15 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.306
    Beğenileri:
    5.863
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.549 ÇTL


    Avrupa Parlamentosu Üyeleri Fransız Parlamenter François Alfonsi ve Jose Bove verdikleri bir yazılı soru önergesinde Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana'yı yanlışlıkla hapiste gösterdi.

    Avrupa Parlamentosu'na Fransa'dan seçilen üyeler François Alfonsi ve Jose Bove (Yeşiller), Avrupa Komisyonu'nun yanıtlaması istemiyle AP Başkanlığı'na verdikleri yazılı soru önergesine "Hapiste tutulan Kürt Lider Abdullah Öcalan'ın akıbeti ve Kürdistan'daki durum" başlığı attı. Abdullah Öcalan'ın Hükümet tarafından 200 günden fazla hücre hapsinde tutulduğunu, avukat ve dostlarının kendisinden haber alamadıklarını belirten vekiller şöyle dediler:

    "Kürdistan'ın özellikle Kürt nüfusta birçok sivil kurbanın verildiği şiddetli çatışmalarla karşı karşıya olduğu dönemde durum giderek kötüleşiyor. Şiddetli bir baskı yerleşiyor. BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) üyesi oldukları için yaklaşık 6 bin 500 aktivist hapsedilmiş durumda. Bunlar arasında, 1995 yılında Avrupa Parlamentosu'nun Saharov Ödülü verdiği, 20 yıl önce sekiz yıl hapiste tutulan Sayın Leyla Zana gibi seçilmiş Parlamento üyeleri dahil, devlet görevlileri bulunuyor. Kürt aktivistler bu baskıya ellerinden gelen her tür protestoyla karşılık veriyor.

    Türk hapishanelerinde aralarında dört Parlamento üyesi, gazeteciler ve avukatların bulunduğu 400 aktivist 29 gün önce açlık grevine gitti. Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu'ndan çok da uzakta olmayan bir yerde 15 kişi (5 kadın 10 erkek) 14 gündür açlık grevinde. Türk hükümetini Sayın Öcalan'ı çevreleyen sır perdesini kaldırmaya çağırıyorlar."

    Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana'yı da "BDP'li" yapan Fransızlar AB Komisyonu'nun Öcalan'ın sağlığı, tutukluluk koşulları ve haklarına ne kadar saygı gösterildiği konusunda sağlıklı bilgi edinip edinmediğini sordu. Alfonsi ve Bove, AB Komisyonu'nun Kürt sorunu ve Kürt halkının haklarına saygı konusunda barışçı sonuçlar elde etmek için ne gibi adımlar atacağını da öğrenmek istedi.

    ZANA HAKKINDAKİ HAPİS CEZALARI "PAKETLİK" OLDU

    Leyla Zana son olarak, 8 Haziran 2004'te Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nden serbest bırakılmıştı. Diyarbakır'da 2007 yılında Nevruz kutlamasında yaptığı konuşmada "Kürtlerin 3 lideri var; Mam Talabani, Kak Barzani ve sayın Öcalan" diyen Leyla Zana'nın 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı dava ise 3.Yargı Paketi kapsamında ertelendi. Zana hakkında terör örgütüne yardım ve yataklıktan Mayıs ayında aldığı 10 yıl hapis cezası ise kesinleşmedi ve Yargıtay kararını bekliyor.

    FÜLE: AVUKATLARLA GÖRÜŞTÜRÜLMEME İHLAL OLABİLİR

    Önergeyi yanıtlayan AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ise şu yanıtı verdi:

    "Avrupa Birliği PKK'nın terörist örgüt listesinde yer aldığını ve Türkiye'yle terörizmle mücadelede dayanışma içinde bulunduğunu hatırlatır. Mr. Öcalan'ın tutukluluk koşullarına gelince, AB, kendisinin geçen yıl avukatlarıyla görüşmesine izin verilmemesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni olduğu kadar, Türk hukuki çerçevesini de ihlal etmiş olabileceğine dikkat çeker."

    Füle AB'nin tüm tarafların Türkiye'nin tüm vatandaşları için barış ve refahı getirmek için çalışma aralıksız olarak ihtiyacında olduğunu vurguladığını bildirdi. Türkiye'nin güneydoğusunun, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmenin yanında barış, demokrasi ve istikrara ihtiyacı bulunduğunu belirten Füle, "Bu sadece, bölgede yaşayan halkın sosyal, ekonomik ve kültürel haklarını genişletecek somut önlemler üzerinde konsensusun başarılmasıyla başarılabilir" dedi.


     

Sayfayı Paylaş