1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Futbol Yorumcularının En Sevdiği Klişeler

Konusu 'Komik Yazılar ve Olaylar' forumundadır ve test1 tarafından 30 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. Test1
    Küstah

    Test1 Moderator Moderatör

    Katılım:
    17 Aralık 2012
    Mesajlar:
    118
    Beğenileri:
    50
    Ödül Puanları:
    1.080
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    220 ÇTL
    Türk futbolunun bazen sahadan daha çok konuşulan bir parçası hâline gelen futbol yorumcularının söyledikleri klişe sözleri derledik. Hachim Mastour gibi "Oynat Uğurcum" diyor, listemize başlıyoruz:

    Üç İhtimalli Bir Maç
    Hiç kuşkusuz futbol tarihimizin en önemli analizi bu cümlede saklıdır. Kritik maçlardan önce görüşleri sorulan otoritelerimiz maçın sonucunu tahmin etmenin ne kadar zor olduğunu vurgulamak için dahiyane bir çözüm bulmuşlardır. Üç ihtimalli bir maç. X kazanabilir, Y kazanabilir, berabere bitebilir. Felsefi bir yanı da olan bu analizin hâlâ, 2014 yılında bile, kendine yer bulduğunu eklemeden geçmeyelim.

    Eyyam Yapıyorlar
    Başlıktan tanıdık geldi değil mi? Hangi konu olursa olsun, bir futbol programında eyyam sözcüğünü [​IMG]kullandığınız an tartışmayı galip tamamlarsınız. Zira kimsenin tam olarak anlamını bilmediği bu kelime özellikle hakemler, yöneticiler ve federasyon yetkilileri için kullanılır. Eyyamcıyım, eyyamcısın, eyyamcı. Peki kim bu eyyamcı? Daha doğrusu ne demek? Günün koşullarına göre davranan kimse anlamına geliyor sözlüğe bakarsanız. Böyle deyince karizma olmadı değil mi? Eyyam daha gizemli. Her boş kaldığımız anda kullanmaya devam.

    Verse Bir Şey Diyemezsin
    Manzarayı bilirsiniz. Maçlar sona erer, özellikle Pazar akşamları televizyon spor programları ile dolar. Hakem hocaları bu ortamın tartışılmaz lideridir. Önemli kararlar, kırmızı kartlar, kaçan düdükler onlarla yorumlanır. Şüphesiz bütün o gürültü arasında duyulan en kendine has cümle budur. Yorumcular içinden çıkamadıkları kararlarda “Hakem buna penaltı verse kimse bir şey diyemez” diye işi yokuşa sürmeyi seçer.

    İsviçreli bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre “Hakem bu penaltıyı verse bir şey diyemezsin” diyen yorumcular hakemin verdiği her karar üzerine yılda ortalama yüzlerce saat konuşuyor. Bu klişenin bir de kardeşi vardır, o da hakem hocalarının ağzından sıkça çıkar: "Penaltı penaltı gibi olacak!"

    Tatlı Sert Bir Mücadele
    Sıkıcı bir maç mı izlediniz? Yorumlamak istemiyor musunuz? Ya da en azından “Bu maç sıkıcıydı” demenin afilli yollarını mı arıyorsunuz? O zaman “Tatlı sert bir mücadele” kalıbı hayat kurtarır. 1990’lı yıllarda çok moda olan bu klişe son yıllarda eski gücünde olmasa da ara ara hâlâ kendini hissettiriyor.

    Avrupa’da Böyle Değil
    Polemiklerin kısır döngüye döndüğü anlarda ise imdada bu ünlü klişemiz yetişir. Muhtemelen bir önceki yaz büyük kupalar için yurtdışı seyahati yapan, maçları yerinde izleyen kahramanlarımız “Bakın beyler Avrupa’da bu iş böyle değil” diye söze başlar, dünyayı kurtaran adam üslubuyla gördüklerini aktarırlar. İyi, güzel. Peki Avrupa'da saatlerce süren 150 futbol tartışma programı var mı? Otoriterele sormak lâzım.

    Hoca Türkiye’yi Tanımıyor
    Türkiye Ligi’ndeki bir takımın başına getirilen yabancı teknik direktörlerin er ya da geç karşılaşacağı kalıp budur. Bu hoca Türkiye’yi tanımıyor. Doğruluk payı yok mudur? Elbette vardır. Lâkin ayağının tozuyla ülkeye gelen, daha iki hafta takımla antrenmanlara çıkan bir teknik direktörden mucizeler yaratmasını beklemek de garip bir durum değil midir?

    Ben Bir Duyum Aldım
    Teknik direktörlerle, futbolcularla sürekli iç içe olan, çoğu eski futbolcu olan yorumcular her hafta yeni bir bomba peşinde koşarlar. Özellikle transfer mevsimi bunun için en ideal zamandır. O günlerin en bilindik cümlesi de şüphesiz “Ben bir duyum aldım...” ile başlar. Sözü fazla uzatmaya gerek yok, bu dalda futbol tarihimizin en ünlü anlarından birine imza atan Oktay Derelioğlu’na çevirelim kameralarımızı.

    Gününde Bir X
    Büyük maçlar öncesi en alıştığımız manzaralardan biri de stattan yapılan canlı bağlantılardır. Bir örnek giyinen yorumcularımız stadyumda kendilerine uzatılan mikrofonlardan maça dair tahminlerde bulunur. “Üç ihtimalli bir maç” ile birlikte ekmek arası giden “Gününde bir X” en çok kullanılan kaçış cümlelerinin başında gelir. Çeşitli varyasyonları vardır. Gününde bir Arda Turan bu maçı alır. Türkiye, Türkiye gibi oynarsa kazanır. Bu kalıp değişir, aslolan kendisine ayrılan sürenin sonuna gelen futbol yorumcusunun edecek birkaç cümle bulmasıdır. Teşekkürler “Gününde Bir X”, çok kişinin hayatını kurtardın.

    Kaynak: redbull.com
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
    Sentinus bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş