1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Fuzuli’nin Türkçeciliği nasıldır?

Konusu 'Türkçe & Dilbilgisi & İmla Kuralları' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 25 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Fuzuli’nin Türkçeciliği nasıldır?

    Arap ve İran ediplerinin ve şairlerinin kendi dillerini en güzel şekilde konuşup yazdıkları gibi Fuzuli de Türkçeyi öyle işlemeye kararlıydı. O, şiirini ilimle kuvvetlendirmiş; Türkçe, Arapça ve Farsça olarak yazdığı eserleri ve şiirleri ile devrin bütün ilimlerini bildiğini ortaya koymuştur. İlk dönemlerde aruzla yazılan şiirlerde fazla imale yapıldığında, Türkçenin kısa ünlü sesleri uzatılarak aruz kalıplarına yerleştirildiğinden, Türkçenin söylenişi bazen bozulmuştur. Buna rağmen Türkçenin aruzlu ifadesinde ve şiir dili olarak işlenmesinde, başlangıçtan itibaren bütün şairlerin emeği geçmiştir.

    Fuzuli zaman zaman İran şairlerinin şiirlerine bakarak imrenmiş ve Türkçe şiir yazmanın zorluklarından dert yanmıştır. Farsça yazılmış şiirler çoktur. Çünkü; Türkçede güzel şiir yazmak oldukça zordur. Fuzuli şiirlerini ömrü boyunca dışına çıkmadığı ”Irak-ı Arab (Bağdat ve çevresi)”da, Azeri lehçesinin Türkmen ağzıyla yazmıştır. Azeri lehçesi, 15. yüzyıldan itibaren Anadolu Türkçesinden ayrı bir değişim ve gelişim göstermesine rağmen yine de her zaman Türkiye Türkçesine yakın olmuştur.

    Fuzuli, gazel ve mesnevilerinde kasidelere nazaran daha anlaşılır ve sade bir dil kullanmayı tercih etmiştir. Esasında bakıldığında bu durum diğer tüm divan şairlerinde de mevcuttur. Çünkü; kaside hüner gösterme maksatlı yazılır. Fuzuli gazelin daha sade bir dille yazılması gerektiğini söyler. Şairlerin Türkçe kelimelerde yapmak zorunda kaldıkları ve yüzyıllardır kurtulmaya çalıştıkları imale, Fuzuli’de çok azalmıştır. Fuzuli çok defa Türkçe kelimenin bir hecesindeki ünlüyü uzatarak vurgu yapmak suretiyle, imaleyi ve ifadeyi güçlendiren ve ahenkli yapan bir meziyet haline dönüşmüştür.

    Fuzuli şiirlerinde Türkçe kelimelerden yapılmış redif ve kafiyeye çokça yer vermiştir. Atasözleri ve deyimleri Necati’den sonra en fazla kullanan şairdir. Türk dilinin zenginliğini gösteren deyimleri çok kullanması ve kelimelerin gerçek ve mecazi anlamları ile oynarken gösterdiği ustalık, ondaki Türkçe sevgisinden kaynaklanmaktadır. Şiirlerinde Türkçe ikileme ve kelime tekrarlarına çokça rastlanmakta olup, aynı zamanda şiirinin içine konuşma dilinin sadeliğini de sindirmiştir. Fuzuli Türkçenin bir şiir dili olabilmesi için oldukça büyük emek vermiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar, Fuzuli için ”Üç dilin virtüözü, filolog bir şairdir” der. Onun Türkçe tutkusu şiirlerinde açıkça görülür.
     

Sayfayı Paylaş