1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Garip bir adli vaka!!!!!

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve __nUrAy__ tarafından 22 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. __nUrAy__

    __nUrAy__ Usta

    Katılım:
    8 Ocak 2008
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    Dünyanın Merkezindeyim...
    Banka:
    28 ÇTL
    San Diago'da, Amerikan Adli Tıp Derneği'nin 1994'teki ödül yemeğinde konuşan başkan Don Harper Mills'in,
    dinleyicilerine anlattığı şu hadise oldukça enteresan ve düşündürücü:

    23 Mart 1994 tarihinde Ronald Opus isimli bir Amerikalı'nın cesedini inceleyen adli tabip onun kafasından
    yediği kurşunla öldüğü sonucuna vardı.

    Mütevveffa, 10 katlı bir binanın tepesinden intihar niyetiyle aşağı atlamıştı. (Umutsuzluğunu, geride bıraktığı
    notta açıklıyordu) Fakat çok enteresandır ki, 9. katın önünden geçerken pencereden gelen bir kurşunla
    hayatı sona ermişti. 8. kat penceresi hizasında cam silicileri korumak için konulmuş bir ağ bulunduğunu,
    ne silahı çeken ne de müteveffa biliyordu. Kurşun isabet etmeseydi Ronal Opus'un intihar girişimi zaten
    başarılı olamayacaktı.

    Dr. Mills'in tesbitlerine göre, normal olarak intihar etmeye karar veren biri, intihar için düzenlediği mekanizma
    tasarladığı gibi netice vermese de, o bunu eninde sonunda başarır.

    Opus'un 9 kat aşağıdaki kesin ölüm yolunda vurulmuş olması, muhtemelen, onun ölüm modunu intihardan
    cinayete çevirmeyecekti. Fakat onun intihar girişiminin başarılı olmayışı savcıyı elinde bir cinayet vakası
    olduğu düşüncesine itti.

    Silahın patladığı 9. kattaki odada yaşlı bir adam ve karısı yaşıyordu. Bunlar, sık sık tartışırlar ve bu tartışmalar
    neticesi çoğu zaman ihtiyar adam, karısını silahla tehdit ederdi. Hadisenin geçtiği gün, ihtiyar karı-koca yine
    tartışmışlar, adam oldukça sinirlenmiş ve tabancayla karısını tehdit etmiş, bu sefer iş sadece tehditle de
    kalmamış ve adam karısına karşı tetiği çekmişti. Fakat ne olduysa olmuş ve mermi kadını ıskalayarak
    pencereye yönelmiş ve intihar etmekte olan Opus'a isabet etmiş.

    Bir insan "A" şahsını öldürmeye teşebbüs eder fakat "B" şahsını öldürürse, o "B" şahsını öldürmekten suçludur.
    Fakat işin içinde başka gariplikler vardır. Bu suçlamayla karşı karşıya kaldığında hem adam hem de kadın
    silahın dolu olmadığı konusunda kesinlikle emindiler. Yaşlı adam uzunca bir süreden beri boş silahla karısını
    korkutmayı alışkanlık haline getirdiğini söyledi. Öldürme kastı yoktu. Böylece Opus'un öldürülmesi bir kaza
    oluyordu.

    Araştırmalara devam edilince, ölümcül kazadan yaklaşık 6 hafta önce yaşlı çiftin oğlunu silahı doldururken
    gören bir tanık ortaya çıktı.

    Anlaşıldığın göre, yaşlı kadın oğlundan mâli desteğini çekmişti ve babasının onu silahla korkutma temayülünü
    bilen oğul, onun annesini vuracağını umarak silahı gizlice doldurmuştu. Artık hadise, ihtiyar karı-kocanın
    oğlunun Ronald Opus cinayetinden sorumlu olduğu noktasına gelmişti ve mesele aydınlanarak dosya kapatılmıştı.

    Tam bu sırada hadise il ilgili yeni bir bulgu daha ortaya çıktı. Araştırmalara devam edilince Ronald Opus'un,
    annesini öldürmek istediği, fakat bunu bir türlü başaramayışı nedeniyle umutsuzluğa kapıldığı anlaşıldı.
    Bu, onu 23 Mart'ta 10 katlı binanın tepesinden atlayarak intihar etmeye itmişti. Ancak ölüm planladığı gibi
    olmamıştı. 9. katın önünden geçerken pencereden gelen kurşunun kafasına isabet etmesi nedeniyle
    Ronald Opus'un hayatı sona ermişti. Dosya intihar olarak kapandı. Düşünenlere ibret ola!..
     

Sayfayı Paylaş